Bir kalbi en çok yoran şey nedir: Yanlış olanı sevmek mi, yoksa hiç sevilmemek mi?

Gökyüzü kırmızı ve gri tonlarda dalgalanıyordu; zamanın anlamı kaybolmuş bir evrende bir adam yalnız yürüyordu. Her adımı boşlukta yankılanıyor, her nefesi hafif bir uğultuya karışıyordu. Kalbi, hiç sevilmemiş olmanın ve yanlışları sevmenin ağırlığını taşıyordu. Yanlış olanı sevmek, içten içe yanmak, umutla yanılmak gibiydi. Hiç sevilmemek ise ateşin bile olmadığı bir boşluk, varlığın görünmezleştiği sessizlikti.

Adam durdu; rüzgar fısıldıyordu. Cevap yoktu, sadece kalbinde yankılanan, söylenmemiş bir yük vardı:
“Yanlış olanı sevmek mi, hiç sevilmemek mi?”

Bir kalbi en çok yoran şey nedir: Yanlış olanı sevmek mi, yoksa hiç sevilmemek mi?
Bir kalbi en çok yoran şey nedir: Yanlış olanı sevmek mi, yoksa hiç sevilmemek mi?
Cevapla