Bir anlığına internetin Osmanlı Döneminde de olduğunu varsayalım ve gözlerimizi kapatıp KizlarSoruyor'u zaman makinesiyle geçmişe taşıyalım.
Sitemizin adı KizlarSoruyor değil Cins-i Latif Sual Eyliyor olurdu.

Flört, cinsellik gibi konuşulması adab-ı muaşerete uygun olmayan kategoriler olmaz ve diğer konu başlıkları da farklı ve döneme uygun olurdu.
Evlilik muhabbetlerinin edildiği Dest-i İzdivaç, dini konuların tartışıldığı Tasavvuf, ayrılığın hüznünün paylaşıldığı Firkat, kavuşma, aşk ilişkileri ve tanışma gibi konuların konuşulduğu Vuslat, dış görünüş hakkında merak edilenlerin hepsi Cemal-i Zatiye gibi kategorilerdeki paylaşımlar büyük bir terbiye dahilinde yapılırdı.

En iyi görüş sembolü erkekler için kızlara vermek üzere gül veya karanfil, kızlar için ise değişik renklerde oyalı mendiller olurdu.

Öyle übermiş, süpermiş moderatörler olmaz onun yerine sitenin sükunetini sağlayan yönetici anlamına da gelen Zimamdar'lar olurdu.
Şimdiki editörlerin yerini Muharrir denen ve yazım kurallarını iyi bilen ve her türde yazabilen kişiler alır, kaliteli yazılarıyla öne çıkan ve yazdıkları sanat değeri taşıyanlara Edip ünvanı verilir, bunlar muharrirlerin bir üst kademesi olurdu.
Kızlar ve erkekler haremlik ve selamlık olarak sayfanın 2 yanında ayrı bölümlerde toplanır öyle altlı üstlü paylaşımları şahsen yapıp bir araya asla gelemezlerdi.
Soru sormak isteyen kızlar bayan zimamdarlara, erkekler ise erkek zimamdarlara sorularını teslim eder, sorular adaba uygun bulunursa soranın profili gizlenerek ve mesajları kapatılarak yalnız cinsiyet kısmı açık kalacak şekilde sayfaya eklenirdi.
Görüş bildirmek de yine aynı usulle hangi soruya görüş yazılacağı zimamdarlara bildirilerek yapılırdı. Sitenin canlı yayını bu yüzden çok ağır işlediğinden fonda 'Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur' şarkısı çalar en azından üyeler sıkılmadan beklerdi.
Profillerde erkekler bıyık burarak hava atar ve kızlar göz süzerdi.

Sunucuların canı olmazdı.

Server yoğunluğundan site yavaşladığında veya teknik bir nedenle çöktüğünde bu bir şekilde üyelere bildirilirdi. Ancak ekranda sunucuların da canı var yazısı yerine necefli maşrapa görülürdü.

Vee paylaşımlarımız da elbette edep dahilinde olurdu. Küfür, hakaret olmaz kalp kırıp incitmemeye özellikle dikkat edilirdi.
Cemal-i Zatiye Bölümü
Kızlarda şimdiki gibi baldır bacak, kalça, göğüs sergileyerek nasılım diye sormak yerine ferace, çarşaf ve peçe ardından belki bir çift göz veya en fazla kınalı narin bir el veya yüz paylaşılırdı.

Six packten bihaber kaytan bıyıklı erkekler başlarında fes ellerinde baston ile kendilerine yapılacak yorumları dört gözle beklerken atılacak oyalı ve lavanta kokulu bir mendilin de hasretini çekerlerdi.

Cemalim nicedir? Cemal-i Zatiyem nicedir deyu bir sual eyleyip müsbet cevabınızı beklemekteyim.
(Nasılım? Dış görünüşüm nasıl diye sorduğum soruya olumlu cevaplarınızı bekliyorum.)
Biraz daha utangaç olanlar bu akıma uyabilmek adına sadece fes, peçe veya en fazla bir mendil fotosu paylaşıp tarzlarından karakter ve kalitelerinin anlaşılabileceği ümidiyle bekleşirlerdi.
Dest-i İzdivaç Bölümü
O zamanlarda flört, aşk meşk gibi konular tabu olduğundan öyle ulu orta konuşulmaz edep bozulmazdı.
Evlilik hazırlığında olanlar fikir alışverişinde bulunur, kalpleri henüz boş olanlar en güzel görüşleri yazmada birbirleriyle yarışarak yine bir mendil beklerlerdi.
Terbiye had safhada olduğundan laf atmalar, özelden rahatsızlık vs olmayacağından görüşleri beğeni toplayanlar zimamdarlara bildirilir takip isteğinde bulunulurdu. İnceleme sonrası izin çıktığında gizliden takip edilir zamanı geldiğinde ilan-aşk edilip kalp açılırdı.
Hatunlar bir araya geldiklerinde aralarında fısıldaşarak kıkırdar gelen takip tekliflerini değerlendirirlerdi.

Gül cemalinizi ruy'et eylediğimden beri deli divane gezer ab-ı bade-reng eylerim. Gayem zat- alinizi taciz etmek değil bilakis dest-i izdivacınıza talip olmaktır. Bu gaye ile muhabbet hasıl etme şerefine nail olabilir miyim?
(Güzel yüzünüzü gördüğümden beri deli divane gezer kanlı gözyaşı dökerim. Amacım sizi taciz etmek değil evliliktir, bu amaçla muhabbet kursak nasıl olur?)
Dönemin tripleri, atarları da başka olurdu.
Şimdiki gibi kezban, kamil gibi muhabbetler olmadığından ve Ruslar, Koreliler ortada cirit atmazken, Brad Pitt, Justin Bieber gibi ünlüler henüz nefes bile almıyorken, değil biscolatanın bisküvinin bile adı duyulmadığından 'Bir biscolata erkeği bile değilsin evlenmekmiş hıh! Dön de bir aynaya bak kamil!' şeklinde tripler atılmazdı.
Onun yerine daha kibar ama bir o kadar kesin sonuç veren tavır takınılırdı.
Bre densiz! Çehrenize bir sille-i Osmani nakşedersem terk-i hayat eylersiniz.
(Kendini bilmez şey, suratına bir osmanlı tokadı atarsam hayatı terkedersin.)
Firkat Bölümü

Zaman savaş zamanı tabi. Osmanlı Devleti genişliyor. Eh bu da kavuşmayı bekleyen gençleri vuruyor. Sefere çağrılıyor ve sevdiklerinden yıllarca ayrı kalıyorlardı.
Bu bölümde gözyaşı, salya sümük bazen dram bazen bir trajedi yaşanır sefer sonrası sağ salim dönemeyeceğinden veya dönse bile sevdiceğini bir başkasıyla evlendirilmiş bulacağından endişe eden erkekler ve sevdiklerinin yüzünü değil tabutunu okşamaktan korkan kızların soruları iç parçalardı.
Biz hasretle vuslatı beklerken devlet-i aliyye'den seyr-ü sefer emri ile müteessir olduk. Uzun harb sonrası halimiz nice olur?
(Biz kavuşmayı beklerken devletimizden gelen sefer emri ile üzüntüye boğulduk. Uzun bir savaş sonrası kavuşmamız nasıl olur?)
Sevdiceğinin vefasızlığından yakınıp çare arayanların da köşesi olurdu bu bölüm.
Gül cemalim bivefadır. Cananımdan değil canımdan usandım. Disem gamum inanur mı?
Vuslat Bölümü
Bu bölümde uzun ayrılık sonrası kavuşmalar veya henüz ilk tanışma anında yapılacaklar konuşulurdu.

Erkekler göz süzen, utandığı için bakışlarını kaçıran kızların arasından uygun eşler seçebilmek ve sonra sında edepli bir cilveleşme veya tatlı bir sohbet sırasında kikirdeşmekten öteye geçmeyen flört dönemi hakkında sorular sorarken kızlar da sevgisini nasıl belli edeceğine dair paylaşımlarda bulunur fikir münazarası yaparlardı.
Müşkül geçen sefer sonrası habibüm labis-i libas-ı hayat ile an-ı vuslatımıza hazırlanmaktadır. Kalb-i harabımın temin-i içün müsbet cevablarınızı bekliyorum?
(Zor geçen sefer sonrası sevgilim sağ salim dönüyor ve kavuşma anımıza hazırlanmaktadır. Harab olan kalbimin tamiri için olumlu yanıtlarınızı bekliyorum?)

Sitemizi kısa bir süreliğine geçmişe götürüp getirdik. Sürç-i lisan eylediysek affola..
Sevgiyle kalın, mutlu olun..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar