Hayatıma Yön Veren Kitaplar, Romanlar

Az çok çoğumuz eminim kitap roman okuyordur. Tabi Türkiye 'de bu yüzde olarak azınlık bir kesimi oluşturuyor. Ki geçmiş edebiyat eserlerinin şaşalı pırıltılı dönemide var sanmayın. Açıkcası ben çağdaş dönemde öyle pek kaliteli bedenimi ruhumu ele geçirecek bir kitap göremedim ( anca blogerlar çıkıp çok satan komik okunması kolay tabiri caizse fastfood lezzetinde kitaplar bassın bizde birkere okuyup bidaha bakmayalım suratına ) O kadarda ağır konuşmayalım benim yeni nesil edebiyat mezunlarından eğer kpss düşünmezlerse birde çay,horoz şiirleri yazmazlarsa müthiş beklentilerim var aslında... Gelelim asıl anlatmak istediğime;


Aslında pek kitap sever olarak büyümedim yaklaşık 5. sınıfa kadar. Eğitimci bir aileden geliyorum ve bilirsiniz kitap okumanız için zorlarlar yani annem zorlardı bnse dışarda oynamak isterdim. Tabi sonra büyürsün ve zamanla birşeyler değişmeye başlar. İşte hayatımı değiştiren büyük ölçüde şekillendiren ilk kitap;


Paris Yıldızı (Emile ZOLA )


Hayatıma yön veren kitaplar/romanlar


Öncelikle özellikle çeviri kitapları okurken çevirmenin kim olduğuna ve yayıncısından önsözüne kadar kontrol etmenizi tavsiye ederim. Mümkünse Hasan Ali Yücel ve İlhan Eti gibi bilindik çevirmenleri okuyun cidden işçilikleri tam bir sanat eseri tabi okuyabiliyorsanız orjinal dillerinde okuyun :D


Romanımız, romanda tarih vermiyor çıkarımlarıma göre sanayi devriminden sonra 1800 lerin sonu olsa gerek bu dönemde geçiyor. Sokak esnafı devrinin bitip büyük mağzaların tekstillerin kurulduğu zamanlar.


Romanın en büyük özelliği realistik olması elbette. Dönemin Fransa'sını kadınların giydiği ipekli dantelli çoraplardan tutunda o dönemin mimarisindeki duvar işlemesi neobarok neo klasizmin özelliklerine kadar anlatıyor. ( Bir nevi tarihi belge özelliği taşıyabilir.) Bu arada roman o dönemde değişen KADINı anlatıyor. Esas oğlanımız Mouret "bonheur des dames" gibi küçük bir dükkanı alıp mağzalar zinciri haline getiren genç bir girişimci , karakter olarak çapkın fakat kadınların mutluluk kaynağı diyebileceğimiz bir erkek. Mağzasında yptığı bir nevi zekasını işletip, moda yolu ile kadınları yolmak anlayacağınız:D


Denise hikayenin fakir gururlu ,zeki fakat başlangıçta cahil olan taşra kızını canlandırıyor. ( Bu arada roman yoluyla o dönemdeki erkeklerin nasıl kadınları sevdiklerini öğreniyoruz spoiler vermiyeyim )


Babası ölen Denise sevgili bencil ve bir okadar cimri amcasının yanına Paris'e gidiyor iki küçük erkek kardeşi ile. Ve Mouret in mağzasında çalışmaya başlıyor. Ne oluyor nasıl sonuçlanıyor anlatmıyacağım ama her kelimeyi okuyuşunuzda bir devrin değiştiğini ,mevsimlerin solduğunu ,şarkıların anlamlarını yitirip yeniden bestelendiğini farkedebilirsiniz. Bu roman benim hayatımı değiştirdi umarım sizinde ruhunuza dokunur.


Asi (Orkun UÇAR)



Zaten bilen bilecektir Orkun Uçar'ı. Bunun büyük çoğunluğu erkek olacaktır elbette.Metal Fırtın serisi Burak Turna ile çıkardıkları savaş kurgu romanı ismini sıkça duyurmuştur.


Açıkcası metal fırtına serisini Orkun Uçar'ın yazdığına hiç inanmıyorum ya da Burak Turna çok müdahele etmiştir. Çünkü yazarımızın hayal gücü muazzam ve dili ile iyi bir şekilde harmanlanmış şekilde eserlere yansıyor. Kendisinin destanları ve mitolojileri epey sevdiği düşüncesine kapılıyorum çünkü eserlerinde epey çok fazla epik mitoloji diyebileceğimiz yeniden düzenleme yptığını görüyoruz.


İşte romanın konusuna gelelim. Sarp bildiğimiz seri katillerden farklıdır. İnsanları tıpkı bir Tanrı ya da melek gibi bu dünyadan mutlu olarak ayrılmalarına eşlik eder. Zaten sıradan olmamak için bu yolu seçmiştir. aynı olmaktan nefret eder zaten "ben aynı olamam" sözü okuduğunuzda size birşy ifade edecektir. Yani sataniz şeytan çağırma vesaire derken isanın havarileri gibi 11 tane bekçi gelir dünyaya bunlardan biride sarptır. derzulya adında tek bir kıta bağnaz bir toplum tanrıda yoktur etrafta ama herkesin kötü olduğu bir zamanda (sarp'ta farklı olmak için öldürmeyi seçmişti) Asi olmayı ve farklı davranmayı seçmişti oda.Ama olaylar sadece bunlarla bitmiyor. Bir çok hikaye kahraman ve iç içe geçmiş tarihi etkileyen olaylar.


Bu eseride okumanızı şiddetle öneriyor algıların ve önyargıların büyük ölçüde dünyayı etkileyeceğinin farkındalığı ile içinizdeki karanlığı kabullenmenizi tavsiye ediyorum.


ERAGON (Christopher PAOLİNİ) / Miras serisi



Eragon'a gelirsek bu hayıtımın yapı taşı adeta. Çoğunuz şunu söliyecektir evet elfler cüceler orta dünya Yüzüklerin Efendisi var canım diyecektir o yüzden cvbım şu olacaktır. Bu Friends dizisinden önce How I met your mother izleyip o diziye aşık olmaktır.


Sizin için yeri farklıdır ayrıca sizi etkileyen yönlerde farklıdır zamanı değeri pahabiçilemezdir. Stephen Hawking in dediği gibi aynı zaman ,yüzlerce olay fakat sizin için değerli olan sınırlı anlar kalmıştır geriye. Bu romanın değeri benim için ölçülemez binlerce mavi elmasın yapmayacağı etkisi var desem yeridir.


Hikayeye gelirsek Eragon Alegesia kıtasında yaşayan bir insandır efsaanevi Ejderha Süvarileri devri gitmiş 1000 yıldır ne cüce ne elf görülmüş cahillik içinde yaşayan Galbotorix yönetiminde ( 13 tövbekar devri 13 üde ölmüş ) insanlar baskı içinde yaşıyorlardır. Özellikle kitapta geçen bir cümleden bahsetmek isterim "tarihin akışını değiştiren rüzgar " cidden olayların ana sebebimi desem başlangıcımı desem ya da kaderde diyebilirm herşey bundan sonra oluyor birşekilde bir çiftlik çocuğunun eline ejderha yumurtası geçiyor. Sonra ejderha yumurtadan çıkıyor iyi bir arkadaşlık başlıyor. fakat kaderin eragon ve saphira için başka planları vardır.


Kendini bu fantastik evrene hazırlayın derim ben süprizlerle dolu bazen üzüleceğiniz çoğunluklu karekterlerin yerine koyup sorgulayacağınız bir seri olacaktır. Her kitap sonunda dediği gibi


Kılıçlarınız keskin olsun.


( bu arada 2006 ypımı vasat yapımı aklınıza getirip kıyaslamayın lütfen )


Gurur ve Önyargı (Jane Austen )



(Colin Firth, Jennifer Ehle /BBC 1995)


Ablamın hala bu romanı bana anlatışını yeni gibi hatırlıyorum. Hayatları bizimkine okadar benziyorduki sadece biz daha modern ve daha açık fikirli olanlarıydık galiba.


Elizabet ve jane adında iki kardeş ve biraz daha bağnaz ama kızlarını sever evlendirme düşkünü anne ( bu arada bu bizim hayatımıza bnzmez annem aşırı idealist bir kadın yanlış anlaşılmasın:) ilgisiz bir baba geriye kalan garip 3 kız kardeş zengin 2 bekar adam kardeşleri ve ortaya çıkan eşsiz bir dönem eseri. Bu eserin bir daha yazılamayacağını söylerim ve en az 10 kere okunması gerektiğini düşünenlerdenim.


Aşkın aslında güzel bir suratla, para ya da herhangi bir hafif duyguyla oluşamayacağını belli bir olgunluk ve tanıma evresi gerektiğini ve aşktan öte bireylerin birbirine saygı ile bakmaları gerektiğini çok güzelce işlemiştir kitap kiinsanları filmleri dizileride epey etklemiştir.


Benim en sevdiğim dizi örneği 1995 BBC yapımı olsa gerek. Kızlar bilir gençliğinde Colin Firth' ün nasıl taş olduğunu dicem (hatta bir göl sahnesi var:) yalan söylememiş olurum. Jannifer Ehle de Lizzy karekterini çok iyi canlandırmıştır. Ayrıca dönemide dansları konuşmaları ve dizi içinde kullanılan kostüm vs çok iyi yansıtmışlardır. Daha sonraki çıkan filmde gayet iyidir (Keira Knightley, Matthew Macfadyen/2005) müzikleri bilhassa benim hoşuma gitmiştir.


Jean-Yves Thibaudet



Şimdilik bukadar dil anlatım kurallarına pek dikkat edememiş olabilirim çünkü cidden kötüyümdür bu konularda...

Hayatıma Yön Veren Kitaplar, Romanlar
Cevapla