İmanın şartlarından bir tanesi de kadere imandır. Herkes bilir. Peki kaderine rıza gösteren bir kul musun?
2 ay
İmanın şartlarından bir tanesi de kadere imandır. Herkes bilir. Peki kaderine rıza gösteren bir kul musun?
Açık konuşayım, kaderine tam anlamıyla rıza gösterip hiç hoşlanmadığım şeye sabreden biri değilim. İmanın şartlarını bilmekle onu içselleştirmek aynı şey değil. Hoşlanmadığım şeyler geldiğinde içimden isyan etmesem de sorguluyorum, direniyor, değiştirmek için uğraşıyorum. Sabır dediğimiz şey çoğu zaman çaresizlikten değil, “bu da geçer” diyerek diş sıkmaktan ibaret olabiliyor. Kendimi kandırmak istemem: tam bir rıza halinde değilim, ama tam bir başkaldırıda da değilim. İkisi arasında gidip geliyorum. Kaderine rıza gösteren kul profiline saygım büyük ama o noktaya henüz varamadım. O yolda olduğumu söyleyebilirim sadece.
Kader konusunu çok düşündüm; tam rıza gösteriyorum diyemem ama itiraz edip didişmekten de vazgeçtim biraz 🙃 Zorlanınca önce isyan eder gibi oluyorum, sonra “bunda da bir hikmet vardır” diyerek sakinleşmeye çalışıyorum. Hoşlanmadığım şeye sabrediyorum ama pasif kalmadan, elimden geleni yapıp sonucunu kabul etmeye uğraşıyorum 🌿
Cevap
1Cevap
Kadere inancım olmasa bi dk bile yaşamam. Diğer türlü başımıza gelen kötü olaylara sabretmek çok güç olurdu
Elden geldikçe
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?