Vefa nedir size göre? Vefalı bir insan mısınız?

Bir kimse, zor zamanda kendisine yardım eden, iyilik yapan bir şahsın bu iyiliğini kendisi rahatlığa kavuştuğunda unutuyorsa onda "vefa" ve "şükran" duygusu bulunmuyor demektir. Bu kişinin söz konusu davranışı "vefasızlık" veya "nankörlük" diye isimlendirilir. Dar zamanda el uzatanı, bolluk zamanında unutmuyorsak o zaman "vefâ" ve "minnet" duygusu bizde mevcut demektir.

Allah Resûlü (s. a. v.) her konuda bizim için örnek olduğu gibi "vefa" duygusu konusunda da örnektir. Onun vefasını gösteren yüzlerce örnek vardır ancak burada tek birine yer vereceğim.

Onun vefa duygusu sadece müminlere değil, kendisine iyilik eden kâfirlere bile ulaşıyordu.

Bilindiği üzere Allah Resûlü'nün (s. a. v.) amcası Ebu Talib hayatta iken kendisini koruyup kolluyor, Mekke müşriklerinin ileri gelenlerine karşı onu himaye ediyordu. Bi'setin 10. yılında Ebu Talib ve Hz. Hatice'nin vefatı ile birlikte Allah Resûlü (s. a. v.) biri aile içinde diğeride dışarıya karşı kendisine sürekli yardım ve destek sunan iki önemli dayanağını yitirmiş oldu. Müşriklerin baskıları günden güne daha da arttı. Bunun üzerine Allah Resûlü Mekke'de bunalınca İslam'ı yaymak üzere başka topraklarda arayışlar içine girdi. Bunun için Tâif şehrine gitti. Ancak Tâif'te aradığını bulamadı. Kendisine hakaret etmekle kalmadılar aynı zamanda onu çocuklara ve ayak takımına taşlattılar. Bunun üzerine Mekke'ye geri dönmeye mecbur oldu.

Allah Resûlü, o zamanın âdetine göre Mekke'ye himâyesiz giremeyeceğini biliyordu. Bunun üzerine kendisini himâyesine alması için bir iki kişiye haber gönderdiyse de olumlu sonuç alamadı. Sonunda kâfirler içinde diğerlerine göre insaf sahibi olan Mut'im bin Adiyy'e haber gönderdi. Mut'im onu himaye etmeyi kabul etti, adamlarını göndererek kendisini Mekke'ye getirtti.

Aradan yıllar geçti, Mut'im -kâfir olarak- öldü. Derken Bedir savaşı yapıldı ve savaşta pek çok kâfir esir olarak ele geçirildi. Bunun üzerine Allah Resûlü (s. a. v.) şu unutulmaz sözü söyledi:
Güncellemeler
+1 yıl
"Mut'im bin Adiy şimdi hayatta olsa ve bu esirleri serbest bırakmamı isteseydi onları bırakırdım." (Buharî, Humus, 16)

İşte vefa... İşte minnettarlık duygusu... Hem de kime karşı? Bir kâfire karşı. Varsın kâfir olsun! Değil mi ki zor zamanda kol kanat gerdi, himaye etti. Öyleyse rahatlık ve galibiyet zamanında onun bu iyiliği unutulur mu?

Rabbimiz, bizleri Allah Resûlü'nün (s. a. v.) ahlakından, sünnetinden ve sîretinden ayırmasın.

Soner Duman
Vefa nedir size göre? Vefalı bir insan mısınız?
Cevapla