
Hz. İdris Peygamber'in 30 sahife bir kitap indirildiği iddia edilen bir kitabın çevirisini tanıtacağım. İlginç bilgiler ışığında, İdris Peygamber'imizin özellikleri ve kitapta neler hakkında bilgiler içerdiğini göreceksiniz. Bu kitabı okuduğunuzda, Yüce Mevla'mızın yaratmış olduğu bilmediğimiz meleklerin isimlerini, rüzgar sisteminin çalışması, Hz. İdris'in Cennet ve Cehennem mekanlarını gördüğü ve ayetler ışığında yüce bir makama yükselişi... Tüm bilgiler ışığında, siz din ve mitoloji meraklılarını ışıklandıracak!
Hz. İdris, Hz. Nuh'un atası olan bir peygamberdir. Hz. Adem ile Hz. İdris arasında Hz. Şit peygamber vardır. Fakat kitap olarak inilen Hz. İdris'tir. Hz. Şit hakkında pek bilgi sahibi değiliz. Kuran-ı Kerim'de 2 ayetle karşımıza gelen Hz. İdris'in salih kullarından olduğunu anlatır. Kitab-ı Mukaddes kısmında Hz. İdris Peygamber'imizin ismi Enok (Hanok) olarak geçmektedir.

Tanıtacağımız bu kitapta, 2 ana başlıkta toplandı;
1-) Hz. İdris'in Kitabı
2-) Hz. İdris'in Sırları
İslami kaynaklar yönünden Hz. İdris

Meryem Suresi, 56. ayet: Kitap'ta İdris'i de zikret. Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi.
Meryem Suresi, 57. ayet: Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Enbiya Suresi, 85. ayet: İsmail, İdris ve Zü'l-Kifl, hepsi sabredenlerdendi.
Enbiya Suresi, 86. ayet: Onları rahmetimize soktuk, şüphesiz onlar salih kimselerdi.
Kuran-ı Kerim'de geçen kısımları böyledir. Tevrat'ta ise Hz. İdris ile ilgili geçen kısım ise;
“Hanok/İdris) toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı." (Tekvin/Yaratılış, 5/23-24)
İdris Peygamber'in İki Kitabı

İbranice olarak Enok (Enoch) ve Hanok olarak geçen İdris Peygamber, Arapça olarak Uhnuh olarak geçtiği dair Hadis-i Şerif vardır. Arapça kökünün anlamı ise yön gösteren, öğreten, okutan anlamına sahiptir.
Tevrat'ta Tekvin 5’teki 18-24’ncü bölümlerinde Hz. İdris ile ilgili bilgi şöyledir;
“Yeret 162 yaşındayken oğlu Hanok doğdu. Hanok'un doğumundan sonra Yeret 800 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu. Yeret toplam 962 yıl yaşadıktan sonra öldü. Hanok 65 yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu. Metuşelah'ın doğumundan sonra Hanok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü. Başka oğulları, kızları oldu. Hanok toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı ile yürüdü, sonra ortadan kayboldu çünkü Tanrı onu yanına almıştı.”
İncil kısmında geçen bölümlerde ise İbraniler 11: 5-6 kısmındaki bilgi şu şekildedir;
“İman sayesinde Hanok ölümü tatmamak üzere yukarı alındı. Kimse onu bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce Tanrı’yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık edildi. İman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı’ya yaklaşan, O’nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.”
Yahuda 1: 14-15 kısmındaki bilgi ise;
“Âdem’den sonraki altıncı kuşaktan olan Hanok, bu adamlara ilişkin şu peygamberlikte bulundu: ‘İşte Rab herkesi yargılamak üzere on binlerce kutsalıyla geliyor. Tanrı yoluna aykırı, tanrısızca yapılan bütün işlerden ve tanrısız günahkârların kendisine karşı söylediği bütün ağır sözlerden ötürü Rab, bütün insanlara suçluluklarını gösterecektir.’”
Hz. İdris'in mukaddes özellikleri

Hz. İdris, kalemle yazı yazan, meleklerden astronomi bilgileri sahibi olan, İdris'e göre 1 yıl 364 gün olarak ifade edilen, mevsimlerin 91 gün süreyle geçiş sağlandığı, hayvan derilerinden ölçü ve tartı kullanarak elbise terziciliği yaptığı ve insanları doğru yola yöneltmek için gönderilmiş bir peygamberdir. Kuran-ı Kerim'de sabırlı ve salih bir mübarek insan olduğunu anlatırken Tevrat ve İncil'de bilgiler biraz daha detaylıdır. Hz. İdris Peygamber'imize inen bu iki kitapta, baş meleklerin isimleri, Cennet ve Cehennem kavramını ve düşmüş meleklerin yani günah işleyen bir kısım meleklerin insanlar arasına sızarak bir takım bilgileri öğrettiği kuramları vardır. Tabii ki kitabın çarpıcı tarafı ise ''Nefilim'' adlı 135 metre boyuna varan devlerdir. Kadınları hamile bırakarak çocuklar elde etmiş ve Allah'ın gazabına uğramışlardır. Kitapta ''Nuh Tufanı'' olarak nitelendirdiği kısımda, Hz. Nuh Peygamber'imizin gönderildiği kavimde, insanları doğru yola götürmeye çalışmış fakat oğlu bile inanmamıştı. Bu kitapta Nuh Tufanı konusunu da göreceksiniz.
Eski kitapların dili nedir?

Hz. İdris'in ilk kitabı Ge'ez diliyle yazılmış olup Habeşiştan'da bir manastırda bulundu. Eski Slavca kökenli ikinci kitabı vardır.
Bölümleri

1-) Gözcüler Kitabı: Bu bölümde anlatılmak istenen meleklerin yeryüzüne inmesi ve insanların arasını girenleri anlatır. Hz. İdris'in seyahatnamesinden de söz edilir. Rüyaları konusunda bilgiler verilir.
2-) Meseller Kitabı: Mesih, Seçilmiş Kişi ve İnsan oğlu kavramlarını anlatır.
3-) Astronomi Kitabı: Hz. İdris'e melek Uriel tarafından güneş ve ay takvimi ilmini öğretir.
4-) İmgelemler Kitabı: Bu bölümde Nuh Tufanı yaşamadan önceki bölümleri anlatır. İsrailoğulları'nın tarihi ışığında bilgilendirme yapılır.
5-) Mektuplar Kitabı: İmanlı ve günahkar kullara karşı yapılan uyarılar ve Nuh Tufanı'nın başlangıcı ve sonuç bölümünü anlatan kısımdır.
Bu birinci kısım olan İdris Peygamber'in ilk kitabı bölümüdür. İkinci kitabında ise, melekler ziyareti, kavmine yönelik verdiği mesajlar, Dünya ve Hz. Adem'in yaratılışı konularına yer vermektedir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Emeğine ne kadar teşekkür etsem az gelir. Bilmediğim şeyleri öğrenme fırsatım oldu. Fakat ben dinlerin insanlar tarafından uydurulduguna inanıyorum. Ama bu kitabı bulup okumak isterim.
Gönderilen tüm dinler, insanlığı doğru yola götürülmek istenen bir inançlar bütünüdür lakin şeytanı veli edinmiş küfre sapanların Atalarından gördüklerini uygulamakta direttiklerini ve putlara tapmak gibi bir uğraş içinde oldukları keşfedilmiştir. İdris Peygamber'in kitabında ise insanların bozulduğu, büyü ve tılsımları melekler aracılığıyla öğrenildiği ve bundan dolayı da insanların bozulduğunu işaret eder. Hiçbir din, insanın kötülüğünü istemez. Bu dünyanın bir düzeni ve yöneticisi olduğu gibi dini olan topluluklarda vardır. Dinler uydurulmuş bir vesile değildir çünkü geçmişteki cahiliye dönemindeki insanların hayal güçleri ile şimdiki dönemin hayal güçleri arasında farklar olduğu gibi dinleri uyduracak kadar bir düşünceye hakim olacaklarını düşünmüyorum. İnsan yazması dediğimiz dinlere baktığımızda 4 kutsal kitabı ele alıp okumak gerekiyor. Kafanıza yatmadığı zaman zaten yapacak bir şey yoktur ama araştırmadan dinlerin insanlar tarafından uydurulduğuna inanmak, körü körüne cahilliğe sapmaktır.
Dinler Tarihi merakınız var ise;
Kitab-ı Mukaddes şirketinin Kutsal Kitap ( Tevrat- Zebur-İncil) Musa'nın 5 kitabı ve İncil'in 4 kitabını okuyabilirsiniz. Onun dışında Barnabas İncil'i temin edip onu okumanız en son olarak ise Kuran-ı Kerim'i okuduğunuzda, kafanızda yeni fikirler oluşacağını düşünüyorum.
Tanrı neden kendini soyut olarak değil, somut olarak ispat etmiyor?
Hz. Musa, kendisini görmek istedi, Tanrı dünyada kendisini tecelli edince dağ yıkıldı ve Musa bayıldı. Zaten Allah'ı görseydik hepimiz şu an şeytandan uzak bir şekilde iman eder ve asla doğruluktan sapmazdık. Amaç burada onun yarattığı Dünya evrenindeki mucizeleri görmek ve aklımızı kullanarak ona şükretmektir. Bu dünyanın gelip geçici bir şey olduğu ve her canlının ölümü tadacağı ve sonunda yaratıcıya dönüş olacağını Kuran anlatıyor. Evet, Allah kendisini neden somut göstermiyor sorusunu Hz. Musa'da senin gibi sorgulamış ve görmek istedi lakin gördüğünde, muhteşem bir şekilde bayıldı. Yani onu dünya gözüyle görebilmemiz mümkün değil. Dediğim gibi sırasıyla okuduğunuzda, daha iyi anlayabilirsiniz. Direkt dini kaynakları okumak Hadis ve Tefsirleri okumaktan daha sağlıklıdır çünkü birinde Allah katında inen kitap var birinde ise insan yazması var. Kutsal kitapları okuduğunuzda, anlayacaksınız.
