Bazen iyilik ve anlayış göstermek, insanın iç dünyasında beklenmedik kırılmalara sebep olabiliyor. Bir şeyleri iyi niyetle, empatiyle yürütmeye çalışırken sonuçların böyle olmasını hiç istemezdim. Yaşananlar benim için ağır oldu, çünkü bu kadar kısa sürede bu denli derinden etkilenmek kolay değil. Kimseyi suçlamıyorum, herkesin kendi geçmişinden gelen kırılganlıkları ve korunma yöntemleri var. Üstelik duygusal bir kişilik olmamı da eklemem lazım. Ama yine de içimdeki bu boşluk, o iyi niyetli çabalarımın cevapsız kalmasıyla büyüyor. Sadece çok çabuk olan bir kopuşun bu kadar can yakacağını tahmin etmemiştim
İyilik ve anlayış neden bazen cezalandırılıyor gibi hissettiriyor?
Bazen sevdiğimiz insanlara karşı farkında olmadan fazla iyi niyet göstermiş oluyoruz veya kendimizden vermiş oluyoruz. O sırada tartımız doğru tartmıyor. İçimizdeki ses "fazla iyi niyetli davrandıysam karşımdaki kişi beni uyarır ve fazlasını kabul etmez" diyor. Ama karşımızdaki kişi bizi durdurmayınca sonra nankörlük görünce üzülen biz oluyoruz.
Teşekkür ederim, bu konuda elimden geleni yapacağım. Yaş genç ama kalbimi de genç tutacak birini bulduğumda o zaman tamamen genç hissedeceğim eminim :D Neyse, her üzüntü bir tecrübedir nihayetinde. Ben de bu şekilde yaklaşıyorum bu duruma.
Yanıldığım nokta da oydu. O da adım attı ve bu durumdan rahatsız olduğunu söylemedi hiç. Ben de böyle bir durumda gerekeni yaptım tüm anlayışımı ortata Koyarak onun penceresinden baktım ancak o benim penceremden bakmadı. Yanıldığım nokta bu.
Empatinin de fazlası zarar, donukluğun da. Kimisi aşırı sıcak oluyor, kimisi aşırı soğuk ve kayıtsız. Al birini vur ötekine, ikisi de birbirinden beter bir durum. Bu hayatta dengeli olmayı bilmek lazım
Gerçekten öyle. Tam ortayı, dengeyi tutturmak lazım. Ama ben yapmadım bunu. Tabi bundan sonra her ne olursa olsun mesafeyi koruyacağım ama buz gibi de olmayacağım. Ne olacaksa da olsun.
Aslında başlarda beni yiyip bitiren duygu da oydu aslında. Samimi olmazsam, içten geldiği gibi davranmazsam benden soğuyabilir düşüncesi vardı. Ama kısa sürede bağlanınca da ne olduğunu gördüm. Önermeye katılıyorum özetle. Varsın dengeli olmaktan olsun...
Samimi ve içten olmak iyidir ama fazlası zarar ve inan ki fazlası da, eksikliği de insanı soğutur. Fazla içtenlik cepte gösterir, fazla soğukluk da insanı yorar tüketir.
Anladım. Tabi ki de. Fazla içten davranmak dediğin gibi cepte gösterir, fazla soğukluk da yorar çok doğru.
Benim fazla samimi olmamın nedenini burada ulu orta açıklamak istemiyorum. Sadece şunu söyleyeyim; içimde bir inanç vardı güzel şeylerin olabileceğine dair. Ben bu büyüye kapıldım ve olanlar oldu.
