
Eski zamanlarda, bir çay ustası ve onun kalfası, yaşamlarını insanlara çay satarak geçinirlermiş. Ancak bir dönem, hayat pahalılaşmış ve insanların geçimleri zorlaşmış. Çay ustası, kalfasına şöyle demiş:
"Artık bu dükkan, her ikimizin de geçimini sürdürebileceği kadar kazançlı değil. Belki senin de geçimini daha rahat sağlayabileceğin bir çaycı dükkanı açmalısın."
Çaycı kalfası, ustasının bu teklifine çok sevinmiş. Çevresinin de yardımıyla, elindeki birikimleri ve sahip olduğu her şeyi satarak kendi çay dükkanını açmak için harcamış.
Bir süre sonra, dükkanını açtığı mahalleye ünlü bir kılıç ustası gelmiş. Mahalledeki tüm tüccarlara, hayatları karşılığında kendisine haraç ödemelerini istemiş. Kendisine haraç vermek istemeyen cesur, kendine ve kılıcına güvenen bir tüccar varsa karşısına çıkıp dövüşmesini söylemiş. Tüccarlar korku ile kılıç ustasına şöyle demişler:
"Efendim, bizler sıradan tüccarlarız. Bugüne kadar savaşmak ya da dövüşmek hiç ihtiyacımız olmadı. Elimize kılıç almadık, dövüşmeyi bilmeyiz."
Kılıç ustası, "Siz ticaretle yaşamınızı kazanıyorsunuz. Ben de kılıcımla kazanıyorum. Size acımayacağım," demiş.
Kılıç ustası, çaycı kalfasına hafta sonunda haracını almak için geri geleceğini belirtip gitmiş. Bir hafta sonra geri dönen kılıç ustası, tüccarlardan haraçlarını almış. Sıra çaycı kalfasına gelmiş ve kılıç ustası sormuş:
"Çaycı, haracım hazır mı?"
Çaycı kalfa şöyle cevap vermiş:
"Efendim, dükkanımı henüz yeni açtım ve çok az müşterim var. Bir haftada istediğiniz haracı kazanamadım. İstediğiniz parayı nasıl bulup ödeyebilirim?"
Kılıç ustası, "O zaman kendini savunmak için silahını alıp karşıma çık," demiş.
Çaycı kalfa, sadece bir çay fincanı bulabilmiş ve kılıç ustasının karşısına geçmiş. Kılıç ustası, çaycı kalfasının elindeki çay fincanını görünce şaşırmış ve şöyle demiş:
"Hey çaycı, kendini bana ve kılıcıma karşı koruyabileceğin daha iyi bir şey bulmalıydın."
Çaycı kalfa ise şu cevabı vermiş:
"Sahip olduğum her şey bu çay fincanından ibaret. Kendimi savunabileceğim başka hiçbir şeyim yok. Elimdeki bu fincandan başka kaybedecek bir şeyim de yok."
Kılıç ustası, çaycının bu sözleri karşısında dövüşmekten vazgeçmiş ve bundan sonra kendisinden haraç istemeyeceğini belirtmiş. Kılıcını kınına koymuş ve geri dönüp gitmeye başlamış.
Bunu gören halk, kılıç ustasına şöyle demiş:
"Sen bir çaycı ve elinde sadece bir çay fincanı olan birinden mi korktun?"
Kılıç ustası gülümseyerek cevap vermiş:
"Hayır, ben kaybedecek hiçbir şeyi olmayan biriyle savaşmaktan korktum."
İnsanlar sahip oldukları her şeyi kaybettiklerin de ya da kaybedecek çok az şeyleri olduğunda, büyük bir cesaret ve kararlılık gösterebilirler. Bu tür bir cesaret, karşısındaki düşmanı bile korkutabilir. Fiziksel güç veya maddi zenginlik, her zaman üstünlük sağlamaz. Korku, sadece fiziksel tehditlerden kaynaklanmaz. Cesaret, karşıdaki kişiyi etkileyebilir ve hatta onu geri adım atmaya zorlayabilir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Kıssadan hisse severim. evet
Kıssadan hisse severim.
bayildim..