Mabel Matiz dinleyip de isminin nereden geldiğini merak etmeyen yoktur herhalde. Bir de hayranıysanız benim gibi!

Unutulmaz bir aşk hikayesi
Zaten bu ilginçlik de neyin nesi diye aramakta bulursunuz kendinizi. Mabel adını Kumral Ada Mavi Tuna adlı romanda yer alan Tuna karakterinin takma adından alır. Peki kim bu "Mabel"? “Mabel” sakızları. Romanda Tuna adlı karakterin takma adı “Mabel”dir.
Neden Mabel ismini kullanmıştır?

Tuna, küçüklüğünde Ada ile ilk tanışmalarında kızın “Ada” demesine anlam verememiş, daha doğrusu kızın adının Ada olabileceğine ihtimal verememiş ve kendisi de değişik bir kelime söylemek adına “Mabel” demiştir. Mabel’in üzerindeki çikolata renkli kadın hep gülümser çünkü. Yaz, kış, sabah, akşam aldığı bütün sakızların üstünde o hep gülümser. Kendisine kızdığını ya da bir şeye üzüldüğünü hiç görmemiştir. Garip olan gerçek adı Fatih Karaca olan ünlü Mabel Matiz de ismini buradan alıyormuş, romanı gerçekten sevmiş olsa gerek.
"Bütün dünya bana ihanet etse, dünyadaki herkes birbirine yalan söylese ve dahi galaksilerarası kolektif bir depresyon yaşansa… Herkes sarsılsa, diz çökse, yere düşse bile ben ayakta kalabilirim. Çünkü benim Mavi Tuna’m, benim Mabel’im var ve o farklıdır!”
İnsanın etrafında bu derece güvendiği birilerinin olması kadar güzel başka bir şey daha var mı?
Akıl, aşk ve can! Bu üçü üçgendir. Her derde çare, her yaraya merhemdir.
Bölüm başlarında o konuyu neredeyse özetler nitelikte yazan ünlü şair ve düşünürlerin sözleri de çok etkileyici ve hoşunuza gidebilecek cinsten.
Sevgili nedir, cennet ne; bunu bilselerdi hiç kimse bugünü yarına vermezdi.
Konusuna gelince…

Kitabın arka kapağında konuyla alakalı olarak şu cümleler geçiyor: Genç bir öğretmen bir sabah Kuzguncuk’taki evinden apar topar alınıp askere götürülür. O, bunun bir kâbus olduğuna, arkadaşlarıysa onun iç savaşa katıldığına inanmaktadır. Oysa annesi oğlunun bir ambulansla evden götürüldüğünü anlatmaktadır…
Pek de anlamadınız değil mi? İlk elime alıp arka sayfasını okuduğumda ben de anlayamamıştım. Romanın kurgusu gereği, yaşananlar ülkemizde çıkan bir iç savaş formunda anlatılsa da, aslında her şey Tuna’nın ruhunda, kafasında başka bir değişle iç dünyasında yaşanıyor.
Peki bu savaşın sebebi neydi?

Tuna, içten içe bunun farkında olsa da kabustan uyanamıyor. Bir yandan bu korkunç savaşı yaşarken, diğer yandan çocukluğundan itibaren yaşadıklarını, Ada’yı, abisi Aras’ı, Meriç’i, hayatına uzaktan veya yakından dokunan herkesi birinci tekil ağızdan anlatıyor. Kitabın asıl güzel yanı, başkasının iç savaşını okurken, bir süre sonra kendi iç savaşınızın içinde buluyorsunuz kendinizi. Hatalarınız, yapamadıklarınız, içinizde yarım kalanlar, geç kaldıklarınız, hepsi bir bir su yüzüne çıkıyor.
Dönüyorum. Eve. Kendime. Uyanmak güzel, diye gülümsüyorum. Durum ne olursa olsun, uyanmak güzel! Camdaki suretim de bana gülümsüyor. Hem artık beni kan tutmuyor.
Buket Uzuner'in bu tatlı mizaçlı kitabı 499 sayfadan oluşmaktadır. Yer yer anlam veremeseniz de kitap bittiğinde asıl meseleyi anlayabilirsiniz. Sevebileceğinize eminim.
Keyifli okumalar dilerim...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar