Selamlar..Görsel olarak aktardığım tweet de açıklaması yapıldığı üzre bir sanat eserine duyulan ilgi ve sevgiden dolayı bayılma durumuna "STENDHALSENDROMU" deniyor. Zira bunu aylar önce yazdığım 'İlginç Sendromlar' la ilgili yazdığım bir BENCE de yer vermiştim.O tweet'de Güllü'nün 'Ödum kopuyor' şarkısında buna bir örnek yaşadığını söylemiş. Ki Güllü arabeskin medarı iftiharı ve gerçek bir stardır bu anlamda. Diğer görselde ise ünlü Mona Lisa tablosu..
Peki senin karşısında "Stendhal Sendromu' yaşadığın bir sanat eseri var mı?
İlginç bir bilgi bilmiyordum bahsettiğiniz için teşekkürler fakat şükürler olsun ki ben kendime tüm sanat eserleri karşısında mukayyet olabiliyorum bir de kendi fikirlerime ve algılarıma göre analiz ederek bakarken daha içime dönük ve ketum bir hâl alıyorum. Beni benden alan dört şey var her ne zaman rüzgârın ağaç yapraklarını hareket ettirmesini ve kuşların gökyüzünde uçuşlarını izlesem ve kedileri uyuklarken izlesem bir de o uzun ve bomboş yollarda bir otomobilin gidişini izlesem tarifsiz bir etkilenme yaşıyorum. Hareketsiz ağaçlara ve öylece duran kuşlara bakamıyorum bile. Kelimelerle tarifi yok benim için bu dört muazzam "eserin"..
Tablolardan çok etkilenmem ama çok eski katedral klise camii saray ve diğer mimari yapıların iç dekarsyon vede tasarımlarından hep etkilenmişimdir Ayasofyanın böyle bir büyüsü vardır Çünkü içeri girdiğinizde gözünüz hep bir yerlere hayranlıkla bakar
Van Gogh bunu bilerek mi yaptı bilmiyorum ama dalıp gidiyorum bu esere... Bir hoş oluyorum. Tablosunu değil de, odamın bir duvarını bununla kaplama isteği var sürekli.
Belki eski yapilar karsisinda duydugum hayrAnlık diyebilirim ama oyle bayginlik falan yok. Bunu eskiden ferdi ve müslum konserlerinde gorurduk millet kendinj jiletlerdi bence hic hos bi sendrom degil