"Aşk; gönlün işiydi ve onun olduğu yerde aklın yeri olmazdı. Aklından geçmeyen aşk gönle girmezdi. Duygular düşüncelere hakim olunca başlardı, aşk. Düşünceler duyguları yönlendirirken sevgiden bahsetmek kadar yalancılık da olamazdı." Der İskender Pala. Aşkın olduğu yerde akıl olabilir mi?
Evet, aşkla kör olabilmek mümkün. Bazen duygular, mantığı ve gerçekleri gölgeleyebilir. Aşk, insanın gözlerini öyle bir şekilde açar ki, karşısındaki kişinin kusurlarını ya da bir ilişkiyi sürdürebilmek adına yapılan yanlışları görmezden gelmeye başlayabiliyor. Bu, bir anlamda, kişinin duygusal dünyasının egemen olmasıyla, gerçeklerin ikinci planda kalmasıdır. Aşk kör edebilir çünkü kalp, çoğu zaman akıldan önce gelir.
Aşkın başlangıç evresine gidelim. Hatta daha öncesine, tanışma evresine.
Her önümüze gelenle sohbet edip, paylaşımda bulunmuyoruz değil mi?
Seçiyoruz iletişim kurduğumuz, hayatımıza aldığımız insanları.
Kim seçiyor peki?
Tabiki aklımız seçiyor. Kalp demeyin o kan pompalıyor sadece.
Hayatımza aldığımız, her gün daha fazla artarak paylaşımda bulunduğumuz, sonrasında yoğun duygular beslediğimiz bir insanı aklımızın seçemeyeceğini düşünnek ve buna inanmak gerçekten akıl işi değil..
Bu tamamen hissedilen coşkunun kalbin hızıyla kendini göstermesiyle ilgili. Elbette duygu kontrolü akılda, sinyalleri ise kalptedir. Sadece kalp pompalıyor diye geçiştirebileceğimizi sanmıyorum. Olumlu ya da olumsuz durumlarda farklı ritim üretiyor. Akıldan bağımsız sayılamaz.🙇🏼♀️
Of kör olmak nedir ki, görmezlikten gelinir en fazla. O değil de senin kafa yapınla konuştuğum çocuğun kafa yapısını çok benzetiyorum, tıpkı senin gibi konuşuyor. Ne güzel böyle birikimli insanların olması. İşin üzücü yanı, ben onun yanında saçmalıyor gibi hissediyorum. Senin gibi düşünebilseydim keşke. 😭😭😭
Aşkla bir anda kör oldum, ama tekrar açılması ve gerçekleri görmem acı oldu.. O yüzden artık aşk sadece duygu değil, mantıkla da yürümesi gereken bir eylem benim için..
Evet galibi olmaz Mantıkla kalp aynı yerde buluşmazsa olmaz barış yapmaları gerekiyor Bunun için içsel durumla beraber karşımızdakine olan inancımız ve onun bize verdiği güven de çok etkiliyor