Zaman , mekan ve derinlik 3. boyutta sadece ölebilen canlılar icin yaratılmadı. Cansız varlıklarada etki ediyordu.
Herşeyi öldürmüyordu belkide eski haline çeviriyordu canlılar yoktu , taşlar yoktu şu bu yoktu belkide. Herşeyi başlangıc yani olmayan haline döndürmeye çalışıyordu.
Biz zamanı nasıl algılarız?
Eski ve yeni anıları karşılaştırarak bundan doğan farkın sonucuna zaman dedik.
Peki o fark nasil oluşuyordu. Hücre tahribatının , hücre yenilenmesinden fazla olmasından dolayı. Yani yaşlılık dediğimiz olay meydana geliyordu.
Kendi açımdan baktığımda bizler onun için birer anomaliden ibarettik belkide bizi düzeltmeye çalışıyordu
Amanın her şeyi yok edebileceğine ilişkin bir yanılgıdır. zaman sadece olayların üstünü ince bir toz tabakasıyla kaplar. Bu tabaka kalınlaşsa da, hiçbir şeyin unutulamayacağı gibi zamanda hiçbir yarayı tam olarak iyileştiremez, doğadaki hiçbir maddeyi de tam olarak yok edemez.
Demek istediğim şey zamanın geçmişi öldürdüğü.. Ama her seferinde yenilenen bir şey. Yani aslında ölüp ölüp yeniden doğuyor aynı güneşin akşam batıp sabah doğduğu gibi.. Zaman kavramı aslında yok. O sonsuz.. Bitmiyor döngüler başlıyor ve bitiyor. Bitiyor ve yeniden başlıyor.. Ama geçmiş zaman öldü.. Şimdiki zaman ve gelecek zaman ise yaşıyor..
Zaman hiçbir zaman kendini kaybetmiyor ve bitmiyor ki. Geleceğimiz şu anımız ve de önceki yaşadıklarımız yani geçmiş zaman hepsi birer oluşum birbirlerine bağlantılı. Hepimizin bir geçmişi var İyi veya kötü ama geçmişin özellikle kötü olan izlerinden sıyrılmak çok kolay olmuyor. Yaşanılan travmalar hayal kırıklıkları mutluluklar sürprizler Sevinçler düşünsenize ne kadar geniş bir süreci aslında zaman içeriyor Bu açıdan baktığınızda. Geçmiş zaman iyiyse ölmüyor kötüyse biz insanlar canlar olarak daha iyi yaşamak daha iyi hissetmek adına öldürmeye çalışıyoruz öldürmezsek de umut denilen bir kavram gelişmiyor insan hayatında geleceğine daha güvenle daha umutla daha huzurla sevgiyle ve şefkatle devam edemiyor.
Zaman somut olarak ölüyor mu kısmen yani anı olarak kalıyor anı olarak yaşadığı için tamamen ölmüyor. Ama soyut olarak elbette zihnimizde yaşayabiliyor diyebiliriz Bu haliyle
Evet zaman hızla akıyor ve zamanı yaşayan bizler hem bedenen, hem de iç dünya olarak yaş alıyoruz. Ama ölü hükmünde gördüğümüz geçmiş zaman, pozitif ve negatif bütün yaşanmışlıkları ile, şu anki beden, kalp, ruh ve zihnimizin geldiği kıvama bir vesiledir aslında.. Ve kıştan sonra baharın tekrar tekrar gelmesi gibi, geçmiş tekrar tekrar tekerrür ederek bugünün geleceği olmuş oluyor.