Gökyüzü kırmızı ve gri tonlarda dalgalanıyordu; zamanın anlamı kaybolmuş bir evrende bir adam yalnız yürüyordu. Her adımı boşlukta yankılanıyor, her nefesi hafif bir uğultuya karışıyordu. Kalbi, hiç sevilmemiş olmanın ve yanlışları sevmenin ağırlığını taşıyordu. Yanlış olanı sevmek, içten içe yanmak, umutla yanılmak gibiydi. Hiç sevilmemek ise ateşin bile olmadığı bir boşluk, varlığın görünmezleştiği sessizlikti.
Adam durdu; rüzgar fısıldıyordu. Cevap yoktu, sadece kalbinde yankılanan, söylenmemiş bir yük vardı:
“Yanlış olanı sevmek mi, hiç sevilmemek mi?”

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer