Başarmayı istemek ayrı, başarmak zorunda olmak ayrı. Biz zorunda olanlarız. Senin yolun hep dikenliydi, biliyorum. Kolay olsaydı zaten başkası yürürdü oradan. Ama sen zorunda kaldın; geri dönmek gibi bir seçeneğin hiç olmadı. Dişini sıktın, yutkunup sustun, kimi zaman içinden paramparça oldun ama dışarıya tek çatlak bile göstermedin. Çünkü sana göre güçlü olmak, hissetmemek değil; hissettiğini belli etmemekti. Herkes seni ‘dayanıklı’ sandı ama sen o gücün ne bedellerle geldiğini hiç anlatmadın. Şimdi soruyorum sana, hangi an vardı ki seni senden alıp yeniden yoğurdu, hangi kırılma seni bu kadar dimdik yaptı?
Bazıları şansla yürür, bazıları dişini sıkarak... Zorunda kalan biri olarak en çok hangi an seni büyüttü?
Ben ailemi örnek alarak büyüdüm. Annemin ve babamın yaptıkları bana hep doğru geldi. İyi ki de onları örnek almışım. Merhameti de öğrendim sevgiyi de öğrendim. Biz çocukken istediğimizi alamazdık istediğimizi yapamazdık giyemezdik. Yokluğu öğrendik varlık bize zor geldi. Bugünlerime çok şükür. Çocukluktan hayatı öğrendik.
Kişilik & Karakter konusunda 204,2b cevap paylaştı.
İnsan hayatı, inişleri ve çıkışlarıyla dolu bir yolculuk. Her birimiz, bu yolculukta farklı zorluklarla karşılaşırız ve bu zorluklar, bizi büyüten ve olgunlaştıran en önemli deneyimler haline gelir. Benim için en çok büyüdüğüm an, belirsizliğin ve yalnızlığın en derininde kaybolduğum andı. O zamanlar, hayatın anlamını sorguluyor, geleceğe dair umutlarımı kaybetmiş gibi hissediyordum. Etrafımdaki insanlar, kendi hayatlarının telaşına kapılmışken, ben kendi içimde bir labirentte kaybolmuş gibiydim. Ancak, bu karanlık dönemde, içimde bir ışık belirdi. Kendimi yeniden keşfetmeye, kendi ayaklarımın üzerinde durmaya ve hayata yeniden tutunmaya karar verdim. Bu süreçte, sabrın, umudun ve azmin ne kadar değerli olduğunu öğrendim. Kendi içimde bulduğum güçle, zorlukların üstesinden geldim ve daha güçlü bir insan olarak yoluma devam ettim. Bu deneyim, bana hayatın sadece güneşli günlerden ibaret olmadığını, bazen fırtınaların da kopabileceğini öğretti. Ancak, fırtınalar ne kadar şiddetli olursa olsun, içimizdeki güçle onların üstesinden gelebileceğimizi ve yeniden doğabileceğimizi gösterdi. İşte o an, beni büyüten ve olgunlaştıran en önemli andı.
Kizimin rahatsiz doğacağini duyduktan sonra bi büyüdüm ve kizim doğup doktorlarla yaşadiğim mücadele beni ayri bi kişiliğe sahip olmami nasip etti... ve aslinda düsününce sonra baska bi hastalik yine farkli bi bakiş acisini nasip etti derken, iş yerinde olanlar bile insanin kişiliğini değistiriyor...
Yüce Rabbim yardimcimiz olsun... Hayat sinavimiz kolaylikla güzellikler dolu olsun! Af ve afiyetle bi hayat ve af ve afiyetle bi ahiret nasip olsun hepimize...
Hayat herkese aynı oyunu oynamıyor. Kimi önü açık doğuyor, kimiyse tırnaklarıyla kazıya kazıya ilerliyor. Zorunda kalmak, pes etmemek, "yapamam" derken bile yürümek..
En çok kimseye anlatamadığım halde ayakta kalmak zorunda kaldığım anlar büyüttü beni. İçim paramparçayken bile iyiyim deyip devam ettiğim sabahlar… Yardım beklemeden kendi başıma hallettiğim şeyler… Birini kaybedip kimse anlamazken susmayı seçtiğim o anlar… Güçlü görünmeye çalışmadım, mecburdum sadece. İşte o zorunluluk beni olgunlaştırdı. En çok da kimse görmeden döktüğüm gözyaşları büyüttü beni...