Coğrafya... İnsanın hem kendisini hem de üzerinde yaşadığı şu minik mavi gezegeni tanıması için ne kadar da önemli bir bilim dalı. O olmasaydı, pek çok şey anlamsız ve cevapsız kalırdı bizim için. Mevsimlerdir ki insanoğlu onun uğruna şiirler yazdı ve şarkılar söyledi. Bazen aşk ile bazen de ayrılık ve acıyla özdeşleştirdi onu. Kimi zaman sonbahar oldu bize sevgilinin gidişinin arkasından bakmak... Kimi zaman da ilkbaharımızı müjdelerdi onun gelişinin kalbimizde açtığı çiçekler... Ne günlerdi...
Neyse, bu kadar romantizm yeter diyoruz ve konumuza geçiyoruz.
Öncelikle bazı ön bilgilerin bilinmesi gereklidir konumuzun anlaşılabilmesi için. Hepimiz; ilkokuldan liseye kadar coğrafya konusunda birtakım bilgilere, kulaktan dolma olsa da sahibiz. İşte bu bilgilerin uzun süreli hafızamızdan alınıp da gün yüzüne çıkmasını ve bilinmeyenlerin de bilinir olmasını sağlayacağız bugün.
Mevsim nedir?
Mevsimlerdir ki seni bana getir... Pardon yanlış oldu. Yine duygusal ''mevsimime'' geçiş yaptım. Kalbimdeki eksen eğikliği yerine gelin size mevsimlerin bilimsel tanımını yapalım.
''Mevsimler; Güneş’ten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim koşulları yönünden farklılık gösteren, yaklaşık üçer ay olarak kabul edilen, ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış olarak adlandırılan dört bölümünden her biridir.''
İşte yukarıdaki bilimsel tanıma göre mevsim budur. Evet, farkındayım ki biraz soğuk ve kuru duruyor böyle söyleyince ama bilgiler arasında bağ kurdukça içinizin ısınacağına hiç şüphem yoktur.

Mevsimler Nasıl Oluşur?
Yukarıdaki tanımdan hareketle mevsimler, Güneş'in ısı ve ışık vermesine göre değişkenlik göstermektedir.
Peki bu neden böyle olmaktadır? Yani Güneş, her zaman aynı düzeyde ışık ve ısı vermemekte midir?
Aslında Güneş, mevsimlere göre farklı miktarda ısı ve ışık yaymamaktadır ve sanılanın aksine, Güneş'e olan yakınlık da mevsimleri etkilememektedir. Zaten Kozmik ölçekte ele alındığında da Dünya ile Güneş arasındaki mesafelerin değişimi, çok çok az anlam ifade etmektedir. Güneş ısı ve ışığı ise her mevsimde aynı oranda gelmektedir her yere ama bir farklılık vardır: Güneş ışınlarının geliş açısı.
İşte bize şarkılar ve şiirler yazdıran bu doğa olayının sebebi budur.

Güneş Işınlarının Geliş Açısı ile Sıcaklık Arasındaki Bağ Nedir?
İklim elemanlarının en önemli öğelerinden olan sıcaklık, mevsimlerin oluşumunda da başrolü kimseye bırakmamaktadır. Dünya'ya hayat veren, çiçeklerin açmasını sağlayan, enzimlerimizin çalışmasını ve dolayısıyla bu yazıyı yazmamızı da sağlayandır sıcaklık. İşte bir alt başlığımızda açı ve sıcaklık arasındaki ilişkiyi yorumlayacağız.
Sıcaklık ve Güneş ışınlarının sıcaklıkla değişimi nedir?
Güneş'ten gelen ışınların açıları, yıl içinde değişmektedir. Güneş ışınlarının dik veya dike yakın açılarda geldiği yerlerde, birim yüzeye düşen enerji miktarı daha fazla olacaktır ve bu sayede sıcaklık da artacaktır.
Düşük açılarda geldiği yerde ise birim yüzey miktarı, aynı enerji başına artacağından daha düşük sıcaklık değerleri elde edilecektir. Yani mevsimlerin oluşum sebebi, Güneş ışınlarının geliş açısıdır.
Güneş Işınlarının Geliş Açısı Neden Değişir?
Güneş ışınlarının yıl içinde değişmesinin sebebi, Dünya'nın 23 derece ve 27 dakika yani yaklaşık olarak 23,5 derecelik eğik bir açıyla kendi etrafında dönmesidir. İşte bu açı sayesinde, Dünya'ya düşen ışınların farklı konumlara gelen açıları değişir. İşte mevsim denen şeyin sebebi ise budur. Bu 23 derece ve 27 dakika yani yaklaşık 23,5 derecelik açıya ise Eksen Eğikliği diyoruz.

