Gizli Üye(25-29)+1 yılBence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi işçi hakları için New York'ta bir fabrikada direniş eylemi yapan kadınlar fabrika binasına kilitlendi ve çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi (8 Mart 1857). 1977 yılında BM genel kurulunda yapılan oylama ile 8 Mart günü, Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kadınlara armağan edildi. Batı dünyasında kadınlar bugünkü haklarını direnerek, can vererek, mücadele ederek söke söke aldılar. 20. yüzyıl ortalarında bile Amerikan toplumunda, muhafazakar eyaletlerde kadınların görevi iyi birer ev hanımı olmak ve çocuk büyütmekti. Bizde ise, dünya tarihinin en büyük lideri Atatürk tarafından, sahip olduğu üstün insani değerleri sayesinde, Türk kadınına, 60ü yıllık esaretin ardından altın tepside sunuldu ve maalesef değeri bilinmedi. Dini kuralların da etkisiyle toplumun büyük bölümünde halen kadınlar çocuk doğurmak ve erkeğe hizmet etmekle görevli, evlenene kadar "namusunu korumakla" yükümlü birey olarak görülüyor. Taşrada kadınların çalışmasının halen aile hayatı için tehdit olarak görüldüğü geri kalmış yerler var. Ev işlerini karısıyla paylaşan erkeğin zayıf, kılıbık vs ifadelerle aşağılandığı yerler var. Kadının ikinci sınıf sayıldığı kültürel altyapıdan çıkamamış yerler var. Genç kızların yaşıtları erkeklerle iletişimi, arkadaşlığı "elalem ne der" kaygısı ile kısıtlanınca genç erkeklerin cinselliğe aç yetişmeleri, ileride tanıdıkları her kadını cinsel obje olarak görmelerine neden oluyor. Tutucu toplumsal yapı, aslında gençlerin gelecekte karşı cins ile normal, sağlıklı, insani ilişkiler kurmalarını önleyerek onların mutsuzluğuna ve karşı cinse sürekli şüphe ile yaklaşmalarına neden oluyor. Erkeklerin, kadınlara sadece cinsellik odaklı yaklaşmalarının da, kadınları eğlenilecek-evlenilecek kadın diye ayırmaları da bu sebepten. Umarım ki seninle cinselliğe odaklanmadan, seni kendisiyle eşit haklara sahip bir birey olarak gören, sana vajinandan dolayı değil, kişiliğinden dolayı Bence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi işçi hakları için New York'ta bir fabrikada direniş eylemi yapan kadınlar fabrika binasına kilitlendi ve çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi (8 Mart 1857). 1977 yılında BM genel kurulunda yapılan oylama ile 8 Mart günü, Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kadınlara armağan edildi. Batı dünyasında kadınlar bugünkü haklarını direnerek, can vererek, mücadele ederek söke söke aldılar. 20. yüzyıl ortalarında bile Amerikan toplumunda, muhafazakar eyaletlerde kadınların görevi iyi birer ev hanımı olmak ve çocuk büyütmekti. Bizde ise, dünya tarihinin en büyük lideri Atatürk tarafından, sahip olduğu üstün insani değerleri sayesinde, Türk kadınına, 60ü yıllık esaretin ardından altın tepside sunuldu ve maalesef değeri bilinmedi. Dini kuralların da etkisiyle toplumun büyük bölümünde halen kadınlar çocuk doğurmak ve erkeğe hizmet etmekle görevli, evlenene kadar "namusunu korumakla" yükümlü birey olarak görülüyor. Taşrada kadınların çalışmasının halen aile hayatı için tehdit olarak görüldüğü geri kalmış yerler var. Ev işlerini karısıyla paylaşan erkeğin zayıf, kılıbık vs ifadelerle aşağılandığı yerler var. Kadının ikinci sınıf sayıldığı kültürel altyapıdan çıkamamış yerler var. Genç kızların yaşıtları erkeklerle iletişimi, arkadaşlığı "elalem ne der" kaygısı ile kısıtlanınca genç erkeklerin cinselliğe aç yetişmeleri, ileride tanıdıkları her kadını cinsel obje olarak görmelerine neden oluyor. Tutucu toplumsal yapı, aslında gençlerin gelecekte karşı cins ile normal, sağlıklı, insani ilişkiler kurmalarını önleyerek onların mutsuzluğuna ve karşı cinse sürekli şüphe ile yaklaşmalarına neden oluyor. Erkeklerin, kadınlara sadece cinsellik odaklı yaklaşmalarının da, kadınları eğlenilecek-evlenilecek kadın diye ayırmaları da bu sebepten. Umarım ki seninle cinselliğe odaklanmadan, seni kendisiyle eşit haklara sahip bir birey olarak gören, sana vajinandan dolayı değil, kişiliğinden Bence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi işçi hakları için New York'ta bir fabrikada direniş eylemi yapan kadınlar fabrika binasına kilitlendi ve çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi (8 Mart 1857). 