Fight Club incelemesi

Herkese merhabalar. Sizlere bu Bence'mde Fight Club hakkında bahsedeceğim. Bilinenler ve bilinmeyenler hakkında elimden geldiğince yazacağım.



Umarım severek ve ilgiyle okursunuz! :)


Fight Club incelemesi...


Chuck Palahniuk'un yazdığı, Jim Uhls'un senaryolaştırdığı ve David Fincher'ın yönetmenliğini yaptığı Fight Club (1999); konusu ve oyuncuları ile hepimizi derinden etkilemiştir.


İlk önce kitaptan söz etmek isterim çünkü yine her zamanki gibi ben kitabını daha çok beğendim. Şöyle ki;




"Roman, Palahniuk'un kamp yaparken yaşadığı bir ağız kavgasından esinlenmiştir. Vücudunda morluk ve şişlikler olmasına rağmen, iş arkadaşları kampta ne olduğunu sormaya çekinmiştir. İş arkadaşlarının ilgisizliği Dövüş Kulübü'nün yazımına ilham vermiştir."


Ufak bir dipnot geçiyorum, Chuck Palahniuk'un çoğu kitabını okumanızı tavsiye ederim sevgili üyeler.


***


Evet gelelim filmimize. Film üstünden tam tamına 16 yıl geçmiş olsa da eminim ki yine de bilmeyenler mutlaka vardır. Çünkü ben "film tavsiye eder misin?" diyenlere cevaben bu filmi önerirken "o ne?, nasıl bir film? vb." tarzı cevaplar ile karşı karsiya kaldığım için de yazıyorum.



Karakterlerimiz :


Tyler Durden - Brad Pitt


Marla Singer - Helena Bonham Carter


The Narrator (Anlatıcı) - Edward Norton


***


Film konusu :


Tek düze yaşamı kronik uykusuzluk sorunu ile çekilmez bir hal alan Jack, doktor tavsiyesi üzerine kanserli hastaların terapi grubuna katılır ve orada Marla karakterimiz ile tanışır. Jack ve Marla adeta tüketici kültürünün anlamsızlığına karşı belli bir tutum göstermektedirler. Jack'in jenerasyonu ölü bir jenerasyondur. Jack bir süre sonra sabun satıcısı Tyler ile tanışır ve birlikte bir Dövüş Kulübü açarlar. Tyler, hızlı bir şekilde bu ölü jenerasyonun mesihi haline gelir.




Fight Club'da asıl anlatılmak istenen nedir? diye soran sayısı çok fazla gerçekten. Buna şöyle bi' açıklık getirmek istiyorum. Herkes genel olarak filmdeki subliminal mesajlardan bahsediyor. Aslında olay tam olarak böyle değil. Anlatıcı'nın görüş açısıyla bakıldığında, varolup kaybolan Tyler'ın halisülasyonudur. Filmin 20. - 22. dakikaları sonrasında Anlatıcı gözüyle olaya bakarsanız eğer bunun tamamen kaybolduğunu fark edeceksiniz. Çünkü Anlatıcı artık tamamen bir şizofreni hastası olmuştur ve Tyler ile tanışmıştır. Zaten 31. dakikasında subliminal mesaj içeren filmlerin nasıl yapıldığına dair bir kısım anlatılır.



Film hakkında bilinmeyen ufak ama önemli birkaç bilgiyi paylaşmak istiyorum bir de.


-Yönetmen David Fincher her sahnede görülen en az bir Starbucks bardağı olmasını istemiştir.



-Brad Pitt ailesinin bu filmi izlemesini istememiştir.


-Tyler rolü için ilk önce Russel Crowe'a teklif edilmiştir.


-Edward ve Brad sabun yapımı ve boks dersleri almışlardır.


-Brad ve Helena filmde gözükmeyen seks sahnelerindeki orgazm seslendirmeleri için tam 3 gün uğraşmışlardır.


-Edward'ın Brad'e attığı ilk yumruk gerçektir ve ikisinin de verdiği tepkiler tamamen doğal olarak çekilmiştir.


Bunların birçoğu beni şaşırttı gerçektende.


***


Gelelim filmin birkaç soundtrack'ine.


Pixies - Where Is My Mind?



Şarkı Placebo grubuna ait bir şarkıdır ama Pixies'ın güzel cover'ı ile film soundtrack'i olarak kullanılmıştır.


Fight Club - This Is Your Life



***


Bana kalırsa film mükemmel idi. Fakat ilk izleyişinizde anlamayabilirsiniz çünkü derin bir film olduğuna inanıyorum. "Tüm umudunu kaybetmeden asla özgür kalamazsın." verdiği en anlamlı mesajda bu diye düşünüyorum.



Umarım izlememımiş olanlar izler, okumamış olanlar da okurlar.


Bilgilendirdiysem sizi ne mutlu bana.


Dipnot: Bu tarz Bence'ler hazırlamam için bana yön veren sevgili @Mandarinia 'ya çok teşekkür ediyorum.



Teşekkürler şimdiden. :))

Fight Club incelemesi
Cevapla