Bu hikadeki yer kişi ve mekanlar tamamen gerçektir...
Okuduktan sonra sizde kaderin garip bir cilvesi deyiverecek ve muhtemelen gülümseyeceksiniz...
Almanya'nın Magdeburg Kentine gidiyoruz.

Yıllardan 1827...
Müzik öğretmeni baba ve annenin arası epey süredir bozuktu. Şiddetli geçimsizlik ve bitmek tükenmek bilmeyen tartışmalarla sabah ediyorlardı. Bir de küçük çocukları vardı adı; Karl Detroit.
Yakınları diyor ki, bu huzursuz ortamdan etkilenmesin çocukcağız. Yetimhaneye verin bari..
Ve genç Karl gelecekte başına geleceklerden habersiz, yetimhanenin yolunu tutuyor.

12 yaşına kadar Karl yetimhanede yaşıyor. Ancak aklının bir ucunda hep kaçmak ve o dört duvarın ötesindeki dünyayı tanıma arzusu var..
Ve bir gün plan yapıyor. Gece koğuştaki çocuklar uyurken, üzerlerine örttükleri çarşafları çekip alıyor, uç uca düğümlüyor, camdan aşağı sarkıtıyor..
Ve kaçıyor..
İstikamet ilk olarak Hamburg.
Dünyanın en önemli liman kentlerinden olan Hamburg, Detroit için dünyaya açılan bir kapı. Çünkü biliyor ki oradan dünyanın hemen her yerine giden gemiler var.
Ve Karl, o gemilerin birinde miço olarak işe giriyor, ve ülke ülke gezmeye başlıyor..

Gördüğü onlarca Akdeniz ülkelerinden hiç birini sevmiyor Karl, çoğu zaman gemiden inmeyi bile düşünmüyor.
Derken Geminin yolu bir gün, Marmaraya düşüyor...
Boğazı aşıp oradan Karadenize geminin rotası.
Boğazı aşarken bir gece yarısı güvertedeki Karl, suyun ortasında garip bir mimari görüyor. Daha önce hiç bir yerde karşılaşmadığı garip bir yapı;

Kız Kulesi..
O yıllarda kız kulesi Cüzzamhane. Yani cüzzamlı hastaların karantinaya alınıp tedavi edildiği bir yer.
Dayanamayıp suya atlayıveriyor Karl. Yüze yüze, sonunda Kız Kulesine ulaşıyor. Ancak o da ne ?
Her taraf Zombi dolu (!) İlk defa cüzzamlı hastalarla karşılaşan Karl oracıkta bayılıyor. Ve görevlilerce suda çıkarılıp kurtarılıyor.
Haber o dönemin önemli entellektüel ve şair Sadrazamlarından Ali Paşa'nın kulağına gidiyor ve epey ilgisini çekiyor.

O sırada Almanya bu küçük firarinin farkına varıyor, izini sürüyor ve son kez İstanbul'da görüldüğünü öğreniyor. Hemen Osmanlı Devletine bir haber gönderiliyor.
-Çocuğu geri verin !
Ancak Karl Sadrazama kaçış hikayesini anlattıktan sonra ekliyor; ben burada kalmak istiyorum. Burayı çok sevdim değince Ali Paşa onu kendi nüfusuna alıyor ve Almanlara yanıt gönderiyor;
- O artık bir Osmanlı evladıdır. Kimse onu bizden alamaz !
Ve Karl Detroit, o günden sonra Sadrazam Ali Paşa'nın oğlu Mehmet Ali oluyor.
Genç Mehmet askeri okula gidecek, Kırım, Bosna ve Karadağ savaşlarına katılacak, komutan olacak ve 2. Abdülhamid döneminde de Paşa ünvanı alacaktır..
Hatta Berlin Anlaşması(1878) için Osmanlıyı temsil eden 3 önemli kişiden de biri olacak, Magdeburg yetimhanesini ziyaret edecek ve bir zamanlar kaçtığı camın penceresinde sigara tellendirecektir..
(Kaçtığı ülkeye Osmanlı Paşası olarak dönmek ne ilginç bir his olsa gerek)
Detroit mutlu bir evliliğin meyvesi olarak dört kız çocuğu getirir dünyaya. Birinin Adı Leyla'dır.
Leyla da evlenecek ve nur topu gibi bir kız çocuğu dünyaya getirecektir.
Celila Hanım;

Yıllar önce 12 yaşında yetimhaneden kaçam çocuğun, torununun torunu Celila hanımda bir gün, tüm dünyayı etkileyecek bir evlat dünyaya getirecektir;

Nazım Hikmet adını vereceklerdir ona...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar