İçimizdeki çocuk, mutlu olmak için neye ihtiyacımız olduğunu söyleyen içsel rehberlik sistemidir. Sevginin ya da yokluğun içsel algılayıcısıdır. İçimizdeki sevgiye göre açan, solan bir çiçeğe benzer. Sizin ‘içinizdeki çocuk’ ne durumda?
İçimdeki çocuk 5 yaşındayken olgunlaşmak zoruda kaldı. Çok ağır bir kayıp yaşadığım için. O zamanlar (bilinçli bir acının nasıl olduğunu anlamaya çalışıyordum ) herkes ağlıyordu ben anlam veremiyordum.
Çok açtım ama herkes ağlıyordu. Dışarda misafirler için yemek pişiriliyordu. neyseki merhametliydi yemeği pişiren. Önüme bir kase bıraktı ama yemeği nasıl yiyeceğimi bilmiyordum (bilinçli ve kaşıkla)
Bütün bunlar yaşanırken. ellerimle, kasenin içindeki haşlanmış patatesi almak için uğraşıyordum.
Ellerimi uzatıyordum ve yanıyordu. Ellerim yanıyordu ve ağlıyordum..
Patatesi yedikçe . boğazım yanıyordu ve daha önce benim yerime yemeği kontrol edecek kişi artık orada değildi. İşte o zaman büyüdüm dışım küçüktü ama istemsizce büyümüştüm. Belkide bende ölmüştüm..
Xihnimin bir yarısında öğretmen emeklisi sözcü gazetesi aşığı bir dayı diğer yarısında ise pazar sabahı erkenden kalkıp çizgi film izleyen bir çocuk yaşıyor. Rmekli dayı haklı haklı konuşarak hayatımı düzene sokmaya çalışıyor ama o çocuk hatrına yaşıyorum işte.
rBiisi ege'ye yerleş, klasik bir araba al, 11'te mesain bitsin evine gel dinlen diyor. diğeri sürekli yolda ol hayatın keyfini çıkar diyor.
İkisini bir arada en ideal şekilde yapıldığında daha az pişmanlık yaşanır bence. o dayıyı da çocuğu da mutlu etmeye çalışıyorum.
İçimdeki çocuk çok haylaz.. Hala olmadık işler peşinde.. Ama son 5 yıldır onu dinliyorum.. Buyugunu dinledik bir işe yaramadi.. Simdi onun peşine takildik gidiyoruz.. Keşke yıllar önce kaybetmeseymisim.. Hep onun ardında gitseymisim... İçimde çocuk yok.. Buyugu oraya gomdum..:))
Evet küçüklükten beri ‘Büyüğünü dinle’ lafını çok benimsedik. Küçükleri dikkate alamamamız ondandır. Ama onunda kendine ait bir dinamiği var. Tek gereken denge.
Dengeye inanmıyorum.. Hayatın bir dengesi yok.. Dünyanın bile ekseni kayıyor.. Dengeyi bir çok şeyde görmüyorum.. Adım atıp eyleme geçiyorum sonuçlarını sonra düşünüyorum.. 22 yaşındayken de keşke bu zihniyette olsaydım 17 senemi saçma sapan şeylerle geçirmeyip amaç ve yoluma önceden çıkmış olurdum 'neyse :))
Benim içimdeki çocuk, bazen saklanmayı tercih eden bir yanım gibi.
Onu her zaman duyabildiğimi söyleyemem, ama fark ettiğimde genelde ilgisiz kaldığım ya da ihmal ettiğim bir ihtiyacımı hatırlatıyor
Belki daha çok sevgi, belki de biraz daha özgürlük ve neşe istiyor. Onu dinlemek zor olsa da, fark ettiğimde üzerine gitmeye ve mutlu olmasını sağlamaya çalışıyorum.
Içimdeki çocuk ne kadar iyi olursa, ben de o kadar dengede hissediyorum kendimi.
Genelde olgun ve daha mantıklı yanımızı gündelik hayatta kullanmaya meyilliyiz. Belki yaşam şartları belkide çevrensel etkenlerden ama arada rahatlamaya ihtiyaç var. Bunu da içimizdeki çocuk sağlıyor. Dediğin gibi dengeyi sağlıyordur.🙇🏼♀️
Benim içimdeki çocuk, hala meraklı, heyecanlı ve bazen de inatçı. Küçük şeylerden mutlu olmayı bilen, hata yapmaktan korkmayan bir yanı var. Ama bazen o çocuk, büyümüş olan tarafımla çatışıyor. Çünkü büyümek, hayal kırıklıklarını da tanımak demek. Yine de içimdeki çocuğu canlı tutmayı seviyorum. O çocuk kaybolursa, dünyaya renkli bakmayı da kaybederim gibi geliyor.
Korkudan korkan, neşeden oluşan siyahı ışığıyla bölen bir inanç. Ben gerçek bir çocuk taşıdığımızı düşünmüyorum. Bu sadece zor anlarda ayağa kalkmak için geliştirdiğimiz bir inanç sistemi. Karanlık anlarda ortaya çıkıp ben buradayım diye fısıldayan ve ardında renkli izler bırakarak yüzümüzü güldüren bir umut ışığı
İçimdeki çocuk hâlâ meraklı, heyecanlı ve saf duygularla dolu. Zaman zaman hayata karşı korumasız kalsa da, onun sayesinde küçük şeylerden mutlu olmayı öğreniyorum. Bazen eski anılarla gülerken bazen de kırılgan yanlarıyla yüzleşiyorum. Yaşım ilerlese de içimdeki çocuğu korumak, hayallerimi canlı tutmamı sağlıyor.
Hepsi bir arada mı geçinip gidiyor? Ay ne eğlenceli olurdu. Evre evre kendimizin halleriyle oturup bir şeyler konuşmak falan😸 Durduk yere hayal alemine girdim şu an.
Ya snsnksks Çocuğu baş köşeye falan oturttun herhalde tam olarak nerede kalıyor da her şeyden habersiz takılıyor😸 Şehirlerde bombalar yağardı alarmlar ötünce, çocuklar şen şakrak gezinir giderdi. (Sana bir cümlelik şarkı yazdım)
Bu arada neden sezgileri çok kuvvetli olup şu anda şüphelendin çocuktan. Ne seni şüpheye düşürdü😸
Sezginin kendisine karşı şüphem var ona değil ama olmaz dediğim ne varsa olacağını hisseddiyor yaramaz jdjdk
Pentagonun üst ve altının da böyle kapalı olduğunu düşün. En iç kısımda yeşillerin içinde hatta deniz kenarında o, betonlar içinde kırmızı lazer sisteminde ben 🤣
Ya çıldıracağım bu şema ne dmsmsk Bu yeni geldi aklına ama kabul et😸 Aydınlatma için teşekkürler şu an gözüm pak ve berrak bir şekilde içini görebiliyorum. Aralardaki şeritlerde ne var? Kişiye tahsis edilen odalar olabilir. Deniz kenarında olan ne? İçinde rüya alemi gibi resmen. 😸
Olmaz denilen şeylerin olma gibi huyları vardır. O mutlaka olur. Pınar’dan özlü sözler🧚🏻♀️
Oo sistem tam takır işliyor, sevdim sevdim😸 Neden yeşillik yerine deniz? İçerisi günlük güneşlik ve serinlik mi lazım? Ama lazer denizin üzerinden mi geçiyor o halde? Deniz altından lazer işe yarar mı? Neden yaramasın hayali yerinde kuralı mı olur? Kafamda deli sorular😸 Yalnız merkez boş mu? Boş tahtı mı koruyor bu lazerler?😸 Ben sen oradasın sanıyordum. Senin ne işin var diğer yerlerde. Yurdundan atılmış yetim gibi kaldın ortalıkta. 😭
Bir kere lazer sisteminin o kadar iyi olmadığını dün fark ettik. Tersi de o kadar pis olamaz.😸
Bak hatta şunu da ekleyeyim bu hep betondan 😂 Bunun içi işte o cennet gibi yer orada tek o var. Bu betonların içindeki odalarda ben ve diğerleri yaşıyor 😂
Kendi iç alemin olsa bile bize düşen neden hizmet sektörü😸 Orada bile rahat yok bu nasıl iş?
Ayayay cennetten bir köşe olduktan sonra neden çıkmak istesin. Krallar gibi geçinip gidiyor. Bayağı karmaşık bir yapı bu nereden aklına geldi? Ben çayır çimen geze geze oy oy gibi bir evren oluştururken bana nelerle geliyorsun😸 Şimdi anladım lazer sisteminin neden aralarda olduğunu. Mantıklı geldi şimdi. Ve biz tüm bunları niye her seferinde yorumlarda konuşuyoruz😸
Ahaha öyle işte, içimizdeki çocuk böyle bir yerde koruyabilenler için. Bu da onun koruma bariyeri 😀
Her evrenin dış çeperinde koruma alanı vardır. Mesela hücrelerdeki hücre duvarı, dünyadaki atmosfer vs. hatta evrende de var o yüzden sonsuzluğu şüpheli şu anda jdjdk
Çünkü soruların tetikliyor 😂 "Bu yeni geldi aklına ama kabul et 😸"
Burada dediğin gibi. Aklımda hiç yoktu, çünkü benimle değil onunla konuşuyorsun bir süredir.
Kendini pek göstermez, ortaya çıkmaz ama böyle iletişim kurabiliyor. Uzaylılardaki psişiklik gibi beni yazdırtıyor 😂
Ayayay çok eğlendim ama daha çok çıkmalı o garip görünümlü, bir çok yapısı olan şeyden😸 şu an ne anlattıysan hepsini hayal ettim bıy bıy bir çocuk Ratatuy daki gibi saçlarını çekerek değilde içinde kendi bulduğu işaretlerle gönderim yapıyor. Böyle, şöyle yapacaksın diye😸
Çünkü ışımanın izini bir yere kadar sürebildik 🙃 Evet şu anda bu sınırdır denilemez yanlış yorum olur çünkü devam ediyor ama sanki o uzaktaki yere yaklaşıyoruz gibi genişlemeyi azaltırsa djjdks
Düşünsene biz nasıl hücrelerden oluşuyorsak ve bütünümüz farklı bir şey ise evreni de hücre gibi düşünursek ve gerçekten öyleyse evrenlerden oluşan şey ne? 🤩
Tamam biraz abarttım ama sen en basit şekliyle anlattın itiraf et çabuk😸 Şimdi akşam akşam evren üzerine düşünme evresine giriyorum, giriyorum, giriyorum… ( beni çekip kurtarmalısın, herhangi beyin yanmasını istemeyiz😸)
Yaa nasıl ele verdim şak diye bende şaştım kaldım😸 Bu bilgiler fringe’den kalma. Teşekkürler Fringe. Hadi bir ihtimal söyleyeyim buna yönelik nasıl karşılık vereceğini söyle. Bir sabah cam kırılma sesine uyanıyorsun. Ve aynı sana benzeyen ama tarzı farklı olan biri geldi. Ve seni geçitten geçirip kendi evrenine götürmek istiyor. Hiçbir açıklama yapmıyor. Tepkin ne olurdu?
Hannibal serisini izledim, güzel yemek tarifleri de veriyo. Paraziti izlemedim, siyah kuğuyu izlemedim ama izlicem. 7 güzeldi, zindan adası müthişti. Gone girl ve köstebee bilmiyorum, spliti beğenmedim. Kanlı elması eskiden izlemiştim, koku da fena değildi ama sonu saçma gelmişti. Öneriler için çomçok teşekkür ederim
Aa asla, lütfen. Karıncayı bile incitemem ben, aslında kimseyi incitemem. İncitmişsem bi bildiğim vardır lsşdfkşds psikopit olduğumu nerden çıkardınız ifinim?
Sezon bitti, güzeldi valla beğendim. Ama sezon yarım kalmış gibiydi. Yani yönetmen ve yapımcı arasında şöyle bi diyalog geçmiş olabilir (- yönetmen, + yapımcı ya da tam tersi):
+Eveet, 7. bölüm güzeldi de 8. bölüm hazır mı? -7. bölüm sezon finaliydi. +Ney? -Ne ney? +7. bölüm sezon finali mi? -Korece konuşuyorum anlamıyo musun? +Niye? Giriş var, gelişme var, gelişmenin girişi var, gelişmenin gelişmesi var, gelişmenin sonucu bile yok. Nasıl sezon finali? -Ya aslında haklısın da hiç canım istemiyo biliyo musun? Para getirisi iyi de şimdi kim çekicek 2-3 bölümü ya +Ee nolcak? -3. sezona bırakırız bişey olmaz. Seyirci de anlar 3. sezonun geleceğini, kral reklam olur. Hem lgbt propogandamızı da yaptık. +Aa aynen, yeni sezonda 1 transın yanına 1 trans daha ekleriz, femboy ve lez serpiştiririz. Bunlar aşk yaşar, hatta bi oyunda ölünce heterolar dahil herkes üzülür. -Aa iyi fikir, yazın bunu! +Dalga geçiyodum. -İnanamıyorum. +Neyse, içmeye gidek mi? -Ne rahatsın ya. +Sen çek diziyi çok meraklıysan -A yok uğraşamicam. Hadi içmeye gidek