Her ne kadar eksen eğikliğini açısal olarak tanımlamış olsak da bilgilerimizin daha kalıcı olması için biraz daha derine inmemiz gerekmektedir. O halde eksen eğikliğiyle ilgili bir üst başlıkta bu konuya daha fazla eğilelim.
Eksen Eğikliği Nedir?
Ekliptik eksen ile Dünya ekseni arasındaki açının üzerinde durmaya lüzum görmüyorum zira bir önceki konuda onu işledik. Eksen eğikliği, Dünya'nın Güneş etrafında dönmesiyle bir yörünge boyunca hemen hiç denecek seviyelerde değişmektedir. Bu değişim miktarı, kısa vadede anlamsız sayılacak kadar küçük miktarlarda olsa da Dünya'mızın 4.5 milyar yıllık tarihini göz önüne alırsak diyebiliriz ki defalarca kez eksen eğikliği değişimlerine maruz kaldı yerküre.
Eksen eğikliği değişim miktarı nedir?
Dünya'mızın eksen eğikliği, belli bir döngü sonrasında bugüne kadar sayısız kez değişimlere uğramıştır. Bu döngü bugünkü bilimsel hesaplamalarla yaklaşık olarak ''41.000'' yılda ''22.1-24.5'' derece açılar arasındadır. Günümüzde ise Dünya'mızın eksen eğikliği giderek azalmaktadır.

Bu değişimlerin sonucunda ne olacak?
Bizi asıl ilgilendiren kısımlardan birisi de burasıdır. Yuvamız olan bu mavi minik gezegen, eksen eğikliği sonucunda bize neler verecek veya bizden neler alacak? Gelin bunların sonuçlarını bir irdeleyelim. Bunun sonucunda bize iki soru sorulacaktır. Eksen eğikliği artarsa ne olur? Azalırsa ne olur?
Eksen eğikliğinin arttığı durumu irdelersek görürüz ki uç noktalar yani Ekvatoral ve Kutup kuşakları genişler, orta kuşak ise daralır. Bunun Geometri bilimi açısından ifadesi ise yukarıda eklediğimiz ''açı-dağılma alanı'' görselinde görülecektir. Güneş ışınlarının dik geldiği bölgeler genişleyeceğinden dönenceler, daha yüksek enlemlere; kutup daireleri ise daha düşük enlemlere denk gelecekti. Ama iş sadece bununla de bitmiyor. Dağılma alanı arttıkça birim yüzeye düşen enerji miktarı azalacağı için Ekvatoral kuşakta sıcaklık ortalamaları azalırdı fakat halihazırda zaten düşük açıyla ışınları alan ve bu değişim sebebiyle daha düşük enlemlerden geçecek olan kutup dairelerinde ise sıcaklık, bir önceki duruma göre artardı. Orta kuşak ülkesi olan Türkiye'de ise yazlar daha sıcak, kışlar ise daha soğuk olurdu.
Eksen eğikliğinin azaldığı durumda ise tahmin edebileceğiniz üzere yukarıdakilerin tersi fiziksel olaylar gerçekleşecektir. Dönenceler daha düşük enlemlerden, kutup daireleri ise daha yüksek enlemlerden geçecekti. Ekvatoral kuşak, buna bağlı olarak daha yüksek sıcaklık değerlerine sahip olurken; Kutup kuşağında ise daha düşük değerler olacaktır. Türkiye'de ise yazlar daha serin fakat kışlar daha ılık olacaktır. Orta Kuşağın genişlemesine bağlı olarak bu durum gerçekleşecektir zira üstte de dediğimiz gibi Türkiye, bir orta kuşak ülkesidir.
Bugünkü Bence'miz de sonuna gelirken yani yapraklarımız, yeni bir mevsimde açmak üzere dökülürken umuyorum ki size de mevsimler, istediğiniz aşk ve mutluluk dolu günleri getirecektir. Sevgiyle kalın, hoşça kalın, her şey gönlünüzce olsun.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer