Tuhaf bulurum her zaman aşırı mutlu ya da mutsuz insanları, biliyor musunuz?
Hani geniş kapsamlı bir düşünce biçimi vardır ya insanların, her ihtimali hesaplarına katmaya elverişli güçlü bir beyne sahiptirler, peki neden ters olasılıkları düşünmez diye sorarım ben de kendime.
Çok mutlu olan biri zihninde canlandırmaz mı acaba kötü olasılıkları? Kendisi yazıp da üstlenmez mi bu tiyatronun baş rolünü hiç? Peki ya mutsuz olan? Ona ne demeli? Hiç mi yer yoktur hayallerinde güzelliklere? Hiç mi bulamaz kalbini ısıtacak bir ateş?
Değişik bir tür insan. Çok değişik hem de.
Hep yakınır hayattan, acaba farkında değil midir gücünün? Ya da görmez mi gözleri gerçekleri?

Aslında bir bakıma sonsuz savaşın yaşandığı bir meydan değil midir dünya? Bu meydanın bir ucunda zırhlı süvarileri, alev yağdıran mancınıkları, hiçbir metalin işlemeyeceği kalkanları ile piyadelerinin gölgesinde gövde gösterisi yapan Hayat vardır, diğer yanda biz. Kimi zaman anadan üryan, kimi zaman ise devasa bir ordu ile karşısında dikiliriz Hayat'ın.
İşte bu kısım sorunun yaşandığı kısım.
Nedir insan? Tanrının hiçbir varlığa layık görmediği güçler ile donattığı, en sevdiği, en güzel yerinde yaşattığı varlık.

Nedir peki bu güçler?
Örneğin korku bunlardan biri, en çok korkmuş olan insan, en güçlü insandır. Ya da cesaret, bir şeylere, birilerine karşı dimdik durmak demektir. Asilik dense de adına, bazen tanrının bizzat kendisine karşı bile.
Peki ya hayaller? Olmayan, olması arzulanan, kimi zaman korkutan, güç veren o hayaller? Tanrının bize kattığı güzelliklerden biri değil midir? Öyledir, en özelidir. Tanrının biz insanlara mütevazi bir şekilde ikram ettiği şeydir.
İşte bu meydanda yanımızda duran en güçlü müttefikimiz budur. Hayallerimiz.
Hayalini kurmadığın bir şeyi inşa edemezsin. Muhammed Ali "Hayalleri olmayan bir insanın, kanatları da yoktur." der. Siz hiç hayal ettiniz mi uçmayı?
Kuşlarla yan yana süzülmeyi masmavi göklerde? Eğip gözlerinizi baktığınızı dünyaya, karınca misali koşturan insanları gördüğünüzü hayal ettiniz mi?
Uçarken çok zararsız görünmüyor mu gözlerinize karşınızdaki ordu? Bulutların ardından bakmak onlara, güçlü hissettirmiyor mu?
Bu gücü her zaman hissetmek istiyorsunuz değil mi? O halde hayal edin.
O büyük ressamların, heykeltraşların, sözcüklerine evreni sığdıran yazarların yaptığı gibi hayal edin.

Cenneti hayal edin, pınarları ile, mavisiyle, yeşili ile, en güzel kırmızısı ile yaşayın zihninizin içinde. Bu mutluluk girsin kalbinize. Ya da cehennemi, insanlığın sebep olduğu bu karanlığı atın cehennemin azgın alevleri arasına, önce hayallerinizde temizlensin dünyanın tüm pisliği, sonra açın gözlerinizi ve temizliğe nereden başlayacağını bilen benliğinizin kontrolü ele geçirmesine izin verin.

Ya da Lennon'a kulak verin, bugünü yaşayın, bir hesap var ise verilecek, onu sadece tanrıya vereceğinizi bilerek mutlu yaşayın. Kazın hayallerinizin o kazma değmemiş sert toprağını ellerinizle ve çıkarın mutluluğu o topraktan, avuçlarınıza alın.
Sonrası ise tamamen size kalmış artık. Niye bu konu derseniz de, tanrının lütfunu kullanmaktan korkan insanlar olduğunu gördüm ve bu çok tuhaf geldi bana, anlam veremedim. Bir şeyler yapmış olmak istedim ve öylesine, samimi, içimi dökerek konuşmak, bu defa hakikaten Bence'min Bence olmasını istedim. Hepsi bu.
Böylece ben, Bence'min sonuna geldim. Okuyan yüreklerinize sağlık, yine ve yeniden! Sağlıcakla kalın!
#felfire
#hayalgücü
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer