Altı parmağı olan bir insan , aklı dengesi yerinde olmayan bir hasta , bir şizofren... hepsi kendi içerisinde özgün aslında belirli bir grubun elementi. Peki özgünlük nedir, bahsettiğim bu şeylerin özgünlük derecesi bedende mi gizlidir o hâlde ya ruh sanatının özgünlüğü? Bir suçluyla bir masumun kalbi arasında ne derecede bir fark bulunur ki hepimiz aynı embriyo evresinden geçmedik mi? Öte yandan bir ressamın tuvale attığı her darbe, insan ruhuna atılan imza değil midir? Şunu sıkça duyarız - Bu hangi renk? - Yeşil. -Hayır koyu yeşil! Aradaki fark tonunda mı gizlidir? Bunları sıkça düşünüyordu tekrar gökyüzüne baktı sadece yıldız diyorum, oysaki her birinin farklı bir ismi var, ne kadarda birbirlerine benziyorlar bir o kadar da karmakarışık bir tablonun sayılması güç renkleri gibiler.. Yine o teyze dünde hangi yemeği yapacağının derdindeydi onun özgünlüğü kaynattığı tencere de mi oysa kim bilir kaç kişiyle aynı yemeği yapmanın kaderdaşlığını taşıyor... Odamdayım dünde aynı odadaydım bundan önceki günde, belki bir sonraki gün başkalarıyla başka mekanlarda olacağım ancak yinede fotoğrafta sabit duran kareler gibi olacağım bakınca hep aynı çekerken ne kadar farklı duygular yaşandığı bilinmeden...

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer