Evet, edebiyatsever KS üyeleri,
2 bence ara verdiğimiz "Hikaye Yazarlığı Atölyesi" çalışmalarımıza "Dil ve Üslup" konuları ile devam edeceğiz. Peki neden bu sıkıcı konuyla devam ediyoruz sorusu akıllara gelebilir.
Çünkü kendine has üslubu olmayan yazar, özgün de olamaz.
Kendi dilimizi ve üslubumuzu oluşturabilmek için, taklitten uzaklaşmak için dil ve üslubun üzerinde duracağız.
Özellikle olay hikayecilerinin kullandığı dil ve üsluba bakalım.
1. Olay hikayesi yazarları genelde sade, açık ve anlaşılır bir dil kullanır. Fakat buradaki sadelik yanlış anlaşılmamalı. Olay hikayelerinde tasvirlere sıkça yer verilir. Zaman, mekan ve kişiler belirgindir. Sadelikten kasıt anlatılmak istenen olay örgüsünden uzaklaşmamaktır.
2. Olay hikayecileri üslup olarak genelde çatışmayı kullanır. Hikayelerine işaret etmek istedikleri, özellikle seçilmiş bir çatışma üzerine kurar.
3. Hikayelerde birden fazla karakter mevcuttur. Çünkü bir olay örgüsünü tek kahraman üzerinden yönlendirmek mümkün değildir.
4. Mizahi unsurlar ve eleştirel bir tavır göze çarpar. Metafizik unsurlar, gücünü gerçeklikten almak koşuluyla kullanılabilir.

Şimdi sizin aklınıza takıldı tabii, "Ne alaka eşek konumuzla?" diye soruyorsunuz kendi kendinize. Biraz eğlenelim istedim. :) Bu anlattıklarımı en güçlü şekilde
Refik Halit KARAY'ın "Boz Eşek" hikayesinde tahlil edebilirsiniz. :)
Şimdi de durum hikayecilerimizin dil ve üslubuna bakalım.
1. Dil sadedir. Ama anlatım akıcıdır. Eğer akıcı anlatmıyorsanız bilin ki okuyucu onu okurken sıkılıyordur. Buna rağmen olay anlaşılır olmak zorunda değildir. Üstü kapalı verilebilir. Çünkü o an ihtiyacımız olan yaşanılan durumdur.
2. Tasvirler yoktur. Direkt anlatım vardır. Zaman önemli değildir.
Koltuklar beyaz bir çarşaf ile örtülmüştü. Fakat kumaşı siyah olduğu için beyaz çarşafların altında gri bir görünüm almıştı. Altın rengi şamdanlar tozlanmış, masanın üzerinde bir kaç ölmüş kara sinek duruyordu. (Umarım anlatabilmişimdir. :) )
3. Hikaye bir çatışma ya da dram etrafında toplanmaz. Hikayenin kurgusunu varolan durum ortaya koyar.
4. Gerçekliğin ta kendisidir. Metafiziğe ya da varolamayana yer yoktur.
5. Eleştiriden ziyade, zevk ön plana alınmıştır.

"Balık ile yine bir hikaye adı verecek." dediğinizi duyuyorum. :) Evet, bu maddeleri de tasvir edebileceğiniz en güzel hikaye örneklerinden biri de;
Sait Faik'in Dülger Balığının Ölümüdür.
Önce dülger balığına bakıp sonra hikayeyi okursanız Sait Faik'in anlattığı balığın aynısının gözünüzde canlandığını göreceksiniz. :) Yaşamınızda dilinizin oldukça sade ve karşınızdakinin kalbini okşayan, üslubunuzun başkalarında saygı uyandıran bir şekilde olması dileklerimle. :)
Diğer Hikaye Yazarlığı Atölyesi benceleri için;
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar