Evet seviyorum tarih kitaplarını. ama gerçek tarihten daha çok fantastik kurgu hikayelerini seviyorum yüzüklerin efendisi gibi. Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği, dünyanın kaderini değişterecek olan yüzükten kurtulmak için verilen mücadeleyi konu ediyor. Yıllar önce üretilen ve Orta Dünya topraklarına kandan başka hiçbir şey getirmeyen yüzüklerin sonuncusu, üretiminden yüz yıllar sonra ortaya çıkar. Amcasının kendisine emanet ettiği yüzüğün nelere kadir olduğundan habersiz olan Frodo, büyücü Gandalf'ın anlattıkları sonrasında dehşete kapılır. Bu yüzükten ve müstakbel savaşlardan kurtulmanın tek yolu, gücünü toplamaya çalışan Sauron'u da engellemek için bu yüzüğü yok etmektir. Yüzüğü yok edilebileceği tek yer olan Mordor'a götürmek için kendini feda eden savaşçılardan oluşan bir ekip oluşturulur. Çok uzun ve çetin geçecek olan yolculuk başlar. Orta Dünya'nın kaderi, bu insanların ellerindedir
İnsalığın günümüze değin ulaşabilmek için geçirdiği evreleri anlayabilmek adına tarihin tüm dönemleriyle ilgiliyim. Okul döneminde dönem başlarında kırışmamış kitapları eve getirdiğimde tarih kitaplarını (, sonra biyoloji) taze basılmış o kağıt kokusunu duyumsayarak irdelemek için can atardım.
Şimdilerde bize öğretilen tarihin dışında, keşfedilmemiş, söylenmemiş (art niyetlilerin), söylenememiş (kaybedenlerin) ve henüz ne olduğu hakkında fikrimizin olmadığı dönemlerin tarihleri için kaynak okumaktayım. Tarih insanlık bilincimizin hafızası adeta, okumak keşfetmek güzel hissettiriyor.