Ödül almış kitapların benim için yerleri bambaşkadır. Nedeni belli aslında. Öyle yalın dilleri oluyor ki ya da öyle güzel temalar ele alınıyor ki okumamak mümkün olmuyor. Klasikler olsun, öyküler olsun dünyaca bir üne kavuştu ise, herkesin dilinde ise hep alıp okumaya çalıştım kendimce.

Ve bunları da sizin için derledim.
Masumiyet Müzesi

''Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum'' Kitabı tam olarak anlatan, öyle altı dolu bir cümle ki, adeta kitabın özeti! Yazarı Orhan Pamuk'tur. Kitabın dili çok yalın gayet edebi tarzda bir roman olmuş. Saplantılı bir aşk başka şekilde anlatılamazdı. Yazar zengin kız fakir oğlan ilişkisini öyle bir işlemiş ki, her buhranı içinizde yaşıyorsunuz. Orhan Pamuk, ince ince işlediği, gerçek bir saplantının gerektirdiği gibi, hiç bir detayı atlamadığı ve bu detaylar üzerine kurduğu romanın her bir parçasını gerçekliğe böyle taşımış. Müzesini gezme fırsatı elde edemediyseniz, kesinlikle bir gün gezin. Avrupa da yılın müzesi seçilmiştir.
Körlük

Yazarı Jose Saramago'dur. Nobel Ödüllü bir yazar ve kitaptır. Uzun süredir listemde olan bir kitaptı. Hep dili ağırdır dedim, klasiktir dedim, ödüllü dedim erteledim. Ama çok pişman oldum. İlk sayfalarından beni esir almaya başladı. Ve her sayfada okkalı bir ders almaya başladım. Kitap konusal olarak sıradan bir günde aniden kör olmaya başlayan insanları konu alıyor. Ve zamanla bütün köy kör oluyor. Kitabı okurken kitapta yaşanan kaosu yaşıyor ve insanlıktan çıkılmış duruma hayret ediyorsunuz. Körlük bakış açınızı değiştirebilecek sıra dışı bir kitap oluveriyor.
Bazen sessiz kalmak en büyük alkışlamadır.
Yüzyıllık Yalnızlık

Gabriel Garcia Marquez'in kaleme aldığı mükemmel tasvirlere sahip olan ve Nobel Ödüllü bir kitaptır. Yazarın çocukluk yıllarını mükemmel bir doğaüstü kurgu ile kaleme almış ve bunu yalın dille okura aktarmıştır. Ben okurken çok keyif aldım. Anlamadığım yerler oldu dönüp dönüp okudum. Yazar kitaplarında gerçeğe dayanan tek bir şey bile olmadığını ifade etse de, günümüz sistemine, insanlarına büyük eleştiriler mevcuttur.
Belden aşağısı bedenin aşkı, belden yukarısı ruhun.
Bulantı

Herkesin mutlaka eline bir kez alıp bıraktığı bir kitaptır ve neredeyse herkesin dilindedir. Ankara'nın 2. el kitap sokağı Olgunlar'dan edinip okumak istemiştim hatta. Bulantı okuduğum ilk Sartre kitabı idi. Yazarı ele alarak ilk aklıma gelen varoluşçuluk oluyor. Bu eserde bu akımı ele alarak kaleme alınmış bir eser. Bu kitapla dünya gerçeklerinin insana bulantı verdiğini anladım. Bu bulantı insanı bilinçli hale getiriyor bunu anladım. İlk olarak çok korksam da kitabın içerdiği ağır felsefeye rağmen hiç sıkılmadım. Cümleler kayıp giderken ister istemez sorgulamaya başladım ve sayfalar akıp geçti.
Yalnızdım, ama bir kente yürüyen ordu gibiydim.
Yabancı

Ödüllü bir yapıt olan kitapta her şey çok kısa bir süre içinde gerçekleşir. Adının hakkını verip olayda tam bir yabancı ve yabancılaşma vardır. Kişi yaşam evrelerine yabancılaşmıştır. Biraz marksist bir roman ve yine biraz varoluşçuluk hakimdir. Özetle hayata, topluma ve yaşama saçma gözüyle bakan bir aktarım mevcut.
Kendi kendime yabancı kalacağım hep.
BOL OKUMALI GÜNLER DİLERİM.
OKUYUN, VAZGEÇMEYİN.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar