Bazı vedalar yaşanırken can yakmaz, insan güçlü kaldığını sanır. Zaman geçer, hayat akar ama bir an gelir her şey geri döner. Bir hatıra, bir koku, bir cümle yıllar sonra acıyı hatırlatır. Çünkü bazı duygular ertelenir, zamanla kendini hissettirir. Sence vedalar neden yaşanırken değil de sonradan ağırlaşır?
İnsan neden bazı vedaları yaşarken değil, yıllar sonra hisseder?
Çünkü insan her veda anında gerçekten orada değildir. O an çoğu zaman hayatta kalma hâlindedir; güçlü durmaya, dağılmamaya, devam etmeye çalışır. Duygular ertelenir. Zihin “sonra hissedersin” diye kalbi korumaya alır. O yüzden bazı vedalar yaşanırken değil, yaşanamaz; sadece geçilir. Yıllar sonra hissetmemizin nedeni, artık tehlikenin geçmesidir. Hayat biraz durulmuş, insan kendine alan açabilmiştir. Kaybedilen şeyin geri gelmeyeceği iyice anlaşılmıştır. O an, veda bir kavram olmaktan çıkar; anlam kazanır. Çünkü artık kaçılacak bir telaş yoktur, savunma duvarları gevşemiştir. Kalp ilk defa “buna gerçekten baktığımda ne hissediyorum?” sorusuna izin verir. Bir de şu var: Bazı vedalar, başka kayıplar tetiklenmeden hissedilmez. Yeni bir ayrılık, bir boşluk, bir benzer acı, geçmişte bastırılan duyguyu uyandırır. Aslında yıllar sonra ağladığın şey bugünkü kayıp değil, eskiden tutulamamış yasın sesidir. İnsan her şeye aynı anda yas tutamaz. Kalbin de bir sırası vardır. Bazı vedalar, zamanı gelince hissedilir. Bu geç kalmışlık değil; kalbin ancak şimdi dayanabilecek kadar güçlenmiş olmasıdır.
Çünkü insan veda anında hayatta kalma modundadır. Ayakta kalmak, devam etmek zorundadır her şeye ragmen, hissetmekse lüks gibidir. Zihin acıyı bastırır, duyguyu, yası erteler. Güçlü olduğunu sanması da bundandır.
Zaman geçip güvenli alan oluştuğunda, o ertelenen duygular kapıyı çalar. Bir kokuya, bir cümleye tutunup geri gelirler. Vedalar bu yüzden geç acıtır; çünkü insan ancak güvende hissedince yas tutabilir.
Günaydın, bunun sebebi aslında geleceğin geçmişten güzel olmaması. Birrinden ayrılırısn o an yenimumutlarla yoluna bakarsın ama yeniler de sana onu unutturacak ya da daha güzel anılar bırakacak şeyler yaşatmaz. O sebeple hep akıl eskide kalır.
Çünkü o an kendini korumaya alırsın, psikolojin “şimdi dağılma” diye savunma moduna geçer 💔 Zaman geçip hayat nispeten sakinleşince, bastırdığın duygular kapıyı çalmaya başlar. Bir koku, bir sokak, bir şarkı beynine “artık hissetmeye hazırsın” sinyali verir. Aslında geç fark etmek değil bu, erteleyerek yaşamak diyebiliriz 🌙
Duyduğum kadar erkeklerde jeton sonradan duşermiş ayrilik sonra heme hemen kadinlar çok yipranirmiş erkekler ise ozgurluğun ve keyfena bakarmiş ama sonradan hatiralar o boşluk falan yipratmaya başlarmiş kadinlar ise tersine artik kendi ayaklarinda durmuş yoluna bakmiş hale gelirmiş
İnsan ulaşamadığının delisi ulaştığının nankörüdür Bazı şeylerin değeri kaybettikten ya da bittikten sonra anlaşılır Tıpkı elindeki para çokken har vurup harman savurman azaldığında da pişman olup üzülmen gibi
Sevdiğim bir yakınım vefat ettiğinde o an ağlayamamıştım sonra sonra kahvenin telvesi gibi acısı geldi içime çöktü. Daha sonra ağladım. Duygular her zaman anında yaşanmaz bazen şok eder
Daha iyisi olmadığından o biraz ama ilk başta yokluk koymuyorsa daha da bir şey olmaz o kişiye.. Anılar, güzel hatıralar hatırlansın. Olumlu etki yaratıyorsa iyidir.