Bir çok şeye sahipken, aslında hiçbir şeye sahip olmadığınızı düşündüğünüz oldu mu?

Başlangıçta her çizginin kutsal bir denklem olduğuna inanırdım. Oysa meğer, sonsuzluğa açılmaya çalışan bir bilincin küçük kırıntılarıymış sadece. Aynı anda hem göğe kanat çırpıp hem de yerin en karanlık boşluğuna sarkabilmek… işte en çok orada kayboluyorum. Birkaç ayrı evrenin ritmini aynı kalpte taşımaya çalışırken, kusursuz sandığım senaryonun sayfaları birbirine karıştı. Mürekkebin omzuma yüklediği ağırlıkla mı yürümeliyim, yoksa sessizce yıldızların fısıldadığı alternatiflere mi kulak vermeliyim? Cevabı hala arıyorum. Ve unutma; eğer güneş bana doğuyorsa, senin ufkunu da aydınlatıyordur.

Bir çok şeye sahipken, aslında hiçbir şeye sahip olmadığınızı düşündüğünüz oldu mu?
Bir çok şeye sahipken, aslında hiçbir şeye sahip olmadığınızı düşündüğünüz oldu mu?
Cevapla