Çok kitap okuyan biri olmama rağmen, bu cümleyi kurabileceğim bir kitapla karşılaşmamıştım. Evet, etkilendiğim nice kitap oldu ama hayatımı değiştirecek düzeyde değildi hiçbiri. Ta ki “Senden Önce Ben” i okuyana kadar.
Normalde aşk kitapları tercih eden biri değilim. Kitaplardaki aşklar bana çok gerçekçi gelmediği gibi, fazlasıyla abartı geliyor. Bu kitabın filminin vizyona gireceğini gördüğümde kitaba şans vermeye karar verdim ve diğer aşk kitapları kadar basit olmadığını gördüm.
Neden bu kitap ?
Az önce de belirttiğim gibi, bu kitapta basit bir aşktan daha fazlası işlenmiş. Kitabı anlatmak yerine beni etkileyen iki konu hakkında yazmak istiyorum.
Birincisi, insanların engelli vatandaşlara davranışları…

Kitabın en sevdiğim kısmı, bu konuya gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşması oldu diyebilirim. Çoğumuzun engelli vatandaşlara karşı acımasız davrandığı bir gerçek. Empati yoksunuyuz, bunu kabul edelim. Zaten hayat koşulları engelliler için fazlasıyla zorken; insanların bakışları, konuşmaları, tavırları da bu zorluklara eklenince engelli vatandaşlar için hayat tamamen çekilmez bir hâl alabiliyor.
Ülkemiz yaşam şartlarının zor olduğunu biliyordum. İngilizlerin bizden daha beter olduğunu görünce, empati yoksunluğunun modernlikle alakası olmadığını anladım. Bizim vatandaşımız yine iyiymiş. En azından çamura saplanan tekerlekli sandalyeli bir vatandaşa yardım için burun kıvırmıyoruz.
Uzatmadan kitaptaki ikinci konuya geçmek istiyorum: Ötenazi…

Will, macera sever biri iken, geçirdiği kaza onu sandalyeye bağlı kılıyor ve ötenaziyi düşünüyor. İnsanların tavırları da onu bu düşünceye itiyor tabi. Çektiği acıları elbette anlamamız mümkün değil. Ama onun gibi, hatta ondan daha kötü durumda olan insanlar bile yaşama tutunmak için bir yol buluyorsa bu durum onun için de geçerli olabilirdi. Bu konuda maalesef objektif olamayacağım. Özellikle bu kitabı okuduktan sonra kesin karar verdim ki, kaçış korkakların işi ve tamamen bencillik! Gitmeye karar vermek bu kadar basit olmamalı! Bu şekilde bir ölüm, geride kalanlara büyük bir haksızlık!
Hani ‘gitmek mi zor, kalmak mı?’ derler ya. Bu kitapta anladım ki gitmek çocuk oyuncağı, geride kalan olmak ömür boyu sürecek bir eksiklikle yaşamaya mahkum olmanızı sağlar.
Kısacası, bu kitabı okursak kendimize çeki düzen verebilir ve bencil olmayı bırakırız diye düşünüyorum. Yapmamız gereken sadece biraz empati kurmak. O zaman, bir insanın hayatının güzelleşmesini ve ölümü düşünmemesini sağlayabiliriz.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar