Kimisi kitaplarını paylaşmayı sevmez, tek bir çizik bile olmasın ister kitaplarında. Bense tam tersine okunmuş olduğu belli olan hata eskimiş diyebileceğiniz kitapları çok severim. Üzerinde oluşan o bütün hasarlar içidekilerle birleşince daha gerçekçi gelir. Peki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
İkinci el kitap almışlığım da var, böyle bakınca ben de severim ikinci el kitapları, altı çizili cümleleri okumayı. Çünkü birisi tarafından altı çizilmiş olan cümleler o insanın kalp sızısını da gösterir, kalbini bıraktığı yerleri de, belki ben o satırları farketmem lakin bir başkasının çizdiği görürsem beni de kendine çeker o satırlar. Altı çizilmiş kısımlarda yaşanmışlıklar, buhranlar var belki de. Bir arkadaşım bana kendi okuduğu kitabı hediye etmişti, canım arkadaşım benim, yakın arkadaştık kendisiyle, mavişimle, maviş güzelimle😘💙 Bir yerin altını çizmiş, onun gönül yarasını gördüm, canımın içi. Kitap hediye etmeyi de severim lakin bana ait olan kitaba bir başkasının zarar vermesinden hoşnut olmam, ödünç verdiğim kitaplarıma itinayla davranılsın isterim.
Aslında kitaplarımı paylaşmayı seviyorum, çünkü bir kitabı okurken aldığım keyfi başkalarının da yaşamasını isterim. Özellikle çok etkilendiğim ya da düşündüren bir kitabı paylaşmak, sanki o deneyimi beraber yaşamak gibi geliyor. Ama geri gelmeyen ya da yıpranmış halde dönen kitaplar olunca biraz tereddüt ediyorum. Yine de, kitaplar paylaşılınca çoğalır diye düşünüyorum; bu yüzden değerini bilenlerle paylaşmak güzel.
Ben kitaplara karşı titizim ya ne çizik olsun isterim ne katlama izi falan. Sadece okuma değil soru kitaplarımda da çok düzenli çözümlerim mesela soruların altını çizmem, çizilince odaklanamıyorum oradaki yazıya 🤣
Sözel derslerde sadece şıkkı işaretliyorum, matematikte de çözerken belli bir düzenim var 😂 hatta okulda tahtaya kalkarken de mat hocam çok severdi çözümlerimi, düzenli yazardım diye 😂
Sözel testlerimin her yeri minik çizimlerle, matematik testleriminse en kenarı bile işlemlerle dolu olurdu 😂 zaten normal yaşantımda da tamamen derli toplu asla olamamışımdır ve hafif dağınıklık her zaman daha rahat hissettirmiştir beni 😂
Sadece kitap mı? Not konusunda da biraz kıntır oluyorsunuz maalesef 🥹 bir tanesi not paylaşmaktan gocunmazdı ancak asla fotokopi makinesine vermezdi blocknotlarını 😂
Oturup direk kitap eleştirisi yaptığım arkadaşlarım maalesef lise yıllarımda kaldı 🙃 neyse ki 2 yeğenime kitap sevgisi aşıladım, kitaplarımı paylaştım. Oturup kritik yapmasak da üçümüz bir araya gelince istemsiz sürekli birilerinin tavırlarını kitap karakteriyle bağdaştırır, kendi aramızda şifreli dalgaya alırız 🙃 Ailenin dışlanan 3 üyesiyiz bu yüzden 😂
Benim müdürüm vardı çalıştığım kurumda, galiba en iyi kitap yorumladığım kişi oydu. Arkadaşlarımlada konuşuruz kitapları. Severim ben manayı konuşmayı, çünkü herkeste farklı manalar çıkabiliyor.
maalesef iş arkadaşları konusunda sizin gibi şanslı olamadım 😅 zaten belirli bir yaştan sonra da kalabalık ailenin nimetlerinden faydalanarak suni arkadaşlıklardan uzak durup ailemle vakit geçirmeyi tercih ettim. Eşim de bir kitapsever ama pek hikayeci değildir kendisi, o yüzden pek ortak noktamız yok kitaplar konusunda. Elimde kalan sadece iki minnoş yeğenim maalesef ve onlarla da dediğim gibi kritik yapmak yerine karakterleri gerçek hayata modelliyoruz sadece 🙃🙃
Kitap paylaşımı bence de harika bir şey! 📚 Paylaşınca, kitapların ikinci bir hayatı oluyor ve daha fazla insana dokunuyor, bu da süper. Bazen kitap sayfalarındaki minik katlanmalar ya da çizikler, o kitaptan birinin keyif aldığını gösteriyor, bu da kitaplara daha samimi bir hava katıyor. 😊 O yüzden, okuyup sevdiğim kitapları dostlarımla paylaşmak da ayrı bir mutluluk benim için. Sanırım kitaplar da bir yolculuğu hak ediyor! 🙌💖
Ben kitaplarım geri gelmediğinde de pek sorun yapmıyorum, hiç tanımadığım insanlara da vermişliğim vardır kitaplarımdan 🙃 Ama siz koleksiyon yapıyorsanız kesinlikle haklısınız 😂
Yani 0 kitap almamaya çalışıyorum, daha önce okunmuş katlanmış sayfalar sanki birinin hayatından geçmek gibi, kitapta yaşanmışlık var hissi veriyor. Ama ben kitabımı vermem 😂