Değerli Yazar/ Şair Sabahattin ALİ ve Eseri: "Kürk Mantolu Madonna"
Kitap Değerlendirmesi ve Analizi

Kitabımız içerisindeki yer alan karakterler ve içerik bakımından oldukça sürükleyici olmasına karşın bir çok analiz konusunu da içinde barındırmaktadır.
- Antropoloji/ Sosyoloji/ Ekonomi/ Edebiyat... vd.
- Karakterler: Raif Efendi, Rasim ve Maria Puder. Elbette diğer yan karakterlerde kitabın içinde bulunmakta fakat biz bu yazımızda baş karakterleri işledik.
- Bu anlamlı yazı, bu değerlendirme ve analiz ile daha da önemli hale gelecektir. En azından bunu ümit ederim.
Kürk Mantolu Madonna, eserinin içinden bazı özetler ve kesitler ile yorumlamalarda bulunacağız. Hadi o zaman daha ne bekliyoruz! Başlayalım!
Edebiyat ve Sosyoloji Perspektiflerinden Değerlendirmelerim
Rasim, adında bir kimse işsiz bir biçimde o dönemin Ankara 'sında sokaklarda başı boş virane gezmekte iken bir arkadaşı vesilesi ile bir yere işe girmiştir. Daha önceden bankacı olan bu kimse yazı bürosundaki Raif Efendi ile çok haşır neşir olmaktadır. Çünkü Rasim ve Raif aslında benzer yalnızlıkların insanlarıdır.
Raif Efendi ise tamamen kendi halinde ve etliye, sütlüye karışmayan bir kimsedir. Evli çok çocuklu bir ailenin babası olan bu kimse akrabaları ile birlikte yüksek nüfuslu bir aile de yaşam sürmektedir. Kimi zaman akrabalarınca itilen kakılan ve hor gözle görülen Raif Efendi çok güzel bir şekilde Almanca Diline hakimdir ama maalesef bu onu çok güzel makamlara taşımamıştır ve ancak tercüman ve çeviri yapan bir memur haline getirebilmiştir.
Aslında ne kadar çok sevenimiz, ne kadar çok dostumuz var değil mi? İşte Raif'in de o kadar çok seveni ve dostu var ama görünürde öyle. Maalesef içine kapanık ve tüm dünyanın yalnızlığı ile dolu bu kimse ki onun adı Raif Efendi' dir. Bu durumuna gerçekten ben de üzülmekteyim. Dağınık ve geniş aile yapısına sahip bu birey kendini başrol olarak görmez ama aslında kitapta baş karakterlerdendir. Keşke onunda bundan haberi olsa, belki bir nebze mutlu olurdu. Çünkü bu kişinin yüzü doğru dürüst gülmemiş yaşamı boyunca.
Raif Efendi için çok çevreli ve geniş aileli dedik ama bir o kadar da yalnız ve içine kapanık olduğundan da dem vurduk. İşte burada, onun, hatıra tuttuğu defteri akıllara gelmektedir. Raif Efendi, çeviri işinden arta kalan zamanlarda masasının çekmecesinde tuttuğu bir kitabı çıkarıp okumaya dalmaktadır.
Kitabın anlatıcısı olan Rasim adındaki baş karakterimiz, hasta düşen Raif Efendi' nin evine, çalıştığı yerden çeviri işi götürmektedir. Zar zorda olsa fakir bir mahallede Raif Efendi' nin yaşadığı evi bulur ve kapıyı çalar. Kapının açılması ile Rasim'in, Raif hakkındaki soru işaretleri bir anca cevapları buluverir. İşsizliğin kol gezdiği ve fakirliğin hat safhada olduğu savaştan çıkmış ve hatta toparlanması on yıllar sürecek olan bir ülkede getirdiği maaşı beğenmeyen aile üyeleri Raif Efendi' yi hor görmektedir. Kısacası Raif Efendi aldığı maaş ile geçindirdiği ailesi tarafından ezilmektedir.
O zamandan sonra Rasim, Raif Efendi' ye çok yakınlaşır ve ona karşı olan sempatisi bir kat daha artar. Bu zamanlardan sonra Raif Efendi tekrar hastalanır ve işe gidemez olur. Rasim, onun bütün eşyalarını toplayıp yanına gider. Raif Efendi, siyah hatıra defterini özenle saklamaya çalışır. Bu durum Rasim'in dikkatinden kaçmaz ve gizlice açıp defteri okumaya başlar. Defter, Raif Efendi'nin anıları ile doludur.
Kısa Bir Yorum:
Kitabın tamamını veya özetini tamamen buraya yazarak sizleri veya kitabı okumayanların hevesini ve kitap okuma hevesini kaçırmak istemem. Bundan dolayı bazı dikkat çeken ve önemli gördüğüm yerlerin altını çizeceğim ve sosyolojik bir perspektif ile sizlere yorumlamaya çalışacağım.
Buraya kadar olan kısımlarda bireyin ruhsal bunalımı, toplumdan dolayı olan bunalımı ve sosyo ekonomi ile alakalı olarak bağlantılı bir çok başlık bulunmaktadır. Raif Efendi aldığı maaşa ve ailesine olan katkısına bakılınca gördüğü değer maalesef çok düşük gözükmektedir. Sosyo ekonomik durumları daha iyi olan ama eve hiç katkısı bulumayan diğer aile bireyleri daha çok saygı ve itibar görmektedir. Buradan da sosyo ekonomik durumu iyi olanların daha çok itibar gördüğü kanısına varabiliriz. Neden böyle olduğu ile ilgili yorumlarımı diğer yazılarımda okuyacaksınız. Devam edelim.
Almanya Anıları ve Maria Puder Macerası

