İnsan gerçekten özgün olabilir mi, yoksa hep gördüklerinin bir yansıması mıdır?

Belki de insan dediğimiz şey, başkalarından ödünç alınmış parçaların sessiz bir birleşimidir. Çocukken duyduğumuz bir cümle, bir öğretmenin bakışındaki o kısa ama unutulmaz ifade, bir kitabın satır aralarında rastladığımız bir düşünce ya da bir şarkının içimize dokunan kırık melodisi.. Hepsi içimizde küçük ama derin izler bırakır. Zamanla bu izler birbirine karışır ve bir gün dönüp o karmaşık bütünlüğe “ben” demeye başlarız. Ama yine de insan bütünüyle bir kopya değildir. Çünkü aynı dünyaya bakan iki göz bile onu aynı şekilde görmez. Her insan gördüklerini kendi kırıklarıyla, kendi yaralarıyla ve içinde sessizce büyüttüğü hayalleriyle yeniden yorumlar. Belki özgünlük, hiçbir şeyden etkilenmemek değil, dokunduğumuz her duyguyu içimizde başka bir anlama dönüştürebilmektir. Bu yüzden insan ne tamamen özgündür ne de sadece bir yansımadır. O, dünyadan aldığı parçaların içinden süzülen ama sonunda yine kendi ruhunun sıcaklığında şekil alan tuhaf ve biraz da kırılgan bir karışımdır.

İnsan gerçekten özgün olabilir mi, yoksa hep gördüklerinin bir yansıması mıdır?
İnsan gerçekten özgün olabilir mi, yoksa hep gördüklerinin bir yansıması mıdır?
Cevapla