Türkler, milattan önce imparatorluk kurmuş savaşçı bir millettir. Türkçenin çok düzenli bir dil olması da bizzat askerî bir dil olmasından kaynaklıdır. Türklerin milattan önce kurdukları askerî düzen bile günümüzde hâlâ kullanılmaktadır. Askerî düzeni tertip eden ve devleti imparatorluğa çeviren Mete Han'ın tahta geçtiği tarih bugün Türk Kara Kuvvetleri logosunun üzerinde yer almaktadır. (M.Ö. 209). Söz konusu askerliğin Türklerde doğuştan gelen bir meslek olması ileride birçok başarılara imza atmalarında önemli rol oynamıştır. Türklerin yaptığı bazı savaşlar, doğmaları, yükselmeleri ve yıkılmayla karşı karşıya gelmelerine neden olmuştur. İşte Türklerin tarihteki en mahiyetli 10 savaşı:
1- Daha Savaş Başlamadan ''300 Bin Düşman Askeri Ben Nereye Gömeceğim?'' Diye Hayıflanan Mete Han'ın Zaferi: Baideng Muharebesi (M.Ö. 200)

Mete Han, göçebe toplulukları bir araya getirerek bir ordu kurdu. Amacı Çinlilere gözdağı vermekti. Önce kuzey kesimlerine saldırdı. Soğuk iklim şartlarını hesaba katarak eldiven ve kapüşon takılmasını emretti. Burada Çinlilerle yaptığı ufak bir muharebeyi kazandı. Çinli okçuların parmakları soğuktan dondu ve savaşı kaybettiler. Mete Han, daha sonra kuzeyde meşhur savunma kalesi olan Mai Kalesi'ni kuşattı. Türkler, yağmalama faaliyetlerine girdi. İmparator, 300 bin kişilik ordusunu Türklerin üzerine tevcih etti. Mete Han, geri kaçma yöntemini kullanarak Çin ordusunu tarumar etti. Bu savaşta Türklerin sayısı 20 bin ile 40 bin arasında, Çinlilerin sayısı ise 300 bin civarında idi. Bu savaş sonrası Türkler, Çinlilere korku salmış ve Orta Asya'da büyük bir gücün temsilciliğini yapmaya öncülük etmişlerdi.
2- Bir İmparatorluğun Doğuşu: Dandanakan Savaşı (1040)

Buhara, Merv gibi şehirleri payitaht yapmış, Orta Çağ'ın en güçlü devletlerinden olan Büyük Selçuklu İmparatorluğu ile Gazneliler arasında 1040 yılında geçen bir muharebe. Bu savaşta Selçuklular henüz devlet kurmamışlardı. Gaznelileri mağlup ettikten sonra devlet haline geldiler ve Cend'den Bağdat'a kadar büyük bir hakimiyet kurdular. Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun doğmasıyla Türkler Orta Asya'dan Anadolu'ya muhaceret etmeye başladı ve Türk kültürü batıya doğru ilerlemeye devam etti.
3- Türklerin Yeni Yurdu: Malazgirt Meydan Muharebesi (1071)

Bugün üzerine bastığımız Anadolu'nun kapılarını Türklere açan savaş. Bizans İmparatoru Romanos Diogenes Türkleri Anadolu'dan atmak için 200 bin kişilik ordusuyla harekete geçti. Ordusu birden fazla milletin paralı askerlerinden terekküp ediyordu. Alp Arslan'ın ise 50 bin kişilik bir ordusu vardı. Tarih 26 Ağustos 1071'i gösteriyordu. Muş'un Malazgirt ilçesinde yapılan savaşı Selçuklular kazandı ve Anadolu'nun kapıları Türklere tamamen açılmış oldu.
4- Anadolu'nun Türklere Ait Olduğunun Kabul Edildiği Savaş: Miryokefalon Savaşı (1176)

Türkler her ne kadar Anadolu'da hakimiyet kursalar da Bizans zamanında kaybettiği toprakları geri almak için elinden geleni yapıyordu. Bizans imparatoru I. Manuil, Türkleri Anadolu'dan çıkarmak için harekete geçti. Onu karşılayan Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Kılıçarslan Miryokefalon'da yapılan savaştan galip ayrıldı. Bu savaş sonrasında Batı, Anadolu'nun Türklere ait olduğunu kabul etti.
5- Doğu'dan Gelen Tehlike Karşısında Osmanlı'nın Bıçak Sırtında Kaldığı Savaş: Ankara Savaşı (1402)

Osmanlı Devleti, Yıldırım Bayezid zamanında Niğbolu'da haçlılara karşı büyük bir zafer kazandı. İstanbul'u kuşatmakla meşgul olan Yıldırım Bayezid, bu sefer tehlikenin doğudan geldiğini öğrendikten sonra kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı. Timur, kendince haklı nedenlerle Osmanlı topraklarına girdi. Sivas'ı dümdüz ettikten sonra Osmanlı ordusuyla Ankara'nın Çubuk Ovası'nda karşı karşıya geldi. Savaşta Osmanlı mağlup edildi. Bu savaş sonrasında: Yıldırım Bayezid ve oğlu Şehzade Mustafa Timur'a esir düştü. Osmanlı'ya bağlanan Anadolu beylikleri tekrar özgürlüklerine kavuştu. Anadolu siyasi birliği bozuldu, taht 11 yıl boş kaldı ve İstanbul'un fethi 50 yıl gecikti. Eğer Balkanlardaki milletler de Osmanlı'dan ayrılsaydı Osmanlı tekrar beylik haline dönecekti. Bu savaştan sonra Osmanlı tarih sahnesinden silinebilirdi.
6- Çağ Kapatıp Yeni Bir Çağ Açan Kuşatma: İstanbul'un Fethi (1453)

Osmanlı padişahlarından II. Mehmed, tahta geçtikten sonra hemen İstanbul kuşatması için hazırlıklara başladı. Gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra Osmanlı ordusu Edirne'den yola çıkarak İstanbul'a geldi. Bizans, Haliç'e zincir çekerek mükemmel bir mukavemet sağladı ancak bu savunma stratejisi II. Mehmed'in dehası için yeterli değildi. Gemiler bir gecede karadan yürütülüp Haliç'e indirildi. 29 Mayıs 1453 günü Türkler tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden 1100 yıldır ele geçirilemeyen şehre girdi. II. Mehmed, ''Fatih'' unvanını aldı, Osmanlı, imparatorluğa yükseldi. Orta Çağ kapandı, Yeni Çağ başladı.
7- Avrupa'ya Açılan Kapı: Belgrad'ın Fethi (1521)

Fatih Sultan Mehmed zamanında Belgrad hariç tüm Sırbistan ele geçirilmişti. Ancak Kanuni Sultan Süleyman için bu yeterli değildi. Çünkü o, Avrupa'nın içlerine kadar ilerlemek istiyordu. Bu yüzden Belgrad'ın alınmasını zorunlu görüyordu. Ayrıca Belgrad, Osmanlı'nın Avrupa'ya yapacağı seferlerde askerî üs görevi görecekti. Balkanların sonu, Avrupa'nın girişi sayılan Belgrad, 1521 tarihinde Türklerin eline geçti ve Avrupa yolu Türklere açıldı. Yine Kanuni zamanında Macaristan ile devrin en kısa meydan muharebesi olan Mohaç Meydan Muharebesi yapıldı, savaş 2 saatte Türklerin galibiyetiyle sonuçlandı.
8- Çanakkale Geçilmez, Mustafa Kemaller Ölmez: Çanakkale Savaşı (1915-1916)

İtilaf devletlerinin kara ve denizden başlattığı hücum karşısında Osmanlı'nın direniş gösterdiği ve ''geçemezsiniz!'' dediği savaş. Türklerin tarihte gösterdiği en kahramanca savaşlardan biridir. Metrekareye 6 bin merminin düştüğü savaştır. Öyle ki, bu savaşta havada çarpışan mermilerin olması zaten bunu açıkça göstermektedir. Bu savaşta kadınlar ve gençler de cephede yer almış ve vatan ne pahasına olursa olsun savunulmuştur.
9- Düşmanın İlerlemesine Uzun Bir Süreden Sonra İlk Defa ''Dur!'' Denilen Savaş: Sakarya Meydan Muharebesi (1921)

İnönü savaşlarıyla dize getirilemeyen Yunanlılar, kuvvetleriyle Ankara'ya doğru ilerleyip Ankara'yı da çökertme peşindeydiler. Harp tarihinin en uzun meydan muharebesi 23 Ağustos 1921 ile başladı. 22 gün 22 gece devam eden bu muharebeden Türkler muzaffer olarak ayrıldı. Yunanlıların gücü kırıldı, Mustafa Kemal'e ''Gazi'' ve ''Mareşal'' rütbesi verildi.
10- Emperyalizm'in Maşası Yunan Ordusunun Süpürüldüğü Galibiyet: Büyük Taarruz (1922)

Afyon ve Eskişehir çizgisinin Yunan ordularıyla dolması, Anadolu ve özellikle de Ankara'nın risk altına girmesi Yunanlılara karşı bir taarruzu zorunlu kılmıştı. Savaşa çok sayıda genç de katıldı. Yunanlılar, 30 Ağustos 1922 günü geri çekilmeye başladı. Ama öyle bir kaçtılar ki, rivayetlere göre Türk askerleri onları kovalamayı onlarla savaşmaktan daha yorucu buldu. Zira Mustafa Kemal, İzmir'e kadar takip edilmelerini emretmişti. Bu mücadele sonrasında silahla verilen Millî Mücadele sona ermiş ve Türkler Yunanlılara karşı yurdun güvenliğini sağlayabilmişti.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar