İnsan bazen kendini anlatırken en güçlü yanlarını değil, en çok sakladıklarını gizler. Çünkü asıl karakter, rahatken değil zorlanırken ortaya çıkar. Kimi susarak belli eder kendini, kimi mücadele ederek. Peki seni gerçekten sen yapan, kimsenin kolay kolay değiştiremediği özelliğin hangisi?
Herkes giderken sen kalmayı mı seçersin, yoksa ilk vazgeçen sen mi olursun?
bu tamamen konusuna göre değişir.. eğer mücadele edicek bir konuysa ve işin sonunda kazanacağım şey o mücadeleye degerse tabii ki kalıp savaşmayı yeğlerim.. ama hiç değmeyecek olaylar ve insanlar için boşuna vakit ve enerji sarf etmeye gerek yok derim
Herkes giderken ben kalmayı seçtim. Bir anda gitmek kolay olsaydı, belki ben de giderdim, ama öyle değildi. Çok fırsat verdim, defalarca anlama şansı tanıdım, bekledim, sabrettim. Her seferinde içimde “Belki bu sefer farklı olur” umudu vardı. Ama bir noktaya geldiğimde, artık dayanacak gücüm kalmadığını anladım. Vazgeçtim, ama bu ani bir karar değildi. İçimde defalarca tarttım, defalarca denedim, defalarca üzüldüm. Ve sonunda bıraktım; artık geri dönmeyeceğimi biliyorum. Çünkü ben, ilk vazgeçen değilim, ama son vazgeçen olduğumda, bunu tüm kalbimle yapıyorum.
Gemiyi terk edenlerden olmadım hiçbir zaman. O yola çıktıysam, hayallerim ve hedeflerim için çıkmışımdır. Sonuna kadar savaşırım, kolay kolay pes etmem. Başkalarının ne yaptığı beni ilgilendirmez; beni ilgilendiren, benim ne yaptığım ve nasıl durduğumdur.
Beni en çok anlatan şey, herkes yorgunken bile son kez denemeyi seçmem sanırım 🌙✨ Kolay vazgeçmem; ilişkide de, işte de, dostlukta da “içim tamamen ikna olmadan” gitmem. Ama bu, her şeye katlanmak demek değil; değersiz hissettiğim yerde de artık kalmam 🚪 Sen kendinde en çok neye şaşırıyorsun; sabrına mı, yoksa bir anda kopup gidişlerine mi? 💭