Ben çok saygı duyuyorum mesela "erkekler de ağlar insan değiller mi?" diyenler çok olsa da ben diyorum ki evet insandır ağlayabilir ama erkeğin ağlaması çok sıradışı ve nadir görülen bir şey olmaya devam etmeli.
Erkeklerin çaresiz de kalsalar kendilerini aciz göstermemek için çabalaması bana çok saygı duyulması gereken bir şey gibi geliyor
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar Ne Diyor
Garipsiyorum çünkü erkek de aciz olabilir. Erkeklere acziyet yakıştırılmadığından dolayı, kadınlar küçümsendiğinden dolayı “erkekler ağlamaz” vs. deniliyor ama etik değil çünkü bu kadınları küçümsemek demek. Esasen erkekler psikolojik olarak daha zayıftır. Zoru görünce hemen pes ediyorlar ve kadınlar gibi katlanamıyorlar, mücadele edemiyorlar.
Kadınların küçümsenmesi demek değil... erkeklerin zoru görünce kaçması tartışılır. Şimdi bu konuda söyleyeceklerim biraz linç sebebi olabilir :) sana katılmasam da senin üslubun güzel senden beklemem ama pek dediğin gibi gelmiyor bana...
Erkeğe güçlü olma zorunluluğunu yükleyen doğanın ta kendisi. Hatta güçlü olmalarının kaba kuvvetlerinin yüksek seviyede olmasının bile sebebi güçlü olmaya mecbur olmaları çünkü doğa erkek cinsiyetine karşı öok acımasızdır. En güçlü olmayanın soyu yürümez.
Sakalları bile bu rekabette avantaj sağladığı için varmış. Kavgada çenenin kırılmasını önleyip sakalları gür olanların zayıf sakallılara karşı daha fazla hayatta kalmalarına bağlı olarak sakal gelişmiş... bizde ise rekabet yok çünkü kadın bedeni doğum için çok fazla katkı verdiği için doğa biz dişilerin hepsine ihtiyaç duyuyor
Hayır, bu apaçık ve kesinlikle kadınların küçümsenmesi anlamına gelir. Erkeklere acziyeti yakıştıramayıp kadınlara yakıştırabilmek kadınları küçümsemek değil de ne? Erkeklerin zoru görünce kaçması tartışılmaz. Çünkü kaçtıkları bariz. Kadınlar kadar dayanıklı değiller. Çevredeki örnekler bu sonuca ulaşmamızı sağlıyor. Söylemlerin insanı hayvan olarak gören ve kadını edilgenleştirmeye çalışan zihniyetin ürünü. Sakalla ilgili dediğini aşırı ilginç ve mantıksız buldum. Erkekler eğer doğal olarak yani fıtri olarak güçlü olmak zorunda değiller. Fıtratlarında ruhsal güçlülük varsa neden onlar da kadınlar gibi üzülüyor? Eğer ruhsal güçlülükleri olsa hemen ve fazla sinirlenmezlerdi. Bu dediğin safsatalara inandığın için kadınları daha dayanıklı olduğunu kabul edemiyorsun. Erkekler arasında bile kadınların psikolojik olarak daha güçlü olduğunu söyleyenler gördüm. Umarım en kısa zamanda feminizmle tanışıp gerçekleri görerek aydınlanırsın. Doğada savaşan erkekler hayvandır, insan değil. Bu bilgilerin kaynağı ne, ayrıca? Tam tersine kadınlar arasında rekabet vardır. Kadınlar hep hemcinsleriyle yarışır. Onlardan daha iyisine sahip olmayı isterler ve gösterişi severler. Bunu zaten herkes bilir. Sakal sonradan gelişmiş bir şey değil ezelden beri erkekler sakallı. Erkekler fiziksel olarak kadınlardan güçlüdür ruhsal olarak değil.
Erkek insanlar değil, erkek hayvanlar doğada yaşar bu yüzden dediğin erkek insanlar için geçersiz. İnsanlar arasında güçsüz erkeklerin de soyu yürüyor.
Erkek psikolojik olarak güçsüz olduğu için Allah Adem’e Havva’yı yarattı ona destek olsun diye. Yani dediğinin dinde bile yeri yok. Kadınlar fıtren savaşkan, yırtıcı ve güçlüdür. Bu kadar çok güçlü kadının olması böyle olduğuna dair bir örnektir. Sözlerin yanlış ve gerçek dışı.
Erkekleri toplum devamlı güçlü olmayı zorladığı hâlde güçlü olamıyorlarsa erkekler fıtren güçsüzdür. Erkek sadece fiziksel olarak kadından çok daha güçlüdür, psikolojik olarak değil.
İnsan da bir hayvan türü... bunu inkar etmeye gerek yok. Biz sadece son bir kaç bin yılda kültürel olarak bazı sapmalar sağladık medeniyet sayesinde. Ama davranışlarınıza büyük çoğunlukla hayvan tarafımız hükmediyor...
Sana yarın daha detaylı yazacağım. Şu anda şarjım yok
İnsan hayvan türü değil. Bunu inkâr etmeye gerek var. Çünkü asla hayvan değiliz. Onlardan çok farklıyız. Bizim anlama ve düşünme özelliğimiz var ama onların yok. Sadece bu bile bizin onlardan farklı ve üstün kılmaya yeter. Müslüman mısın bilmiyorum ama eğer Müslümansan insana hayvan demek seni dinden çıkarır. Diyelim ki insan hayvan; yine de dediklerinde haklı çıkamazsın. Çünkü eğer insan hayvansa insan hayvanların en üstünüdür bu yüzden diğer hayvanlar gibi yaşamamalıdır. Hayvan olsaydık hayvanlardan farklı yaşamazdık ve onlar gibi doğada yaşardık ama öyle değiliz. Hayvan olduğumuzu söylememize sebep olacak bir şey yok. Kimsede hayvansal taraf yoktur ve hayvansal tarafımız bize hükmedemez çünkü aklımızla hareket ediyoruz. Medeniyetsizlikten önce de hayvan gibi yaşamıyor ve davranmıyorduk.
Eğer insan hayvansa insan erkekler diğer hayvanlar gibi savaşmıyor bu yüzden sakal örneğin saçma. Davranışlarımızın, yaşam tarzımızın hayvanlardan farklı olması kültürel değil. Ezelden beri insanlar hayvanlardan farklıydı. Medeniyet keşfetmemiz bile hayvan olmadığımızın kanıtı. İnsan-hayvan meselesi dışında da dediklerim var. Onlara da cevap yazarsan sevinirim cevabın varsa.
İnsanın hayvan olduğunu söyleyerek haklı çıkamazsın. Çünkü insan fıtratı senin anlayacağın dilde insan hayvanının fıtratı ve diğer hayvanların fıtratı çok farklı. Hangi adam hayvanlar gibi savaşıyor Allah aşkına?
Hepsine yarın cevap vereceğim...
Ama tek bir soruya ayrı bir mesajda cevap vermeni rica edeceğim..
Sen insanı İslami referansla değerlendiren dolayısıyla da evrimsel süreci inanaç dolayısıyla reddeden biri misin?
Buna sonsuz saygı duyarım ve de gösteririm...