İşte atladığın nokta da bu zaten. Güzel şeylerin olacağını düşünsen ve hatta olsa bile sürekli aşırı samimiyet sana kaybettirir. Değil kız arkadaş eşin bile olsa, evlenmiş bile olsanız aynı şey geçerli. O dengeyi hiçbir zaman bozmicaksın
Bu arada denge dediğim şey sürekli aynı modda olmak değil. Yeri gelir samimi de olursun, yüreğini de açarsın ama yeri gelir sorunlarda mesafe koymayı da bilmelisin. Denge dediğim şey bu
Sadece mesafe de değil. Kişisel sınırlarından ve karakterinden ödün verme hiçbir zaman. Hiçkimse için verme. En yakının olsa bile herkesin kişisel sınırları olmalı. Bu tutum seni tahmin bile edemeyeceğin kadar saygıdeğer biri yapar. Sevdiğin insanlar için arada bir bazı şeylerde taviz verilebilir ama özellikle karakterin konusunda sürekli her şeyden ödün verenler ezik, ödün vermeyenler saygın görülür ve dolayısıyla değer görür. Bu her zaman böyledir. Bunu sen yapıyorsun diye söylemiyorum. Yapmıyor da olabilirsin. Ben genel insan davranışı ve sonuçlarını söylüyorum.
Yok estağfurullah, ödün vermedim karakterimden ödün verecek duruma gelmemiştim ama samimiyet iyi ilerlemişti.
Bu denge koruma politikasını ömrüm boyunca uygulayacağım demek. Anlaşıldı. Evet zaman zaman tavizler verilebilir ama fazlası ziyan oluyor ne yazık ki. Bunu kafama kazıdım artık daha fazla bu tür durumlara maruz kalmamak için.
Amin, inşallah. Elimden geleni yapıyorum, sıkmamaya çalışıyorum. Bakalım artık hayırlısı demek geliyor içimden... Çok teşekkür ederim öneriler için bu arada. Önümde çok ihtiyacım olacak bu önerilere. Sadece ilişkiler için değil, genel olarak hayata dair.
Yanliş diyorsunuz iyi insanlar değil kendinden fazla odum verenler kendi sınırını çizrmeyenler mutsuz olur biyle cumleler yuzden insanlar kotu olursam mutlu olurum algisini yaratiyosunuz🌺
Bak, burada hissettiğin boşluk ve kırgınlık aslında duygusal zekânın ve samimiyetinin bir yan etkisi. İyi niyet bazen yanlış ellerde yolunu kaybeder, karşılıksız kalırsa insan üzülür. Empati gösterdiğinde, karşı tarafın sınırlarına ya da travmasına çarpmak mümkün. Yani sen yanlış bir şey yapmadın—sadece kırılgan kişilerle yolların kesişti. Zamana bırak, bu derinlik sende kalsın, alıştıkça kabuk bağlar.🌱💔
Katılıyorum herkese çiçek açılmaz ama o insanın benim için çok özel birisi olduğunu düşününce ister istemez buket sundum. Aslında şimdi olan biteni ulu orta anlatmak istemiyorum derine girmeyeceğim, ancak benim için böylesine özel bir insanın bir daha karşıma çıkmayacağından adım gibi eminim. (Umarım da yanılırım)
Ciddi sorulara ciddiyetle yaklaşamayanların, kendini gizleyerek konuşması tesadüf değilmiş meğer. Anlayış kapasitesi olmayanlar için iyilik tabii ki fazla gelir.
İlk cümlen imalı geldi de böyle dedim. Ama sanıyorum iletişim hatası oldu orada. Affedersin. Konuya gelince sanıyorum onun neden böyle yaptığını soruyorsun. Söyleyeyim: Açıkçası ben de tam olarak cevabını bilmiyorum. Sadece ilişkimizin hızlı ilerlediğini ve bunun sağlıklı bir bağlanma olmadığını düşündüğünü söyledi. Bu yüzden geri çekilmeyi tercih etti. Geçmişteki travması için beni kurban seçti kısacası.
Benim ana sorunum desek daha doğru olur. Çoğu insanın iyiliği, anlayışı şefkati, anlamadıklarını düşünüyorum. Ama yapacak bir şey yok. Elbet yapılan bu güzellikleri anlayıp görecek biri çıkacaktır.
Ben de aynı düşüncedeyim, hatta karşımdakinin tüm iyilikleri hak eden biri olduğunu düşündüm ama sonra bir gün hiç de öyle olmadığını gördüm. Mesele de bu; hak edenle hak edemeyeni nasıl anlayacağız?