Dünyada anlaşılamamanın yarattığı kırgınlık insanın içinde kalıyor. Bunun yanınsa sözlerinin istenilen yere ulaşmaması, verilen değerin farkına varılamaması… Evet, dünya çoğu kez kuyudan farksız olabiliyor.
Bu kişinin savunma mekanizması aynı zamanda. Duyguyu bastırmak gösterememek. Çocukluk travmaların peşini bırakmaması. Daha fazla olumsuz bir olay yaşama endişesi. Sonucunda da stres, kaygı , depresyon hediyesi olarak bana geri dönüyor. Bunu aşabilecek bir terapiyle karşılaşan varsa çok şanslı.
Bir şey vardı elimde, insanlar baktığında bile kırılan bir sey , kırılmaması için ne gerekiyordu.
Hepsini deneyip bulmam gerekiyordu ya da elimdekini hiç göstermemem gerekirdi.
Önce insanlara verdim elimdekini. bazıları onu el üstünde tuttu. bazıları kırmaya çalıştı , bazıları yere fırlatıp parçalara ayırdı.
her insanı denemem gerekiyordu.
Her kırıldığında o şeyi onarmam gerekiyordu.
Denedim denedim denedim. Hayatımdaki her bir insanı denedim ve o şey her kırıldığında onarmaya çalıştım,. bir müddet sonra eskisi gibi olamayacağını anladım. o şeyin.
Eskisi gibi güzel parlamıyordu ve onarırken nefretimden taşan parçalar o şeyle birleşiyordu.
Bunun icin elimde olan o şeyi kimseye göstermemem gerektiğini cok geç anladım ama anladım.
Belkide baştaki gibi hareket etseydim, parlaklığını koruyacaktı ama elindekini kullanmadan. insanların değerini nasil bilecektim.
Onlara eşit değerde bir sey vermeden, beni nasil anlayabileceklerdi.
Hayır hiçte saçmalama değildi. O kırgınlığı hissettim. Her gelene eşit değer verilmeye çalışılsada senden eksileni nasıl verebilirsin ki? Bu kişiye de haksızlık.
Karşındakine değil tabiki, o kimin umrunda. Senin için elbette. Duygulara karşı duyarsızlaşmak artık insani olarak eksilmek demek. Bunun iyi olmasının imkanı yok.
Kaybedişler kazanımlarla doludur. Ben bu gerçekliğe tutunuyorum ve bu tutuş boşlukla bir değil. Gerçekten çok şey kazandırıyor. Ama bu hissizleşme değil tabi orası ayrı bir konu🥲
Aslında bize zarar vereceğinden korkarız ve acı vereceğinden, ama bu kötüdür. Bastırılan duygular değildir, duygular denizinde nefesini tutmaktır sadece. ama gün gelir, nefesin tükenir. O zaman reddettiğin ne varsa hepsi birden seni boğmak için hazırdır artık. Damla damla akması gereken bir su düşünün bunlar duygularımız olsun. Her duygunun bir şekilde yaşanıp deneyimlenip "damlaması" gerek. Biz duygularımızı bastırmaya kalktığımızda bu suyun akışını kesmeyiz, damlamasını durdururuz sadece. ama bir süre sonra su orada birikir hiddetlenir ve patlarcasına akmaya başlar. halbuki o su çıkışını tıkamasak işlevselliği bozmayacaktı, ortalığı su basmayacaktı. Ve bende çok yapardım bunu, ama Allahtan bıraktım veya azalttım.
Duygularını bastırmanın insana zarar verdiğini bildiğim halde bazen mecbur kalıyoruz. Anlaşılmamak ve istediğiniz şeylerin olmaması var olan duyguların önüne gurur ya da EGO gibi söz kesiciler koyarak yapmak istemediğiniz ya da söylemek istemediğimiz sözleri bize söyletir... O başka bir yol kalmadığı için bunu yaparsın çünkü bir nokta vardır ve bu noktadan sonra hala ısrarcı olursan duyguların seni esir aldığı gibi karşındaki insanım da sana olan bütün düşünceleri değişir...
Evet sonuçlara odaklanmakta bir sebep oluyor. Detayda bahsetmek istediğim şey duyguların anlaşılamamasından gelen bir sineye çekişti aslında. Gayet realist bir kafa yapın olduğundan, bilgisayar gibi işliyor sanki🤔
Evet evet onu iyi aktarmışsın, ben iki durumun ayrı olduğunu belirteyim dedim 😀
Evet ya ben fark etmeden özellikle buna yönelttim ya da hep böyleydi. Çünkü çok rahat. Karışiklık yok, kaos yok, sebep sonuç var, nedenler var, her şey yerli yerinde vs. Diğer durumları kafam kaldıtmıyor bunu tattıktan sonra 😂
Ya duyguların var olduğu yerde düzenin olmasını mantıklı bulmuyorum. Attım bunu da ortaya hadi bakalım, gerisini dünya düşünsün😸 Bana göre zor, bunu bu düzende yapıyorsan ne mutlu çok imrenirim. Benim içimdeki düzen yine bana göre gibi sanki, o düzenin evrensel bir karşılığı yok😸
Ya duygular öyle bir düzen oluşturmada değirmen taşı gibidir bazen kaldıramazsın. Hey aşk! Senin vaden doldu buradan gidiyorsun deyince Haa öyle mi? Tamam gidiyorum. Demez duygular o çalkantı dışarı yansıtmasanda içinde yaşanır ve burada düzenden bahsedilemez😸
Öyle eksil demekle oluyordu sanki. Hiçbir insan robot değildir efendim 😸 Bu 1 çıkardım 4 ekledim hesaplarını bırakalım. Hislere matematik işlemez. (Pınar’dan seçmeler) 😅
Bugün de bir şey öğrendik😸 Buna bir şey diyemem ama gidip en uç örneği vermek zorunda değildin😭 Bırakmak istediğin mecburi durumlar için ne diyeceksin? Bazen koşullara tabi tutulduğunda ve istenilse de olamayan durumlar için bu geçerli olabilemez.🐣
Hahah tamam seni mi kıracağım😸 Karşındakinin seni sevmediği durumlar, sevsende ilişkide aynı frekansta olamamak, yanlış anlamaların, anlaşılamamanın getirdiği duygu karmaşasının çözüme ulaşamaması…
Burası için evet. Çünkü bak duygu azaltan bir şey yok. Yani kötü bir yaklaşım, olumsuz hissettiren bir tavır vs. yok. Sadece bahsettiğin durumlar var.
Burada o yüzden olmaz haklısin ki burada da olmaması mantıklı. Azaltan bir şey yoksa nasıl azalabilir?
Burada yapılması gereken yeniden denemek ve netleştirmeye çalışmak. Eğer gerçekten karşılıklı sevgi yoksa orada zaten ortak bir şey yoktur, helr aşk falan imkansız 😀
Aşk iki kişiliktir, diğer aşkımsılar çakma imitasyonlar jdjdkd
Evet zorunda kalıyoruz belki çevremizde çok fazla yargılayıcı insanlar olduğundan belki anlaşılmadığımızdan belki de duygularımızı belli edecek kadar güvenemediğimizdendir duygularımızın incitilmesinden korktuğumuz içindir güçsüz görünmek istemediğimiz için bir zırh gibi kuşanmak zorunda kalıyoruz
Dinleyen olmadığında susmayı tercih ediyordum. Son zamanlarda konuşmayı ve içimden geldiği gibi yaşamayı deniyorum. Tabi genelde bunu yalnızken yaparım
Dik dik bakmaları, yargılamaları belki ya da sadece yanımda birinin varlığını hissetmek rahatsız ediyor. Yalnızken her şeyi yapmam mümkünmüş gibi hissediyorum biraz da bundan kaynaklı sanki
Yeni yıl ile beraber poşete yüzde yüz zam ile 50 kuruş olacağı söyleniyor onun için tüm duyguları tek poşede bastiririm israfı önlemek için, yanlış anlama özgürlüğü çok güzel 😅..,
Eskiden korktuğum için bastiriyordum. Artık korkacak birsey olmadığını çoktan fark ettiğimden büyük küçük her ne varsa ifade etmeye alıştiriyorum kendimi
Duygularımı ne zaman belli etsem ve hissettirsem insanlar bana acı çektirdi Ve ben artık acı çekmekten usandım. Bu sebeple hiç kimseye hiç bir duyguyu göstermeme kararı aldım yıllar önce Ağlarken gülmeyi becerebilenlerdeniz biz.
Dahada yalnızlaşmak için bunu yaptım evet sonuçlarının farkında olarak bu duruma getirdim Ve mutluyum bunu seviyorum. Ne kadar az insan real olarak yanında olursa o kadar daha az acı çekersin Ben gerçekten insanların sahte tutum ve düşüncelerinden sözlerinden bıkmış bir insanım Dünyada 73 ülke gezdim bizim ülkemizdeki insanlar kadar dedikoducu bağnaz düşüncesiz insanlar görmedim İyilik bakımından iyiler Ama herşeyi konuşuyorlar susmuyorlar Hepsi değil büyük kısmı böyle.
Mesela en son kiminle oturup bilimle ilgili bir tartışma yaptın sohbet yaptın? Ne zaman biriyle arkeoloji hakkında bir görüş paylaştın? Yok çünkü ülkenin muhabbetinin %60 cinsellik %30 aile ve arkadaşlara ihanet %10 sessiz ve kendi aralarında muhabbet edenler.
Haklı olduğun noktalar var. Ama bir kaç kişiden sebep herkese küsmekte üzücü. Elbette bu seni daha iyi hissettiriyorsa öyle yapılmalı. Umarım dilediğin gibi güzel şeylerden konuşacağın, güzel insanlarla karşılaşırsın🙇🏼♀️
Anlaşılmayacağı için ve duygularımın yaşadıklarımın geçecek olmasıyla ilgili bir süru laf duymak istemediğim için ayrıca kimsenin de derdime derman olmayacağını bildiğim için genelde yalnız ağlarım