Ancak eğer temel referansın İslam ve Kuran ise sana evrimsel açıklamalar veya insanın neden bir hayvan türü olduğuna dair bilimsel açıklamalar yapmayı gereksiz bulacağım. Zira inanç inançtır ve dini hassasiyetleri olan kişiye ancak saygı duyarım.
Durum buysa tamamen başka şekilde açıklayacağım ana fikri...
Hayır, insanı İslami referansla değerlendirmiyorum. Eğer Müslümansan diye bir Müslüman olarak kafir olmak istemeyeceğin için bunun hakkında bilgilendirdim. İnsanın hayvan olduğuna dair İslami deliller göstermedim toplumsal konuştum. İnsanın hayvana olmadığına dair söylediğim şeyler İslami değil. Evrimsel süreci mantıksız bulduğum için reddediyorum. Dediğim sebeplerden dolayı fazlasıyla mantıksız buluyorum ve İslam da bu düşünceme uygun. Temel referansım İslam değil. Sadece İslami bir örnek verdim ve dediğim gibi Müslümansan kafir olmak istemeyeceğin için de uyarı da bulundum. İnsanlarla hayvanların fıtratının aynı olmadığını söylemem İslami bir bakış açısı değil çünkü dinden bahsetmedim. Sen bana insanın hayvan olduğuna dair bilimsel açıklamalar yapmazsan daha iyi olur. Bunu sana kızdığımdan dolayı demiyorum. Yanlış anlama. Çünkü ben o açıklamaları ateistlerden dinledim ve birkaçını okudum. Sonunda ise inanmadım bu yüzden kendini yorma ama erkeklerle ilgili dediklerinle ilgili bir kaynağın varsa paylaşmanı isterim. Çünkü bu ilginç ve mantıklı bulmadığım şeyleri kimin dediğini merak ettim. Ek olarak insanın hayvan olduğuna reddeden makaleler de var.
Yani benim insanın hayvan olduğunu kabul etmeme sebebim İslam değil mantıksız bulmam.
Konu insanın hayvan olup olmaması olmadığından dolayı bence bununla ilgili konuşmanın gereği yok. Erkeklerin üstünlüğünü iddia ediyorsun ve kadınların bu şekilde küçümsenmediğini iddia ediyorsun. Bunları açıkladığın ve erkeklerin savaşkan ve ruhsal olarak güçlü olma üstünlüğüyle ilgili kanıtlarını bekliyorum. Sakalla ilgili dediğinin kanıtı ne mesela? Ve sen hiç hayvanlar gibi savaşan erkek gördün mü? İnsanlar doğada yaşamıyor. Ben sadece İslamı referans alarak konuşmadım. Dediklerimi tekrar okursan iyi olur bence.
erkeklerin zayıf olduğuna dair kendi izlenimlerin var. Bunları somut gerekçelere dayandırabilmiş somut ve elle tutulur kanıtlarla desteklemiş değilsin. Kendi fikrini tartışmasız gerçekler olarak ortaya koymaya çalışıyorsun. Erkekler güçsüz kadınlar güçlüdür diyorsun ama bunun kanıtı nerede? Erkekler arasında bile kadınların psikolojik olarak daha üstün olduğunu söyleyenler gördüğünü söylüyorsun bu bir kanıt değil zira erkekler arasında bize yaranmak için bunları söyleyen çoktur.
Popüler kültür "kadın şöyle güçlü böyle güçlü" filan deyip bizi gaza getirmeye çalışıyor farkında isen. Yani ben de erkeklerin psikolojik olarak daha güçlü olduğunu itiraf eden kadınlar gördüm yani senin lafına benim lafım kalıyoruz. Kaldı ki psikolojik güç zaten ölçülebilir bir şey değil...
(2) İnsanın hayvan olduğunu kabul eden islamdan çıkar diyorsun. İşte benim dediğim de buydu. İslamdan çıkmamak adına söyleyeceklerimi mantık çerçevesinde okuyup değerlendirmeyebileceğini düşünerek "islam referansınla mı insanın hayvan olmadığını düşünüyorsun" diye sormuştum. Yani insanın bir hayvan türü olduğu çok kolaylıkla kanıtlanabilir bir şey ama sen islam'dan çıkmama isteğiyle "insan bir hayvan türü değildir" şeklindeki fikrini inanç duvarları arkasına saklayacaksan benim yazacaklarım senin mantığına nasıl nüfuz etsin? ben inançlara saygılı biriyim inançla dinle mücadele etmek istemem. Ama yine de neden insan bir hayvan türüdür aşağıda detaylarıyla anlatacağım.
(3) İlk evvela aklımdayken bir konuya açıklık getireyim. Erkeklere güçsüzlüğü yakıştıramamak ama kadınlarda mazur görmek kadını küçümsemek veya daha az değerli saymak demek değildir. Güçsüzlük değersizlik anlamına gelmez. 2 çouğun var diyelim biri güçlü diğeri ise güçsüz. Bunu tespit ettiğinde güçsüz olanı küçümsediğin veya daha az değerli gördüğün anlamına mı geliyor? Mesela sen erkeklerin kaba kuvvet olarak kadınlardan daha üstün olduğunu kabul ettiğin zaman; mesela biri kadınlar kaba kuvvet olarak erkeklerle eşittir dediğinde itiraz edip "yok artık erkeklerin kas gücüyle nasıl rekabet edelim" dediğin zaman kadınları küçümsemiş mi oluyorsun? Yani erkeklerin kadınlardan kaba kuvvet alanında "daha güçlü" olduğunu kabullenmek seni "kadınları küçümseyen"yapmıyorsa başka biri erkeklerin bu göreceli olarak daha güçlü oluşuna "psikolojik güç" alanını da dahil ettiğinde sen o kişiyi "kadınları küçümsüyorsun" diye suçlaman yersiz olur. Sadece o fikre katılmadığını anlatırsın o kadar. Mesela sen şimdi "erkekler psikolojik olarak güçsüzdür" diyerek benim katılmadığım bir düşünceni dile getirdiğinde ben sana "erkekleri değersiz mi buluyorsun" veya "erkekleri küçümsemiş oldun" diye yaklaşmadım. Zira bunlar senin izlenimlerin ve bunlar erkekleri değersiz veya küçük görmek demek değil. Yanılıyor muyum?
(4) İşin dini tarafına geçmeden önce düşünmeni istediğim bir konu var. Erkekler psikolojik olarak zayıf demişsin. Peki erkekler binlerce yıldır psikolojik güç olarak kendilerinden daha üstün olan ve muhtemelen zeka olarak da üstün olduklarını iddia edeceksin yani zihinsel faaliyetler bakımından kendilerinden daha güçlü olan kadınlar üzerinde nasıl hakimiyet kurup ataerkil bir düzen yarattılar? Feminizm diyorsun mesela feminizm kadınların yüzyıllardır ezilmiş olmasından bahseder. Psikolojik olarak üstün olduğumuz bu adamların sadece onların kaba güçleri daha fazla diye mi kendimizden üstte bir yerde kalmasına razı olmak durumunda kaldık? Atlar insanlardan kaba kuvvet olarak çok güçlüdür ama at insana hizmet eder, istersek üstlerine bineriz istersek arabaya koşarız gerektiğinde de öldürür etini yeriz. Atların kendi yaşamları üzerinde bile en ufak bir egemenlikleri yoktur.
Biz o zaman nasıl sadece kaba güçleri üstün diye bunca konuda üstün olduğumuz erkekleri ikinci plana atamamışız? Düşünsene woman kelimesinin kökeni bile "wife of man" yani erkeğin karısı anlamındadır.
(5) İslami referanslar verdiğin için ana konumuzda yani erkek güçlü müdür değil midir ve doğada mücadele etmiş midir etmemiş midir konusuna biraz islami açıklamalar getirmek istiyorum.
(6) Öncelikle ben erkek çok güçlüdür şöyle mükemmeldir böyle kusursuzdur filan demiş değilim. Yani Havvayı Adem eksik diye Allah yarattı diyorsun. Peki Allah yarattığı insanın ne kadar güçlü veya güçsüz olduğunu bilmiyor muydu? Yani esasen erkeği yaratıp eksiğini tamamlasın diye kadını yarattıysa hangisi daha önemsenmiş oluyor? Biraz tartışmalı değil mi? Ama tartışmalı bulmasan da bunu ana karakterin erkek olduğu kadının onun eksiğini gidermek için gönderilen bir takviye yani ikincil karakter olarak yorumlamak da mümkün. Yani öne sürdüğün adem ve havva argümanı biraz zayıf.
Ama yine dini taraftan devam edelim. Allah insanı ve güçlü güçsüz yanlarını en iyi tanıyandır değil mi? Bizi bizden daha iyi tanır. Buna inanmayan da dinden çıkar değil mi? Peki... Madem biz çok güçlüyüz psikolojik olarak o zaman neden Allah dünyaya hiç temsilci olarak kadın yollamadı? Neden tüm peygamberler erkek? Neden bu yükü bu görevi sadece erkeklere yükledi Allah? Erkekler zayıf kadınlar güçlü ise o yükü sadece erkeklere yüklemiş Allah? Sadece kaba kuvvetleri fazla diye mi? Onca zorluğa sadece kaba kuvvetle mi göğüs gerecekti erkekler?
(7) Madem dini konuya girdik o zaman oradan devam edelim. İslam ister müslüman ol ister olma ama kesin bir şekilde ailede erkeği otorite konumuna oturtmuştur. Erkek net şekilde aile reisidir. Psikolojisi zayıf olan cinsiyeti mi oraya layık görmüş yani Allah? Bunu inkar edenler için ayet de vardır veda hutbesinden şu kısım da örnek verilebilir:
Ey İnsanlar! Kadınlarınızın sizler üzerinde hakları, sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır. Sizin onlardaki hakkınız, minderinize sizden başkasını oturtmamaları, meşru tavsiyelerinizde size karşı çıkmamaları, hoşlanmadığınız kişileri izniniz olmadan eve sokmamaları, kötü söz söylememeleri kötü fiil ve davranışta bulunmamalarıdır. Şayet bunları yaparlarsa, Allah onları engellemenize, sıkıştırmanıza yataklarında tek başlarına bırakmanıza ve hafifçe, incitmeden vurmanıza izin vermiştir. Bunlardan vazgeçer ve size itaat ederlerse, meşru, örfe uygun ölçüler içerisinde rızıklarını ve giyimlerini sağlama sorumluluğunuz var.
(8) Yani eğer bir müslüman iseniz Allah'ın hata yapmaya ve kontrolü kaybetmeye aday olarak biz kadınları ve hakimiyet kurarak bu duurmu ortadan kaldırma görev ve yetkisine sahip olarak da erkekleri gösterdiğini kabul etmek dışında bir seçeneğiniz kalmıyor. Ben buradaki "dayak" olayına takılmıyorum. Ancak net şekilde erkeklere kadınları yönetme görev ve yetkisi veriliyor. kadınların başlarına buyruk hareket etmelerine erkeklerin engel olmak için hangi yaptırımları uygulayabileceği açık açık belirtiliyor.
Sadece aile içinde de değil genel olarak toplumsal düzen Allah tarafından erkeklerin daha fazla sorumluluk, yük ve yetki sahibi olması temeline dayandırılmış. Mesela mirastan erkek kardeşe 2 bize yani kızlara 1er pay uygun görülmüş. Ve bu haksızlık veya adaletsizlik olarak da görülemez zira erkeğe o parayla eşini ve ailesini geçindirme görevi verilmiş. Kadın ise parasına kendisi sahiptir. O parayla kimseyi bakmak zorunda değil. Yani Allah hem parayı ve hem de aile geçindirme sorumluluğunu erkeğe veriyor. Psikolojik olarak daha zayıf olarak yarattığı cinsiyete mi veriyor bu yetki ve sorumluluğu?
(9) Olay sadece mirasla da kalmıyor. Çok daha çarpıcı olan örnek şahitlikle ilgili. Eğer bir konuda islam 2 şahit gerekli diyorsa bunun anlamı 2 erkek demek; veya 2 erkek yoksa onun yerine 4 kadın olabiliyor; 1 erkek şahit varsa diğer erkek yerine 2 kadın da olabiliyor çünkü 1 erkeğin sözü 2 kadının sözü yerine geçiyor islamda. Neden? kadınlar kötüdür filan diye değil; yani kadınların ahlaksız olduğu varsayılmıyor ancak psikolojik baskı altında kalabilir veya yakınlarını korumak için olayları olduğundan farklı anlatabilir diyeyine kadınların korunması için alınmış bir tedbir. Yani her bakımdan kadın güçsüz ve korunması gereken olarak varsayılmış yaratıcı ve onun kelamı olan Kuran tarafından. referansınız islam ise bu olguyu yok sayamazsınız. O zaman da biz kadınlar güçlüyüz erkeklerin psikolojisi zayıf dediğiniz zaman bu olguyu tezinizle uyumlu şekilde gerekçelendirerek açıklamanız icap eder.
İslami dini referanslardan evrimsel açıklamalara geçmeden tam bu aşamada vermem gereken son örnek de erkeklerin 4 kadınla evlenebilmesidir. Senin gibi hem kadınların eşitliği konularına hassas olup hem de islami kimliği olanlar erkeğe verilen bu izni korunmasız kalan kadınların evlenecek eş bulabilmesi gerekliliğine bağlarlar. Sen nasıl bir yere bağlayacaksın merak ediyorum. Yani hem kadın güçlü erkek zayıf ama 1 erkek 4 kadını idare etme iznine sahip. Bu nasıl oluyor?
(10) İşte ben bunu evrimsel gerçekliklerle anlatacağım. Sen her ne kadar inkar etsen de hayvanlardaki erkekler arası rekabet bir doğa kanunu olarak etkisi azalarak da olsa insanlık tarihi boyunca devam etmiştir. Erkeklerin sakalını bile böyle açıklıyorlar diyorum; sen buna başka açıklama getirmek yerine "saçma" diyerek geçiştiriyorsun. ... ama sen "saçma" dediğinde bu örnek bir örnek olma vasfını yitirmiyor ki...
Yani böyle bir tartışma şekli olmaz yani benim söylediklerimi çürüten bir alternatif açıklama yapman gerekir.. ben mesela insanın bir hayvan türü olmadığına dair açıklamalarını çürütecek açıklamalar yaoacağım. Sen de bunlara cevap verebiliyorsan verirsin... fikir tartuşması böyle olur
İnsanın bir hayvan türü olduğuna dair yazacaklarımı daha ileriki saatlerde göndereceğim inşallah... sen bunları oku ama şimdilik cevap verme çünkü diğer yazacaklarım için biraz zaman gerek bana
(11) İnsan'ın bir hayvan türü olduğuna dair açıklamalardan önce islami referansların sonunda erkeklere çok eşlilik izninin verilmiş olmasını anlatmış olmam bir tesadüf değil. Sen hatırlarsan doğada rekabet eden erkeklerin hayvan erkekleri olduğunu insan türünün erkekelrinin bu kapsamın dışında olduğunu söylemiştin ve ben de bunun üzerine insanın da bir hayvan türü olduğu gerçeğinin altını çizmiştim. Bakın; hemen tüm memeli türlerinde erkekler dişi için kavga eder ve sadece kazananlar dişiye yaklaşma hakkına sahip olur.
Bu da çok eşlilik demek çünkü erkek ve dişilerin sayıları eşit. Ancak doğa tüm erkeklere ihtiyaç duymuyor; bir erkek pek çok kadını hamile bırakabileceği için o kadar da kaliteli olamayan erkekleri doğa bu yolla tasfiye ediyor. Geriye sadece güçlü olanlar kaldığı için erkekler nesilden nesile erkekler daha güçlü hale geliyor. Tabi bunun da doğal sonucu az sayıda erkeğin çok daha fazla sayıda kadınla birlikte olması yani erkek çok eşliliği.
İslamın da bir erkeğin birden fazla 4 kadına kadar evlenebilmesine ve hatta köle kızlarla da seks yapmasının serbest olması sence tesadüf mü? Tüm memeli türlerinde ve insanlık tarihi boyunca olan bir şeyin belirli kurallara bağlı olarak kabul edilmesi olmasın sakın bu?
(12) Bu rekabetin erkeklerde olması ve dolayısıyla da erkek çok eşliliğinin olması ve dolayısıyla da erkeklerin nesilden nesile güçlenmesi süreci bilimsel bir gerçekliktir ve memeli türlerine has olan bir durumdur zira memelilerde hamilelik çok uzundur ve sonrasında da dişi emzirdiği için uzunca bir süre bir daha çiftleşemez. Ama türün devamı için kaliteli erkeklerin bu esnada başka dişileri hamile bırakması çok önemlidir. Bu da çok eşlilik ile oluyor.
Mesela bu süreç kuşlarda yok. Kuşların dişisi ve erkeği arasında aşırı bir cüsse farkı da olmaz. Neden? Çünkü kuşlarda erkekler de yumurtaya yatan dişiye bakmak zorundadır. Dişi hamile memeliler gibi yiyecek bulamaz. İlla ki yumurtalara yatması gerekir. Erkek yem getirmek zorundadır. O zaman da dişi gibi erkek de eşit süre doğum sürecine katkı verir. O yüzden de erkek kuşlar kavga etmez ve doğal seçilimle rekabetle güçlenip cüsse kazanmaz. memelilerde bu mücadele acımasız şekilde sürer gider ve erkeklerle dişiler arasında güç ve boyut farkı oluşur.
(13) Bilimsel araştırmalar insanlık boyunca doğan kız bebeklerin %45'inin erkek bebeklerin ise sadece %19'unun kendi çocuklarının olduğunu gösteriyor. Kız bebeklerde %45 demek yetişkinliğe varan hemen tüm sağlıklı ve doğurgan kadınların bir erkekle birliktelik yaşayıp çocuğunun olduğunu gösteriyor zira %45'ten geriye kalan %55'e eskiden çok yüksek olan çocuk yaşta ölenler, sağlık sebebiyle çocuğu olamayanlar, sakatlar vesaire de var.
Erkeklerde ise bu oran kız bebeklerin yarısından bile az. Yani yetişkinliğe ulaşan sağlıklı erkek ve kadınlar arasında erkeklerin yarısı kadınların hepsini almış ve geriye kalan erkekler ise avuçlarını yalamak zorunda kalmış. Erkek neslinin bu tr bir cinsiyet içi rekabetin olmadığı memeli olmayan türlerden farklı olarak yine böylesi bir cinsiyet içi güce dayalı rekabetin olmadığı kadınlara kıyasla güçlenmiş olması ve bu süreci doğal bir süreç olarak kabul eden İslamın erkeğe 4 kadın hakkı vermesi tesadüf mü?
(14) Erkeklerin daha kaçıngan ve korkak buna karşın kadınların daha cesur ve atak olduğunu söylemişsin ve bunu da bariz bir gerçeklik olarak tanımlamışsın. İyi de cesaretle ve ataklıkla binlerce yıldır erkeğin özdeşleştirildiğini göz ardı edemezsin. Tartışmasız şekilde dayanıksız, çekingen hatta korkak olan bu cinsiyet eğer gerçekten böyle olsa neden genel olarak kendilerinden tersi beklensin yüzbimnlerce yıldır?
Dahası şimdi sana daha objektif bir argüman sunayım: cesur ve atak olmak elbette ki kulağa hoş gelen şeyler ama bir cinsiyet eğer bu özellikler bakımından daha üstünse bu iki özelliğin yanlış zamanda yanlış yerde dozunun aşılması dolayısıyla yol açacağı sakıncalı durumlar o cinsiyette daha sık karşımıza çıkar. Mesela kahve içmek günde 2 taneye kadar sağlıklıdır fazlası zarardır.
Kahvenin çok sevildiği bir toplumda kahvenin faydalarına da daha çok rastlarız; aşırı kahve içmenin yarattığı sorunlara da. daha fazla rastlarız. Dolayısıyla daha atak ve cesaretli olan cinsiyet aynı zamanda daha fazla suça karışan ve tehlikeli işlerden dolayı kaza kurbanı olan cinsiyet olmalıdır. Bu tür istatistiklerde de bizi 10a değil 100'e katlıyor erkekler. Cesaretin atılganlığın sadece iyi tarafları bizde kötü etkileri hep erkeklerde filan dersen de biraz komik olmaz mı?
(15) Erkeklerin kaba kuvvet olarak daha ileride oluşunun sebebini yukarıda anlattım. Bu evrim sürecini yine de reddediyorsan bilmiyorum ama bu süreci reddetmeyi inkar etmeyi bıraktıysan sana başka bazı sorular sormak istiyorum.
Erkekler birbirleriyle rekabet ve kavga ederek birbirlerini tasfiye ederken kuvvetleriyle ön plana çıktıkları için nesilden nesile daha da kaba güç biriktirdiyse; acaba erkekler dişi için kavga ve mücadele ederken kaba güçlerinin yanı sıra cesaret ve atılganlıklarıyla avantaj sağlamamış olabilirler mi?
Kaba güçleri aşağı yukarı eşit olan erkekler arasında yapılan kavgalarda daha cesur ve atılgan olanlar daha mücadeleci olanlar rekiplerini korkutup yıldırarak üstün gelmemiş olabilir mi?
Erkekler arasındaki kaba güç rekabette önemli bir unsur olarak erkek neslinin daha güçlü olmasına yol açarken yine kavgada önemli bir unsur olan cesaret ve kararlılık nasıl olur da erkek neslinin evrim sürecinde daha cesur, atılgan ve kararlı olmasına yol açmayabilir?
Gerçekçi olalım ki bunun olmaması mümkün değil...
(16) Erkekler çabuk sinirlenir evet. Biraz fevri oldukları doğrudur. Ama bu güçsüzlük demek değil ki. Tam tersine işte doğa onların zihinlerine güçsüz kalma veya güçsüz görünme haklarının olmadığını milyonlarca yıldır kodlamış. Derin derin kazımış doğa erkeklerin ruhlarına bunu. Erkek içgüdüsel olarak yenildiği, baskılandığı ve üstünlüğü başkasına kaptırdığı düşüncesine kapıldığında alt beyni yaşamsal bir sorun varmış gibi bir tepki vermesini sağlar zira yukarıda dediğim gibi doğa erkek cinsiyetine karşı acımasızdır. Erkek üstünlüğü kaptırdığı zaman soyunu yürütme şansını kaybedeceği duygusuna kapılır. Tabi bunlar alt beyinde olan şeyler. Erkek bunun farkında bile değildir. Ancak işte milyonlarca yıllık evrimleri sürekli savaş durumu hlinde tutar ruhlarını.
Yani bırakalım cinsiyet içi mücadeleyi ve erkekler arası rekabeti bir kenara. Yüzbinlerce yıl avcı-toplayıcı olarak yaşamış atalarımız. İnsanlık tarihine baktığımızda bundan kopuş daha dün kadar yakın. peki avcı ve toplayıcıdan kim avcı kim toplayıcı? rkekler avcı; biz kadınlar toplayıcı. Yüzbinlerce yıl geyiklerin bizonların peşinden bilmem kaç günlük yola ava giden erkeklerin değil de ağaçlardan veya topraktan meyve sebze toplayan kadınların daha atılgan ve cesur hale gelmesi sana olası geliyor mu?
(17) Dişiler rekabet eder demişsin. Dişilerin erkek için rekabet etmesi olayı son yılların kültürel etkileriyle ilgilidir. Dişi daha iyi erkek ister ve onun peşinde koşar tabi ki. Ama bu erkeklerdeki gibi genlerini ileriki nesillere hiç geçirememe tehdidini içgüdüsel olarak yaşayarak yapılan bir rekabet değildir. TAbi son dönemlerde yeni nesillerde bu kadınlar arası rekabet arttı.
Bunun da sebebi zaten artık erkeklerin çok eşli olmaması dolayısıyla kaliteli erkeğin bir kere kapıldıktan sonra diğer kadınların ondan uzak durması için yasal ve ahlaki yaptırımlar başladığı için yavaş yavaş kadınlar arası da rekabet son yüzyılalrda ama özellikel son dönemde başladı. Ama ben erkeklerin bugünkü rekabetinden bahsetmiyorum ki zaten.
Bugün evet erkekler çok eşli olamadıkları için bir şekilde neslini sonraki kuşlağa geçirememe korkusunu biliç düzleminde daha az yaşıyor ancak yüzbinlerce yılın alt beyinlere kazıdığı kodlardan bahsediyorum ben. Erkeği erkek dişiyi de dişi yapan hep bu kodlar.
Yıllar önce bu kodların kültürel yakıştırmalar olduğu savıyla israilde kibutzlarda bir çalışma yapılmış. Erkek çocuklarına oyuncak bebekler kızlara ise silah araba filan gibi erkek oyuncakları vermişler. Bu şekilde cinsiyet farklılaşmasının önlenebileceğini ummuşlar.
Sonra bakmışlar ki 3 yaşında ellerinde oyuncak bebek olan erkek çocukları yine birbirleriyle zıtlaşıyor ve rekabet oyunları oynuyor yenilenin yenenin belli olduğu oyunlar oynuyorlar ve diğer taraftan kızlar yine evcilik oynuyor işbirliğine dayalı oyunlar oynuyor. Yani o kodlar öyle kolay silinecek kodlar değil.
(18) Gelelim insanın bir hayvan türü olduğu gerçeğine:
İnsan bir canlıdır değil mi? Canlılar 2 ana kategoriye ayrılır diyorum ben: Hayvanlar ve Bitkiler. İnsanın bir hayvan türü olduğunu inkar ediyorsan sana göre 3 ana kategori olmalı: İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler. doğru mu? Peki bu ana gruplardan hayvanlar kendi aralarında omurgalı ve omurgasızlar olarak ikiye sonra onlar kendi aralarında 7ye 8'e ayrılıyor... sonra onların alt kategorileri dalları vesaire vesaire sivrisinekten file, istakozdan deve kuşuna kadar milyonlarca hayvan türü var. Sadece kartal deyip geçtiğimiz hayvanlar bile apayrı 100'e yakın farklı türde yaşıyor; bu türler birbirlerini kendilerinden görüp birleşmiyor. Yani farklı türler bunlar.
Bitkiler de aynı şekilde. Akvaryum camındaki yeşillenmeyi yaratan yosunlardan tut sekoya ağacına kadar hepsi bitki; milyonlarca farklı tür...
Sana göre 3. ana kategori de insan. Peki var mı onun bir alt türü? ırk dediğimiz farklılaşmalar var ama onlar tür değil. Birleriyle aile kurabilen biraz farklı topluluklar sadece. Sadece bu bile insanın 3. kategori değil bir hyayvan türü olduğunu idrak etmeye yeterli aslında ama başka delilleri de var elbette.
(19) Bizim bir hayvan türü olmamız diğer hayvan türlerinden farklı olmamıza engel değildir. Dolayısıyla farklı olmamız da hayvan türü olmadığımıza işaret etmez zira tüm hayvan türleri birbirlerinden farklıdır...
Şimdi sana göre insan hayvanlar ana kategorisine dahil değil apayrı bir kategori. Bu durumda bir hayvan türünün diğer bir hayvan türüyle ortak özelliklerinin hayvan olmayan insanla olan benzerliklerine göre çok daha fazla olması gerekir değil mi?
sardalya balığı bir hayvan, goril bir hayvan ve sana göre insan hayvan değil öyle mi? Peki... Sardalya ile goril arasında sinie sistemlerinin olması, ağızdan beslenmeleri ve hareket etmeleri dışında bir benzerlik var mı? Hamsinin soluncaçları var gorilin akciğeri; bunlara daha uzak saygığın ayrı kategoride saydığın insanın da akciğeri var.
Gorilin elleri ayakları var hatta parmak sayıları bile aynı; her ikisi de ayakta duruyor filan sardalyada yüzgeçler var ve suda yüzmek dışında bir hareket tarzı yok; pulları var bizde ise kıl var ne tesadüf ki gorilde de var. Gril de insan da yavrusunu canlı doğrurur ve sütle besler, kucaklarında tutuş şekilleri bile aynıdır; sardalya ise yumurta bırakır sonra erkek gelip o yumurtaları döller ne dişi ve erkek birbirini görür ne de dişi yavrusuna bakar. Şimdi sen neye göre goril sardalyaya insana olduğundan daha fazla benzerlik gösteriyor ve daha fazla ortak özelliği var diyebilirsin.
Evet, izlenimlerim var. Senin de inkâr etmek için izlenimlerin var. Somut kanıtlarla gösterebilirim. Mesela reelde tanışmış olsak sana güçlü kadınlar ve güçsüz erkekler gösterebilirim. İzlenimlerimden bahsediyorum tahminlerimden değil. Kadınların psikolojik olarak daha güçlü olduğunu söylememin delili gördüğüm kadınlar. Kadınların psikolojik olarak daha güçlü olduğunu bana bir erkek söylemedi. Erkeklerin kendi aralarında konuştuklarına kulak misafiri oldum ve babam arkadaşları arasında bunu söyleyenler olduğunu söylemişti ve babam kadınları küçük gören biridir. Erkekler kadınlara kadınları överek yaranamaz çünkü kadınlar hep erkeklerin üstünlüğünü kanıtlamaya çalışıyor. Popüler kültürün kadını güçlü gösterdiğine katılmıyorum. Eril ve dişil enerji safsatası büyük oranda revaçta. Yıllar önce böyle bir şey yokken popüler kültür sayesinde insanları eril ve dişil enerji kavramlarıyla kadının edilgen, erkeğin aktif olduğuna inandırdılar. Sen de buna inananlardansın. Erkeklerin psikolojik olarak daha güçlü olduğunu söyleyen kadınların demesi erkeklerin psikolojik olarak daha güçlü olduğuna dair delil değildir. Çünkü ataerkil dünyada yaşıyoruz. Psikolojik güç ölçülebilir bir şeydir. Bir insanın olaylara, duruma dayanıklılık seviyesiyle, azmetme durumuyla vs. anlaşılabilir. O kadar zor değil anlamak.
Senin iddia ettiğin erkek üstünlüğünü kabul etmemem beni İslam’dan çıkarmaz bu yüzden İslam’ı baz alarak konuşacağımı sanma. Ben sadece İslam’dan çıkmamak için değil gerçekten saçma bulduğum için de reddediyorum evrim teorisini. Çünkü insanla hayvanın zerre kadar benzediğine mantık çerçevesiyle baktığımda, dini dahil etmeden düşündüğümde karar veriyorum. İnsanın hayvan türü olmadığına dair makaleler de var. Onları neden umursamıyorsun? Ben dini baz alarak düşünmüyorum bu yüzden senin yazacakların benim mantığıma nüfuz edebilir ama ben dini dahil etmeden düşündüğümde gerçekten insanın hayvam olduğuna inanmıyorum. Güçsüzlük değersizlik anlamına gelir. Herkes bu konusa hemfikirdir. Çok şaşırdım böyle düşünmene. Güçsüzlük düşük nitelik olduğundan dolayı değersizliktir. “Kadın güçsüz, erkek güçlüdür demek kadını küçümsemektir.” demiyorum. Kadına güçsüz olmayı yakıştırıp erkeğe yakıştıramamak kadını küçümsemektir diyorum. Güçsüz demek hakaret değil güçsüzlüğü yakıştırmak asıl hakarettir. Sen benim demek istediğimi anlamamışsın. Tekrar söylüyorum; güçsüz demek değil güçsüzlüğü yakıştırmak hakaret ve küçümsemedir. Erkekler kadınlardan fiziksel olarak daha güçlü oldukları için kadınlara hakimiyet kurup ataerkil düzen oluşturmaları kolay oldu. Çünkü kadınlar erkekleri fiziken daha güçlüler diye üstün görüyorlar bu yüzden onların üstünlüğünü varsayıyorlar. E erkekler de fiziksel olarak güçlü olduklarından dolayı kendilerini üstün sanıyorlar bu yüzden de ataerkil bir düzen var dünyada. Fiziksel güç üstünlüğünü kanıtlamak ve göstermek çok kolaydır bu yüzden bunu herkes bildiğinden dolayı herkes erkeklerin üstünlüğüne inanıyor.
Woman kelimesiyle ilgili dediğini biliyorum. Bu da erkeklerin üstünlük çabasından kaynaklıdır. Erkekler kadınlar gibi duygusal değiller bu yüzden onların ezmeleri kolay. Atlar hayvan olduklarından ve hayvanlar akılsız olduklarından dolayı kimse atları erkeklerden daha üstün görmez. Çünkü onlar hayvan ve akılsızdır. Erkek de akıl olduğundan dolayı atlar gibi yaşamları hakkında egemenlik yapamamaları imkânsız. Hayvanlar edilgen ve itaatkârdır. Biz bunca konuda üstün olduğumuz hâlde erkekleri ikinci plana atamadık çünkü onların üstün olduğuna inandık ve onlar da bize üstünlüklerini kabul ettirdi. Asırlar önce nice erkek kadınların başarılı olması için onların önüne geçti. Adını bildiğimiz çok az kadın mucit var mesela. Çünkü erkekler üstünlük çabasından dolayı bu kadınların hep önüne geçmeye çalıştı. Bazı kadınlar icatlarını erkek adıyla yayınladılar, erkek kılığına girip meslek sahibi oldular vs. Çünkü kadın oldukları ortaya çıkarsa bunun bedeli yakılmaktı. Erkekleri ikinci plana atamadık çünkü onlar bizi hep ezdi ve onların üstünlüğünü kabul ettik. İslami referanslar dediğin tek şey Adem ve Havva örneğim ve seni dinden çıkmaman için uyarmam. Sadece bunlar. Neden bu kadar basit şeylere bu kadar takıldığını anlayamadım. Allah yarattığı insanın ne kadar güçlü ve güçsüz olduğunu biliyordu. Adem’i isteyerek ve bilerek ruhsal anlamda güçsüz kıldı. Önemsenmek ne alaka? Ortada ikinci birisi yokken kim daha çok önemsenmiş diye tartışamayız. Çünkü Havva Adem’den sonra yaratıldı. Ana karakterin erkek olması erkeğin fıtren eksik ve ruhsal yönden zayıf olmadığı anlamına gelmiyor ki. Allah’ın dünyaya kadın temsilci yollamamasının sebebi kadınım avret olması, zinaya sebep olmasıdır. Aklının ve ruhsal gücünün yetmeyecek olması değil. Kadın dinen avrettir çünkü fitne sebebidir bu yüzden ön planda olamayacağı dinde kadın peygamber yoktur ve kadınların yönetmesi yasaktır.
Kadın erkek için cinsel bir objedir ve erkekler kadınlara çok düşkündür bu yüzden kadın zinaya sebebiyet verdiğinden ve fitne sebebi olduğundan dolayı kadın peygamber yoktur ama şeyhler vardır. Şimdi ahir zaman olduğu için kadının cinsel fitnesinden korunmanın yolu yok bu yüzden bu zamanda yok ama eskiden kadın şeyhler vardı. Mahremiyet %100 riayet ediliyordu. Peygamber şeyhten çok daha fazla göz önünde ve o dönemde kadınlar devamlı horlandığı için kimse kadın peygambere değer ve önem vermezdi bu yüzden de yok kadın peygamber. Erkeklerin kadınları domine etmesi ve ataerkil bir düzen yaratması yine erkeğin zayıf fıtratından kaynaklıdır. Çünkü psikolojiye göre dominantlık zayıflığı kılıflamaktır ve zayıflıktan kaynaklıdır.
Allah erkeklere zor yükler yükleyebilir çünkü onlara destek olacak eşler yarattı. Allah peygamberlik görevini sadece erkeklere yükledi çünkü erkeğe daha fazla saygı duyulur, inanılır ve kadın fitnedir. Dinimizce kadın peygamber olmamasının ve kadınların yönetici olmamasının yasak olma sebebi budur. Erkeğin dinde aile reisi olmasının sebebi onların rızık ve para kazanmalarıdır. Müslüman olmayan bir erkek de, kadın da İslam’ın hiçbir emrini yerine getirmek zorunda değildir bu yüzden İslam Müslüman olmayan için erkeği otoriter konumuna oturtmaz. Müslüman olmayan sadece iman etmekle mükellef. İman ettikten sonra dini sorumluluklar farz olur. İslam’a göre erkek de kadın gibi hata yapma ve hakimiyeti kaybetme özelliğine sahiptir. Eğer eve rızık getiren kadınsa, rızık yiyen erkekse o zaman evin reisi kadın olur. Yani erkeğin ev reisi olma sebebi kazanıp harcamaları. Dayak olayında sınırlar var: dayağın sebebi eziyet etmek değil yaptığından utandırmaktır ve yüze vurmak yasaktır. Vururken hakaret etmek yasaktır. 40’tan fazla kez vurmak yasaktır. Eziyet olmadan, iz bırakmayacak şekilde, sadece yaptığından utandıracak şekilde dövmeye izin var. Kadın kocasıyla ilgili konularda başına buyruk hareket edemez. Mesela ev kocasına ait olduğundan yani kirasını kocası ödediğinden veya kocası kendi parasıyla aldığından dolayı, evi koca geçindirdiğinden dolayı erkek ev yönetimi hususunda daha fazla söz sahibidir kadından. Kadınlar eski dönemde güçsüz, eğitimsiz, tabiri caizse ezik olduğundan dolayı ev geçindirmekle mükellef kılmadı Allah onları. Ki zaten ev geçindirmek için çalışabilecek durumda olmak gerekiyor. Psikolojik güç şart değil. Mesela, çocuklar yetişkinlere göre psikolojik olarak zayıftır ama onlar bile bazı işleri yapıp para kazanabiliyor.
Allah insanları imtihan etmek için her şeyi kusursuz kılmadı ve bilerek doğru yapmadı. Psikolojik olarak daha zayıf olan cinse yönetme sorumluluğu vermesinin sebebi insanları sınamaktır. Erkeklerin yönetmesi pek iyi olmuyor. Çünkü testesteron hormonu salgıladıklarından dolayı daha çok ve daha hızlı öfkeleniyorlar. Mesela, savaşları çıkaran ve suçların %96’sını işleyenler erkeklerdir. Bunlar erkeklerin şiddete meyilli olduklarından dolayı yönetici vasıflarının olmadığı anlamına gelir. İslam’a göre kadınların şahitliğinin yarım olmasının sebebi kadınların yalancı olduğu düşüncesinden kaynaklıdır. Kadın kızıp yalancı şahitlik yapabilir diye şahitliği yarımdır. Madem İslami referansları kaynak aldığımdan bu kadar eminsin öyleyse neden İslam’ı referans alıp almadığımı ve ona göre yorum yapacağını söylüyorsun? Eğer bu kadar eminsen öyle sormanın da bir anlamı kalmıyor. Tezimle gayet uygun şekilde açıkladığımı düşünüyorum. Eğer anlayamadığın kısımlar varsa açıklamaya hazırım.
Erkek ve dişilerin sayılarının eşit olması erkeği çokeşli değil tekeşli kılar çünkü her erkeğe 1 dişi düşüyor. Ayrıca, kadınlar arasında da erkekler için kavga eden var ve erkeklerden daha fazla bu durum. Çünkü kadınlar arasında birbirini çekememezlik daha çok. Erkekler çokeşli değildir. Birden fazla kişiye aşık olmaz kişilik bozukluğudur bilime göre. Tüm erkeklerin kişiliği bozuk değil ve erkek düzenli olarak çok kadınla seks yapamaz. Köle kadınlarla seks yapmaya iznin olması kölelerin sahiplerine ait olmasından kaynaklıdır dinen. Çokeşliliğin neden dinen meşru olduğunu yukarıda izah ettim. Tüm memeli türlerinde ve insanlık tarihi boyunca olan bir şeyin belirli kurallara bağlı olarak kabul edilmesi olamaz çünkü bunlar İslami kaynak değil. Konuyu neden çokeşliliğe getirdin anlamadım. Bunu hiç konuşmadık ki bununla ilgili deliller getiriyorsun. Kadınlar emzirdikleri dönemde çiftleşip hamile kalabiliyor. Erkeklerin başka kadınları hamile bırakmak isteme gibi bir ihtiyacı yok bu yüzden erkeklerin çokeşli olduğunu söyleyemeyiz.
İslam’ın kadına 4 kadınla evlilik hakkı vermesi için söylemlerin delil değil İslam’a göre. Ayrıca, verdiğin örneğin kaynağı ne? Neden buna inanalım? Erkeklerde bu oranın kız bebeklerden daha az olduğu nerde yazıyor? Sen erkeğin sayısız kadınla beraber olabileceğini söyleyip İslam’ın erkeğe 4 kadın hakkını fıtratlarındaki çokeşlilikten dolayı verdiğini söylüyorsun ama 4 kadın bir sınırdır. Erkekler zoru görünce çabuk yılıyor. Bu demek istediğim. İslamı referans almaya başladın ama Adem ve Havva örneğini nedense hiçe saydın. Eğer İslamı referans alıyorsan insanın hayvan olduğunu söyleyemezsin. Erkek korkaktır demedim güçsüzdür dedim. Erkeğin daha çok suça karışması daha atak olduğu anlamına gelmez. Duygularına yenik düştüğü anlamına gelir. Cesaretten bahsetmedim ki ben.
Ben evrim sürecini reddediyorum. Çünkü erkek hayvanlar gibi erkek insanlar çokeşli değil. Erkekler arasında kaba güç erkekleri daha güçlü kılmaz ki. Erkekler zaten ezelden beri fazla fiziksel güce sahip.
Erkekler biraz değil fazla fevridir kadınlara kıyasla. Zaten bu yüzden suç oranı onlarda daha çok. Bu güçsüzlük demektir. Çünkü kendilerine hakim olamadıkları ve akıllarıyla kendilerini yönetemedikleri anlamına gelir. Erkek insanlar erkek hayvanlar gibi doğada yaşayıp savaşmadı bu yüzden örneğin anlamsız. Erkeklerin güçsüz görünme haklarını doğa onlara kodlamış ama fıtratlarında güçsüzlük olduğundan dolayı yılıyorlar. Erkek içgüdüsel olarak yenildiği, baskılandığı ve üstünlüğü başkasına kaptırdığı düşüncesine kapıldığında alt beyni yaşamsal bir sorun varmış gibi bir tepki vermesini sağlarsa o erkek zayıftır. Çünkü dominantlığın kaynağı zayıflıktır. Erkek bunu farkında değil de sen nasıl farkındasın? Bu dediklerin kitabi değil. Senin fikirlerin. Erkekler arası rekabeti ve cinsiyet içi mücadeleyi sen bırak. Çünkü erkekleri üstün kılmak ve onların üstünlüğünü kanıtlamak için çok çabalıyor ve efor harcıyorsun. Ne anlamı var bunun? Ağaç ve topraklardan meyve toplayanların çoğu erkeklerdir.
