Merhabalar.
İnsanlığın estetiğe ve aşka ne denli ihtiyaç duyduğunun en güzel kanıtı, Afrodit...
Evet, bu geceki konumuz bu.
Uzun bi yolculuktur zira hikayesi Yunan tanrılarından öncesine gider. Bu yüzden de biraz İlahi Komedya'yı andıracak işleyişimiz. Bizler Dante olacağız, Virgil rolünü ise Hesiodos üstlenecek.
Rehber kitabımız Hesiodos'un Theogonia adlı eseri olacak anlayacağınız, o anlatacak, biz hayal edeceğiz.
Hadi başlayalım.
Aşkın Doğuşu...

Bir Annenin, Oğlunun Eli ile Aldığı İntikam..

Khaos ile başlar Yunan mitolojisi, ilk büyük güçtür o. Sonra ise Gaia gelir. Hesiodos'un kaleminden dinlemek isterseniz,
Toprak bir varlık yarattı kendine eşit:
Dört bir yaranı saran Uranos, yıldızlı Gök'ü,
Mutlu tanrıların sürekli, sağlam yurdunu.
Yüksek dağları yarattı sonra,
Konaklarında tanrıçalar oturan dağları.
Sonra denizi yarattı, ekin vermez denizi:
Azgın dalgalarıyla şişen Pontos'u.
Kimseyle sevişip birleşmeden yaptı bunu.
Yani Gaia bir eş doğurur kendisi için. Bu doğan eş göklerin tanrısı Uranos'tur. Bu birlikteliklerinden bir çok çocukları olur, elbette sıradan çocuklar değildir bunlar.
Titanlar, Hekatonkheir'ler ve Kikloplardır bu çocuklar. İşte intikamın sebebi de bunlardan biridir. Hekatonkheir'lar.
Baba Uranos sevmez bu evlatlarını. Nefret eder onlardan ve gömer annelerinin derinliklerine. Gaia ise öfkelenir bu duruma, Uranos'a karşı nefretle dolar içi, bünyesi zorlanır, aynı zamanda evlatlarına yapılan bu muamele kalbini kırar,
Babaları ilk günden iğrenmişti onlardan,
Doğar doğmaz gün ışığına çıkaracak yerde
Toprağın bağrına saklamıştı onları
Ve Uranos sürdürürken bu korkunç oyunu
Koca Toprak inim inim inliyordu zorundan.
Kudretleri kadar büyüktür bu olağanüstü varlıkların öfkesi de, alelade bir nefret ile yetinmez Gaia, yok etmeye kararlıdır kocasını. Bunu yapma görevi de elbette evlatlarınındır. Konuşur onlarla yok etmeleri için babalarını. Ses çıkmaz Hekatonkheirlardan, Kikloplar başka yana çevirirler gözlerini, korkarlar o yüce titanlar.
Biri hariç, Kronos...

Üstlenir bu vazifeyi Olimpos'un gelecekteki babası. Annesinin bu intikam için elleri ile şekil verdiği orağı alır cesaretle.
Kurnazca bir düzen kuruyor o zaman
Ak çeliği yaratıveriyor çabucak
Ve koca bir tırpan yapıp o çelikten
Kışkırtıyor oğullarını kızgın yüreğiyle:
"Benden ve bir azılı varlıktan doğan oğullarım,
Suçlu bir babanın cezasını verelim,
Dinleyin beni, ne kadar babanız da olsa bu varlık.
Odur kötülükleri ilkin tasarlamış olan."
Böyle dedi, korktu herkes, tek ses çıkmadı,
Yalnız ard düşünceli koca Kronos
Şöyle söyledi anasına korkmadan:
"Ana, ben göreceğim bu işi, sözüm söz,
Kötü bir babaya acımam, babamız da olsa,
Kötülükleri ilk tasarlayan odur madem."
Böyle dedi ve koca Toprak için için sevindi,
Sakladı onu, pusuya yatırdı,

Babasının katli için gönüllü olan Kronos elindeki orağı ile yatar pusuya, gece çöker en sonunda ve iner Uranos yer yüzüne. Kadınını sarar tüm kudretiyle, bu en zayıf anında saldırısına uğrar öz oğlunun, sallar Kronos orağını ve keser babasının hayalarını. Uzanır ve alır kanla kaplı ölümsüz et parçalarını, fırlatır uzaklara...
Bir tırpan verdi eline, keskin dişli,
Ve oynayacağı oyunu öğretti ona.
Koca Uranos geldi geceyle,
İndi yere arzudan yanıp tutuşarak,
Yaklaşıp sardı Toprağı boydan boya.
Ama pusuda bekleyen oğlu
Uzattı sol elini ve sağ elindeki tırpanla
Koskoca, upuzun, sivri dişli tırpanla
Bir anda kesti babasının hayalarını
Ve kaldırıp attı arkasından bir yere
Fırlattığı et parçasından fışkıran kanlar Gaia'nın uçsuz bucaksız topraklarına dökülür. Gebe kalır Gaia yeniden, Erinyeler, orman perileri ve devasa devler doğurur.
Ama hoş bir şey değildi elinden savrulup giden:
Kanlar fışkırıp saçıldı içinden
Ve hepsi gömülü kaldı Toprağın bağrında,
Ve bunlardan gebe kalan Toprak yıllar sonra
Doğurdu yaman Erinys'leri, öc tanrıçalarını,
Parlak zırhlı, uzun kargılı Devleri,
Bir de yeryüzüne yayılan Orman Perilerini.
Aşka Gebe Kalır Mavi Denizler...

Denize düşen hayaları ise Uranos'un mavi suları köpürtür, gebe kalır denizler Uranos'tan ve bir kız doğar bu köpüklerden. Yunanca köpük anlamına gelen aphros kelimesi ile adlandırılır bu kız.
Denizler Afrodit'i bahşeder insanlığa, güzelliği ile insanların aklını başından alan, narin ayaklarının değdiği her toprak parçasını uyandıran, yeşillere büründüren Afrodit'i...
Ak çeliğin kestiği hayalara gelince,
Dalgalı denize atar atmaz onları
Gittiler engine doğru uzun zaman.
Ak köpükler çıkıyordu tanrısal uzuvdan:
Bir kız türeyiverdi bu ak köpükten.
Once kutsal Kythera'ya uğradı bu kız,
Oradan da denizle çevrili Kıbrıs'a gitti.
Orda karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
Yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu
Narin ayaklarının bastığı yerden.
Aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar
Bir köpükten doğmuş olduğu için,
Güzel çelenkli Kythera'lı da dediler ona
O adanın kıyılarına uğradığı için,
Kıbrıslı da derler orda sulardan çıktığı için,
Philomedeia da derler hayalardan türedi diye
İşte böyle doğar Olimpos'un aşk ve güzellik tanrıçası. Çıkar suların içinden ve yükselir Olimpos'a...
Böylece sonuna geldik yazımızın. Okuyan yüreklerinize sağlık, sağlıcakla!
#felfire
#kültürsanat
Kaynak:
Hesiodos - Theogonia
Çevirenler: Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer