Merhabalar!
Bu gece de eserleri ile iç dünyalarını yakından tanıma fırsatı bulduğumuz dünyaca ünlü yazarların, en az iç dünyaları kadar tuhaf ve oldukça ünsüz alışkanlıklarına değinmeye karar verdim.
Karşınızda Tuhaf Alışkanlıklara Sahip Dört Büyük Yazar!
Dan Brown

Da Vinci Şifresi'nin yazarı kendisi, zaten tanıyorsunuzdur. Sayın Dan Brown, masasında her daim kum saati bulundururmuş, nedeni de oldukça makul aslında.
Her saat başı kitabını bir kenara bırakır ve kalkıp spor yaparmış. Düşününce kulağa mantıklı geliyor aslında değil mi? Şınav, mekik çekiyor vücudunu esnetiyor, kaslarını rahatlatıyor ve devam ediyor yazmaya kaldığı yerden.
Denemenizi öneririm, biraz evvel iç şınav iki de mekik çektim ben, oldukça faydalı. Gönül isterdi ki daha fazla çekebileyim ancak cehennem hayatımızdan düşürülmesini talep edebileceğimiz derecede sıcak şu günlerde bu bana yetti.
Aaron Sorkin

2010 yapımı The Social Network filminin senaristi olan Aaron ise yazdığı senaryolardaki sahneleri aynanın karşısında canlandırıyormuş. Karaktere bürünüp diyalogları seslendiriyor, yaratacağı etkiyi ilk olarka kendi üzerinde test ediyormuş.
Hatta bir keresinde abartmış bu role girme işini, öyle kaptırmış ki kendini, salladığı eli burnuna çarpmış. Evet, bu ünlü senarist aynanın karşısında kendi burnunu kırmış.
Honoré De Balzac

Ünlü Fransız yazar deliler gibi kahve tüketirmiş. Günde aşağı yukarı elli fincan kahve. Dile kolay!
Çok eğlenceli bir kişilik olduğuna yemin edebilirim, ancak kanıtlayamam. Ama bir düşünsenize, elli fincan kahveden sonra bir insanın geleceği hali. Yürüyen dinamit gibi bir şey olacaktır muhtemelen.
Yazarın her bir fincandan sonra söylemesi muhtemel cümlelere ilişkin bir yazı dahi buldum. Brendan O’Hare tarafından hazırlanan elli cümlelik liste de tam olarak ŞURADA!
Virgina Woolf

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük kalemlerinden biri olan yazarı Deniz Feneri isimli kitabı ile tanırsınız.
Virginia'nın tuhaf alışkanlığı ise eserlerini yaratırken bir edebiyatçı gibi değil de bir ressam gibi hareket etmesi. Yüksek ve eğimli bir masada, adeta bir ressamın kağıdına emanet ettiği renkleri izlemek için uzaklaştığı gibi, o da yazdığı cümleleri ara ara masadan uzaklaşarak izlermiş.
Çok tatlı değil mi? Ben çok sevdim bu fikri. Hatta şu an ayakta yazıyorum. Biraz formsuzum sanırım, hafiften ağrıdı belim ama ileride sıkıntısız olarak yapabileceğime de inanıyorum!
İşte, o ünlü yazarların bilmediğinizi ve sizi şaşırtmasını ümit ettiğim özelliklerinden birkaçını sıraladım. Umarım hoşunuza gitmiştir, zira benim çok hoşuma gitti, şimdi gidip diğer yazarları da kurcalayacağım.
Okuyan yüreklerinize sağlık, sağlıcakla kalın!
#felfire
#kültürsanat
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer