Sizce insan aynı imtihanı kader yüzünden mi yaşar, yoksa öğrenemediği ders yüzünden mi hep başa döner?

Kimi Sınavını Verir, Kimiyse Döner Durur Hep Başa

Hayat bazen aynı kapıyı defalarca çaldırır insana. Aynı insanlarla, aynı kırgınlıklarla, aynı hatalarla yeniden karşılaştırır. Biz bunu kaderin cilvesi sanırız; oysa tasavvuf ehli buna terbiyenin devamı der. Çünkü Allah, kuluna öğretmek istediği dersi öğrenmeden o sayfayı kapatmaz.

İnsan çoğu zaman "Neden hep aynı şey benim başıma geliyor?" diye sorar. Oysa belki de asıl soru şudur: "Ben bu olaydan neyi öğrenmeyi reddediyorum?" Çünkü değişmeyen imtihan değil, değişmeyen bizizdir.

Tasavvufta her musibet, her sevinç, her ayrılık ve her kavuşma bir aynadır. O aynada karşımızdakini değil, kendimizi görmemiz beklenir. Aynaya bakıp sadece başkasının kusurunu arayan, aynı aynanın önüne tekrar tekrar gelir. Çünkü imtihanın konusu insanlar değil, insanın kendi nefsidir.

Kimi, başına gelen acının içindeki hikmeti görür; sabırla, teslimiyetle ve muhasebeyle yoluna devam eder. O imtihan onun için bir merdiven olur. Kimiyse sadece acıya odaklanır; öfkesini büyütür, suçlu arar, nefsini haklı çıkarır. Böyle olunca aynı ders farklı kişilerle, farklı zamanlarda yeniden karşısına çıkar. Çünkü sınavın mekânı değişir, sorusu değişmez.

Nefis, kendini haklı çıkarmayı sever; ruh ise hakikati bulmayı ister. İnsan hangisini dinlerse yolu oraya çıkar. Eğer nefsini dinlerse daire çizer; aynı yerde döner durur. Ama ruhunu dinlerse, her imtihan onu Rabbine biraz daha yaklaştıran bir basamak olur.

Belki de bu yüzden bazı insanlar yıllar geçse de aynı kırgınlığı yaşar, aynı yanlış insanlara güvenir, aynı öfkeye yenilir. Çünkü zaman geçmiştir ama nefis değişmemiştir. Hâlbuki tasavvuf, zamanın değil, insanın değişmesini hedefler.

Ben artık şuna inanıyorum: Allah hiçbir kulunu aynı acıyla cezalandırmaz. Ama kul aynı dersi öğrenmezse, rahmet gereği onu tekrar aynı hakikatin kapısına getirir. Çünkü Rabbimiz cezalandırmak için değil, olgunlaştırmak için imtihan eder.

Demek ki mesele, başımıza ne geldiği değil; başımıza gelenin bizi kime dönüştürdüğüdür. Kimi sınavını verir ve yoluna devam eder. Kimiyse aynı kapının önünde yıllarca bekler. Kapıyı kilitleyen kader değildir; çoğu zaman anahtarı elinde tutan nefistir.

Sizce insan aynı imtihanı kader yüzünden mi yaşar, yoksa öğrenemediği ders yüzünden mi hep başa döner?
Cevapla