Aslında Tanrı, kendisini somut delillere dayanarak ispat ediyor. Yağmur, rüzgar, topraktan dirilen bitkiler, meyveler ve sebzeler. Kuran'da sürekli bahseder, topraktan sizlere rızıklandırdığımız meyvalar, sebzeler verdik. Yağmurla onları dirilttik. Şüphesiz iman edenler için ibret alıcı öğütler vardır diye tabirde de bulunur. Allah'ı görebilseydik zaten kötülük zuhur etmezdi. Şeytan kibirlenmezdi ve insanları saptıramazdı.
Şeytan i bize musallat etmesi ayrı panel konusu zaten. Ben yatılı kuran kursunda geçti çocukluğum ve hafizim yıllarca dindar yaşadım ama artık fikirlerim çok değişti. Yazdığın herşeyi biliyorum.
Kuran Kursları en büyük yapılan hatadır benim gözümde. Size Arapça Kuran-ı Kerim öğretip asıl verilmek istenen mesajları vermiyorlar. Kuran-ı Kerim'i Türkçe Mealiyle okutsalar ve insan kendi yorumuyla anlayabilse iş daha farklı boyutlara taşınır. Şahsen ben kendim öyle yapıyorum. Senin gibi benim de haliyle şüphelerim var. O yüzden Tevrat, İncil, Zebur, Barnabas İncil'i ve Peygamberler Tarihi birkaç cilt ve kitaplar alarak kıyaslama yapıyorum ve içimi ferah tutuyorum. Açıkcası dinleri öğrenmek için kendi dilimizde kaynaklarından başlamamız lazım ama Dini kitaplara girersek tefsir, hadis ve ilmihal konulu kitaplara işler karmakarışık bir sisteme döngü yapıyor çünkü insani bir yorum katılıyor.
Neden binlerce din var? Hepsi diğerini kotuluyor?
İnsanlar atalarından gördüğü dinler türetmiş. Yani o zaman ki dönemlerin tarihi geçitleri okumak lazîm. Düşünsene kağıt yok, matbaa yok, bilgiye ulaşmak için internet yok, araştirmaları için kaynaklar yok. Peygamberler yollanmış belli kavimleri ki doğru yolu bulsunlar diye. Kolay mı? Google mı vardı ki dinin hakikatını bulsunlar? O yüzden o dönemi okumak ve cehaletin getirmiş olduğu bir inanç sistemlerini babalarından öğrendikleri gibi götürmüşler. Kimisi doğru yolu bulmuş kimisi ise helak olmuş yok olmuş gitmiş vs.
Eger bir Tanrı varsa insanları doğru yola cagirmanin bu olmadığını bilmesi gerekiyor
Allah onunla ilgili ayette bildirmiştir diyor ki:
“De ki: İşte Rabbiniz tarafından gelen gerçek. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29)
Kasas Suresi - 56 . Ayet
Kuşkusuz sen istediğini hidayete erdiremezsin. Ama Allah dilediğini hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi O bilir.
Eğer kalbinde iman edecek azıcık bir inanç olursa Allah zaten onu doğru yola iletir. Ama küfre sapan birisi ısrarla bunu kibrinden ötürü diretirse o zaman maalesef inanmazlar ki Hz. Musa'nın nice mucizelerine rağmen inanmayan bir topluluk yok muydu? İsrailoğulları o kadar mucizeye rağmen buzağı yaparak ilah edinmediler mi? Cahilliklerini devam ettirdiler demek ki belki de Allah'ı dahi görseler iman etmeyeceklerdi.
Hiçbir din bir başka dini kötülemez esasında. Her inanç kendi kurallarını belirlemiş ama hak dini olarak Allah katında son din islam olarak belirtildi. Aslında tahrif etmeselerdi şu an kitabımız Tevrat veya İncil'de olabilirdi ama o zaman ki yahudi bilginleri ve hristiyan alemleri kendi kanunlarını oluşturarak şan ve şöhretlerini kaybetmek istemediler. Baktılar ki işlerine gelmeyen ayetler vardı, onları değiştirmeye çalıştılar ama Kuran geldiğinde ise başaramadılar. Ha naptılar peki? Emeviler, Abbasiler ve Muaviye dönemlerinde Kuran'dan ayetlere bağdaştırmak suretiyle kendi kafalarına göre yorumlayıp sahih olmayan dediğimiz rivayetler ekseninde hadisler ortaya atılarak Kuran'ın dışına çıktılar. Hatta Allah resulü
Furkan Suresi 30. ayetinde şöyle der:
Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."
İdris Peygamber'in İki Kitabı “Enok'un Kitabı” satışı yoktur yani tükenmiştir.
www.dr.com.tr/.../urunno=0000000539031
www.idefix.com/.../urunno=0000000539031
www.amazon.com.tr/.../
urun.n11.com/.../idris-peygamberin-iki-kitabi-P258132139
Kafadan sallamayın.
Din uydurmadır.
bu benceyi okuycam