Aynaya baktığında gerçekten tanıdığın biri mi var, yoksa sadece hayatta kalmayı öğrenmiş biri mi?

Aynaya baktığımda… bazen tanıdığım biri var orada. Bazen de sadece yorgun biri.
Hayatta kalmayı öğrenmiş, güçlü görünmeyi ezberlemiş, gülümsemeyi refleks haline getirmiş biri.
Ama o yansımada, gözlerin derinliklerinde bir çocuk var hâlâ sevilmeyi bekleyen Zaman zaman onu tanıyorum. Kendim sandığım, ama aslında sadece hayatta kalmak için inşa ettiğim bir kabuk içinde yaşıyor gibi hissediyorum. Romantik hayallerim olmuştu, birinin gözünde kaybolmak, ellerinde dinlenmek, hiç konuşmadan anlaşılmak. Ama o hayallerin yerine sorumluluklar geldi. Yorulunca “biraz iyiyim” demeyi öğrendim. Ve bazen, sadece birinin “gerçekten nasılsın?” demesini bekliyorum.
Cevap verebilmek için değil, duyulmak için.
Kendimi tanıyor muyum? Bazen evet.
Ama çoğu zaman… sadece hatırlamaya çalışıyorum.
O ilk hâlimi, sevilmeyi hak ettiğine inanan hâlimi.
Aynaya baktığında gerçekten tanıdığın biri mi var, yoksa sadece hayatta kalmayı öğrenmiş biri mi?
Cevapla