1977 yılında BM genel kurulunda yapılan oylama ile 8 Mart günü, Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kadınlara armağan edildi. Batı dünyasında kadınlar bugünkü haklarını direnerek, can vererek, mücadele ederek söke söke aldılar. 20. yüzyıl ortalarında bile Amerikan toplumunda, muhafazakar eyaletlerde kadınların görevi iyi birer ev hanımı olmak ve çocuk büyütmekti. Bizde ise, dünya tarihinin en büyük lideri Atatürk tarafından, sahip olduğu üstün insani değerleri sayesinde, Türk kadınına, 60ü yıllık esaretin ardından altın tepside sunuldu ve maalesef değeri bilinmedi. Dini kuralların da etkisiyle toplumun büyük bölümünde halen kadınlar çocuk doğurmak ve erkeğe hizmet etmekle görevli, evlenene kadar "namusunu korumakla" yükümlü birey olarak görülüyor. Taşrada kadınların çalışmasının halen aile hayatı için tehdit olarak görüldüğü geri kalmış yerler var. Ev işlerini karısıyla paylaşan erkeğin zayıf, kılıbık vs ifadelerle aşağılandığı yerler var. Kadının ikinci sınıf sayıldığı kültürel altyapıdan çıkamamış yerler var. Genç kızların yaşıtları erkeklerle iletişimi, arkadaşlığı "elalem ne der" kaygısı ile kısıtlanınca genç erkeklerin cinselliğe aç yetişmeleri, ileride tanıdıkları her kadını cinsel obje olarak görmelerine neden oluyor. Tutucu toplumsal yapı, aslında gençlerin gelecekte karşı cins ile normal, sağlıklı, insani ilişkiler kurmalarını önleyerek onların mutsuzluğuna ve karşı cinse sürekli şüphe ile yaklaşmalarına neden oluyor. Erkeklerin, kadınlara sadece cinsellik odaklı yaklaşmalarının da, kadınları eğlenilecek-evlenilecek kadın diye ayırmaları da bu sebepten. Umarım ki seninle Bence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi toplumsal yapı, .
10 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye(18-24)+1 yıl1) En başta erkeklerle uğraşıyorlar
2) Her ay 7-8 gün ağrı çekiyorlar
3) Evlense bi dert evlenmese ayrı bir dert
4) ŞİDDETTT!!!
5) Baskıcı bir ailesi varsa en zor olanı
6) Evde her işin onlara yüklenmesi
7) Sevmediği bir adama zorla verilmesi
DAHA NELER NELER
.
.
.11 Yorumla
+1 yılŞu mesleği yapıcam diyince erkeklerin o dalga geçmesi çok iğrenç tavırları var bazılarının
20 Yorumla
+1 yılDoğum sancısı ve regl hanımefendi
20 Yorumla
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
11Cevap
- Kızlar Bir Adım Öne konusunda 1,5b cevap paylaştı.
u +1 yılAyrımcılığa mağrus kalmak maalesef
10 Yorumla
+1 yılAy çok fazla var "kadın olmak" kalıbı bile yeterince zor
10 Yorumla
+1 yılAnlaşılmaz değer verim değer görmemek ikinci plana atılmak. .
10 Yorumla
+1 yılgece ya da gündüz dışrı çıtıığın zaman ne giyersen giy herkesin canım canım bakması, sokakta korkuyla yürümek, obje olarak görünmek, köle olarak görünmek
30 Yorumla
+1 yılSütyen kullanımı başlı başına.
10 Yorumla
+1 yılSence nelerdir
13 Yorumla- +1 yıl
Evli misin
Gizli Üye(25-29)+1 yılZorluğu yok, azıcık beynini kullansan yeter ama onu bile kullanmak zor geliyor.
05 Yorumla
Cevap sahibi+1 yılKadınlar erkeklerin durumundan bihaber asıl, komiksin.
Cevap sahibi+1 yılE kadınların yaşadıkları benim neden umurumda olsun? Plazalardan düşerken bol şans.
+1 yılAyakta işeyememek.
10 Yorumla
+1 yılBedenini tüm ahlaksız erkeklerden korumak.
20 YorumlaSanırım sayfalarca yazılır
21 Yorumla
+1 yılEşitsizlik
10 Yorumla
+1 yılkadın değilim bilmiyorum
10 Yorumla
+1 yılZor olmayan yanları desen bizi daha az yorarsın.
10 YorumlaRegl bence
10 YorumlaHangisini Sayalım Ki
10 Yorumla
+1 yılKadın olmak
10 Yorumla
+1 yılErkek olmamak
10 Yorumla
Detaylı bilgi

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer