
Göktürk Devletini çoğumuz biliyoruzdur. Birinci Kök Türk devleti de önceki Türk devletleri gibi iki başlı bir yönetim ile idare edilirdi. İki kardeşin biri batı kanadını diğeri doğu kanadını idare ederdi. Böylece devletin yönetimi ve idari bölüm daha iyi sağlanıyordu fakat merkezi otorite tam sağlanamamıştı denilebilir. Nitekim bu sistem sonucunda iki kağan anlaşamaz ve Göktürk Devleti doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılır.

Batı Göktürk 659, Doğu Göktürk ise 629 yılında Çin baskılarına dayanamayıp yıkılmışlardır. Bu süreçte esir edilen Türkler, Çin baskısıyla bir bölgede yaşamaya bırakılmış ve asimile olmaları için elinden geleni yapmışlardır. Kahramanımız Kürşad, Göktürk hanedanının 10. Kafanın en küçük çocuğu olduğu biliniyor. Kürşad da diğer Türk erkekleri gibi Çin ordusuna katılmıştı ve en önemli olan şey şu ki bulunduğu ordu Çin hükümdarının güvenliğini sağlamaktı.

Göktürkler, Çin’e karşı birçok ayaklanmada bulunmuşlardır. Bu ayaklanmaların amacı bağımsızlıklarını geri alıp, yeniden bir Türk devleti çatısı altında toplanmaktır. Çin çoğu kez bu bağımsızlık ayaklanmalarını kanlı bir şekilde bastırmıştır.

Bu hareketlerin en ünlüsü ve önemlisi, hatta Türklerin içinde bulunan bağımsızlık duygusunu yeniden ateşleyen olay, Kürşad’ın başlattığı ayaklanmadır. Bu mücadele o kadar büyüktür ki Orhun Yazıtları’nda da yer almaktadır.

Kürşad ve 39 arkadaşının asıl amacı mütemadiyen tebdili kıyafet ile halk arasına karışan Çin hükümdarını esir alıp, canı karşılığında esir olan Türklerin işaretinin kalkması ve Ötüken'e gitmek istemeleriydi. Böyle bir günü planlayıp tam uygulayacak iken havanın yağmurlu olması sebebi ile imparator saraydan çıkmamıştır. Ama o kadar hızlanmış olan bu kırk Türk sözlerinden dönmemek için hava koşullarına rağmen saraya baskına gitmişlerdir. Mücadeleleri çok kanlı geçmiştir. Birçok Çin askerini öldürmeleri ne rağmen kendileri de ağır kayıplar vermiştir. Geri çekilip Ötüken yoluna giderken hava şartlarında etkisi ile askerlerle mücadelede katledilmişlerdir. Hatta Kürşad'ın kılıcı elinde et üzerinde olduğu anlatılır.

Aslında Kürşad'ın ismi de Çin kaynaklarından çevrilmiş ve tarihte böyle kaydedilmiştir. İsim olarak şaibeler de mevcuttur. Burada önemli olan isim değil Türk milletinin bağımsızlık için döktüğü kandır. M. Kemal'in de söylediği gibi "O asil kan ,damarlarımızda mevcuttur." ifadesi tam da yerinde bir ifadedir. Bu ayaklanma sonrasında bundan etkilenen Türkler de ayaklanma çıkartıp bağımsızlaşarak 2. Kök Türk devletini kurmuşlardır. Bu asil his Malazgirt'te , İstanbul'un fethinde, Çanakkale Savaşı'nda ve günümüzde de görünmektedir.

Tabii ki bu konuda daha sayısal veriler, Çin kaynaklarından alıntı belgeler ve isimler ile mevcut. Ben sadece genel kültür olarak, farkındalık yaratmak için hikayeleştirdim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar