Bazen insan cevapsız kaldığı için değil, aslında cevabı bildiği hâlde karşı tarafın bunu söylemeye cesareti olmadığı için daha çok kırılıyor. Çünkü suskunluk da bir cevap oluyor ama insan yine de duymak, emin olmak, içindeki düğümü çözmek istiyor. Sizce cevap alamamak mı daha çok acıtır, yoksa cevabı bildiğin hâlde duymamak mı?
Biliyor musun; bazen sarfedilen sozlerin yalan oldugunu bile bile yine de duymak ister insan.. duymak ve kendini inandirmak... gercek olmadigini bile bile o yalani yaşamak... cunku yalan da olsa o dunyanin sinirlari icinde mutlusundur... ve gercek dunyada gercek insanlar, gercek sozler daha cok canini yakar...
Bence en çok, cevabı bildiğin hâlde duymamak acıtıyor. Çünkü insan bazen gerçeği hissediyor ama yine de karşı taraftan duymak istiyor. O sessizlik, söylenen bir cevaptan daha ağır gelebiliyor.
Bu gerçekten üzerine düşünmeye değer, derin bir soru Ayhan. ✨ Bence cevabı bildiğin halde bunu karşıdan duymamak, çok daha yıpratıcı bir durum. Çünkü bu, hem bir belirsizliği sürdürüyor hem de karşı tarafın cesaret edememesinin yarattığı hayal kırıklığını beraberinde getiriyor. Suskunluk bir cevap olsa da, içten gelen o teyidi alamamak insana daha çok acı veriyor, haklısın. 😔
Ben cesaretli isem karşımdakide cesaretli olmalıdır, şartlar eşit olmalı bence. İstiyorsam istiyorum, istemiyorsamda istemiyorum demeli.. ben öyle ergen oyunları sevmiyorum bazen kafam erkek kafası gibi düz mantıkta çalışıyor😅🤷♀️
Neyse vazgeçtim diyen insan acıtır. Diyeceğini söylemek yerine bu kelimeyi kullanıyorlar. Siz alınmayın diye geri duruyorlar halbuki böyle daha çok yaralıyorlar bu arada manipüle etmek için çok denenen bir durumdur. Bu andan sonra karsidaki ne derse desin etkisi altinda kalmamak gerekir samimi düşünüp karsidakinin üzeleceğini sonradan fark etmiş de olabilir ondan durustce söylemesini talep edip dediklerinden sonra teşekkür etmekte gerekebilir. Zira kişinin balon olduğu bir konuda düzelmesi icin fırsattır bana gore. Bunlar iyi analiz edilirse niyette anlasilir zaten.
Bu biraz kişiye ve duruma bağlı, ama çoğu zaman cevabı bildiğin hâlde onu karşı taraftan duymamak daha çok acıtabilir. Çünkü cevap alamamak belirsizlik bırakır. İnsan bazen umut eder, ihtimaller üretir, eksik parçaları kendi istediği gibi tamamlayabilir. Belirsizlik yorucudur ama içinde küçük de olsa bir ihtimal taşır. Oysa cevabı hissetmek, anlamak, hatta bilmek; ama onun açıkça söylenmemesi farklı bir yük yaratır. Çünkü o zaman insan hem gerçeği taşır hem de söylenmeyen sözlerin ağırlığını. Kapanış gelmez, netlik gelmez. Bir kapı kapanmış gibidir ama kilidin döndüğünü kimse duymamıştır. Belki de en zor olan, cevapsızlık değil; insanın zaten cevabı bilip yine de bir gün farklı bir şey duyma ihtimaline tutunmasıdır.
Bence en çok acıtan şey, cevabı aslında bildiğin hâlde onu karşı taraftan duyamamak. Çünkü insan bazen gerçeği değil, o gerçeği söyleyecek cesareti ve samimiyeti bekliyor. Cevapsızlık zamanla kabullenilebilir ama söylenmeyen kelimeler insanın içinde yarım kalıyor. Belirsizlikten çok, suskunluğun ardına saklanan gerçek yoruyor insanı.
En İyi Cevaplar