Raif çok zaman önce Almanya'ya iş öğrenmek için gitmiştir. Burada sabun işi öğreneceğim derken başına neler gelecek gelin hep beraber irdeleyelim.
Raif Almanya'da iken bir sanat galerisini ve içerisinde yer alan resimlere bakmak üzere orada bulunur. Bu sırada oradaki gördüğü tüm eserler ona manasız ve içi boş gelmektedir. Taa ki Maria Puder'in "Kürk Mantolu Madonna" oto portresini görene kadar.
Günler birbirini kovalamakta iken sürekli olarak o kadının hayali ile yanı tutuşan Raif Efendi, bir gece pansiyona dönmekte iken o kadını gördüğünü düşünür ve ona benzettiği kişinin peşinden takibe başlar.
Günlerdir etkisi altında kaldığı bu kadının bu basit gece kulübünde keman çalıp, şarkı söyleyen biri olduğunu görür. Merakla kendisini seyre dalar. Kürk Mantolu Madonna’nın gösterisi sırasında göz göze gelirler ve kadın Raif’i gözleriyle selamlar. Gösterisini bitirir bitirmez Raif’in masasının önüne gelir tanışırlar. Raif’in yanına oturur. Raif’in karşısında oturan hayranı olduğu Kürk Mantolu Madonna adlı otoportreyi yapan Maria Puder’in ta kendisidir.
O günden sonra Raif Efendi ile Maria Puder arasında bir ilişki başlar. Maria Puder bu anlamda bir samimi dostluktan öteye gidilemeyeceğini vurgulasa da Raif Efendi ile birlikte güzel anılara yaşamaktadırlar. Ve Raif Efendi, bir gün Maria Puder'e aşık olur.
Kitabın özetinin devamını okuyanlar bilirler, fakat buradaki amacımız ufak kesitler halinde sizlere yorumlamalardan ve değerlendirmelerden bahsetmektir.
Bu anlamda Kürk Mantolu Madonna için denilebilecek tek bir söz varsa o da şudur:
- Daha farklı olabilirdi. / Son pişmanlık çare etmez. Bu gibi cümleler ile Raif Efendi' nin aklında olanı sizlere aktardım.
Sosyolojik Analiz ve Son Nokta

* Kitabın özetini tamamı ile vermememin sebebi, okuyacak kimselerin okuma hevesini yarıda kesmemektir!
- Buradaki Sosyolojik Değerlendirmeler ile kitabın bizlere ne anlatmak istediğine kendi açılarımdan değinmek isterim:
1-) Yalnızlık: Başlarda Rasim karakterinden başlayan yalnızlık, sonradan Raif Efendi' ye ve daha sonrasında ise Maria Puder' e tesir etti. Bu anlamda ne kadar çevremiz varsa ve seviliyorsak aslında o kadar da yalnız olduğumuz gerçeğini gözler önüne seriyor kitabımız.
2-) Sosyo Ekonomi ve Değer: İnsanlara değer verirken neye göre davranıyoruz?
Hiç düşündünüz mü? Ben, bu kitap vesilesi ile düşünme fırsatı buldum. Tabi ki de para ve değer doğru orantılıdır. Günümüz kapitalist ekonomilerinde insanlara verilen değer maalesef ekonomik durumları ile doğru orantılı olmaktadır. "Paran kadar konuş" gibi kaba bir söz de buradan peyda olmuş olabilir.
3-) Geniş Aile ve Birey: Akrabaları ile aynı evde kalan Raif Efendi, aslında ne kadar çok eziliyor değil mi? Aldığı paranın az olması veya dişe dokunur olmaması sebebi ile aile bireyleri ya onu dışlıyor ya da uzağında duruyorlardı. Aile yapısı ve geniş ailenin olumlu ve olumsuz yönlerini de görmüş olduk.
Son olarak, son pişmanlık fayda etmez diyor ve kitap analizimi burada noktalıyorum.
Bence' mi okuduğunuz için teşekkür ederim.
Saygılarımla...
Yazar: Eğitim ve Kariyer Fenomeni - #Saglamkoc
NOT: Yazar bu özet ve yorumlamaları kendi kitap okuma ve şahsi görüşlerine dayanarak, sosyoloji ve edebiyat alanlarından yardım alarak yazmıştır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer