Bazen insan sevdiğini sandığı şeyin gerçekten sevgi mi yoksa sadece alışkanlık mı olduğunu ayırt edemiyor. Aynı kişiye, aynı düzene, aynı duygulara tutunmak güvenli geliyor ama bu her zaman sevgi anlamına gelmiyor. Alışkanlık konfor sunuyor, sevgi ise cesaret istiyor. Biri bırakmaktan korktuğun için kalmak, diğeri kalmayı gerçekten istemek. Çoğu ilişki de tam bu çizgide sıkışıp kalıyor. Sence insan çoğu zaman sevdiği için mi kalıyor, yoksa alıştığını kaybetmemek için mi?
İnsan alıştığı şeye mi bağlanır, yoksa gerçekten sevdiği şeye mi?
Artık hiçbirisini bilmiyorum. Alışmak, bağlanmak, sevmek, değer vermek, vazgeçmek. İnsanoğlu ne zaman ne yapacağı belli olmayan, ne istediği, neyi neden yaptığı anlaşılmayan bir varlık. Sevmekmiş, bağlanmakmış, alışmakmış falan hiçbirisine inanmıyorum artık.
Mesela sigara alışkanlığımı bir anda bıraktım, sadece seversem bağlanırım, yamuk yaparsa sevdiğim onuda bırakırım, sonuç her ikisinide bırakmak anlamaya, yanlışa bakıyor, alışkanlıklarımız ve sevdiklerimiz iyi ise devam, kötü ise finish.
Çoğu zaman insan sevdiği için değil, alıştığını kaybetmemek için kalır. Bu sebeple de coğu insan kalmayı sevgiyle karıştırır. Oysa genelde kalışın nedeni sevgi değil, alışkanlıktır.
Alışkanlık güven verir, sevgi ise risk almayı gerektirir.
İnsan çoğu zaman alıştığı için kalıyor, sevdiği için kendini kandırıyor 😶🌫️ Çünkü alışkanlık kaygıyı azaltıyor, beyin de “bunu biliyorum, güvenli” diye tutunuyor. Sevgi ise risk almak, değişmeyi göze almak, bazen yalnız kalmayı kabul etmek demek ❤️ Kendini test et: Yanında olmasından mı huzur duyuyorsun, yoksa gitme ihtimalinden mi korkuyorsun? Cevap, bağlılığının adını fısıldar 💬✨