Dişilerin erkek için rekabet etmesi son yılların kültüründen tamamen bağımsız ve alakasızdır. Çünkü kadınların fıtratında kıskançlık çok var. Kadınlar hem erkekler için, hem de her şey için birbirileriyle hep rekabet ederler. Mesela, çokeşli erkeklerin karıları hep kumalarıyla yarışır. Osmanlı döneminde kadınlar padişahın dikkatini ve ilgisini çekmek için birbirileriyle yarışırlardı ve bu yaklaşık 1000 yıllık bir durum son yıllarda olan bir şey değil ama dişil enerji safsatasıyla kadınları edilgenleştirmek son yıllarda olan bir şey. Sebebi her ne olursa olsun sonuçta aralarında bir rekabet var. Nesillere genleri geçirememe korkusundan dolayı olmaması bir rekabet olmadığı anlamına gelmiyor. Senin için acı ama gerçek olan şudur ki; erkekler değil kadınlar rekabetçidir. Birbirilerini kıskanmaları da buna örnektir. Mesela, erkekler arasında karısını paylaşan çok daha fazla kadınlara göre. Eğer erkekler fıtren çokeşliyse toplumun sıhhati için kadınların da fıtren kuma olması lâzım ama öyle değil. Birilerine kuma olmayan kadınlar arasında bile kıskançlıktan ötürü rekabet varken bu kumalar arasında çok daha yaygın. Yani çokeşlilik tasvip edilecek bir şey değil çünkü kadınlar fıtren kuma değil.
Ayrıca, ataerkil bir dünyada yaşadığımızdan dolayı popüler kültürün “kadınlar güçlüdür” deyip kadınları gaza getirmeyi çalıştığını söyleyemeyiz. Erkekler asırlarca kadınların önüne geçmeye çalışmasına rağmen kadınlar başarılı olabildiyse kadınlar daha güçlü demektir. Senin bu dediklerini kanıt olarak kabul edemeyiz. Çünkü tamamen senin tahminlerin ve izlenimlerin. Erkek üstünlüğünü kanıtlamak için bu kadar uğraşman çok ilkel. O kadar ilkel ki bu dediklerine katılmayan çok erkek çıkar. Erkeklerin üstün göstermek için her şeye hazırsın. Herkesin bildiği ve gün gibi ortada olan kadınlardaki rekabet özelliğini inkâr ediyorsun. Sana göre kadının erkekten üstün olduğu iyi bir özellik var mı? Belli ki erkekler seni çok ezmiş ve kendilerinin üstün olduğuna ikna etmişler seni.
(20) Bir erkek veya bir kadın yahut gördüğün kadın yahut kadınlar. Bak canım psikolojik güç dediğin şey göreceli bir kavramdır. Kişiden kişiye değişir. Mesela bugün bir ortamda köle ruhlu olup efendilerine itaat ederek yaşayan köleler zayıf karakterli midir? diye sorsan pek çok kişi « hayır tam tersine bunu dışa vurup açık açık köleliği yaşayabildikleri için asıl onlar çok güçlüdür » diyenler de olacaktır. Yani itaatkar bir köle olmaktan güç çıkarımı bile yapmak mümkündür.
Dahası bana gösterebileceğin güçlü kadınlar için bu gücü ölçüp ispat etsen bile « kadınlar erkeklerden güçlü » tazine delil değildir. Şöyle söyleyim : internetten intergender wresting diye gir yani cinsiyetlerarası güreş anlamında ve youtube üzerinde dünya kadar kıza tuş olan erkek videosu görürsün. Bunları sana gösterip « kadınlar erkeklerden kaba kuvvet olarak da daha güçlüdür » deseler buna itiraz etmez miydin? yani bu videolar kadınların fiziksel olarak da daha güçlü olduğunu gösterir mi gerçekten? Elbette bazı kadınlar bazı erkeklerden kaba kuvvet olarak da güçlüdür ama bu hiçbir şeyi ispat etmez…
Hatta internette arattığında kızların kazandığı daha çok maça rastlarsın. Ama bu yine kızların erkeklerden güçlü olduğunu ispat etmez çünkü amerikada orta okullardaki kız-erkek güreş maçlarının %95’ini erkekler kazansa da bu maçlar ilginç bulunmadığı için youtube’a yüklenmiyor. Ama kız kazandığı zaman hemen viral olacağı için mutlaka yayınlanıyor.
(21) bazı erkeklerin « kadınlar bizden güçlü » demesi de gayet olağandır. Orada burada kurulan cümleler son derece yanıltıcı sonuçlara varmamıza sebep olabilir. Zira genel geçer yargıların zıttına sözler daha çok ilgi çeker ve ortamlarda çok daha havalı bulunacağı için çok daha fazla duyulur. Mesela « erkekler kadınlardan daha fazla süslerine düşkün » cimlesini pek çok yerde duyabiliriz ; kimse genel geçer yargı olan « kadınlar süslerine erkeklerden daha fazla düşkün » cümlesini kurmaya gerek bile duymaz. Ama herkes biliyor ki kadınlar kozmetiğe çok daha fazla düşkündür.
(22) Fikir tartışmaları « benim izlenimim doğrudur çünkü öyledir» şekinde olmaz. Psikolojik olarak güçlü olmak ölçülemez derken tespit edilemez veya bu konuda izlenim edinemezsin demedim ancak objektif olarak iki insanı psikolojiik güç olarak kıyas edebileceğin somut kriterler yoktur. 2 sıkıntılı durumdan brinde A kişisi diğerinde B kişisi daha dayanıklı olabilir. O 2 sıkıntılı durumun hangisinin daha uygun bir test olduğu tartışılır. Kaba kuvveti ve zekayı ölçmek mümkündür. Bir kaç test yaparsın olur biter. İnsanların olaylara verdiği içsel tepkileri ve kadar yıkıldığı veya ayakta kaldığı konusu insanın zihnine girmeden imkansız. Oraya nüfuz etsen bile her sorunlu hal, her travmatik durum birbirinden farklıdır.
Dahası erkeklerin sorumun da konusunu teşkil eden her türlü güçlü görünme zorunluluğunu hissetmesi apayrı bir yüktür. Güçsüzlük gösterdikleri zaman alaya alınacakları, erkekliklerinin sorgulanacağı düşüncesi kısmen doğrudur kısmen yanlış ; yani kültürel sebeplerle evet erkeğin dışarı güçsüzlük görüntüsü vermesi onun bazıları nezdinde itibar kaybına yol açacağından güçlüklerin üstesiden gelmede erkekler için bizde olmayan bir zorluk yaratır.
Bir yerde « Çünkü kadınlar erkekleri fiziken daha güçlüler diye üstün görüyorlar bu yüzden onların üstünlüğünü varsayıyorlar. E erkekler de fiziksel olarak güçlü olduklarından dolayı kendilerini üstün sanıyorlar. » demişsin… Yüzyıllardır kadınlar güçlü olduklarını anlamadı, güçsüz erkekleri güçlü zannetti ve erkekler de güçsüz olduklarını fark etmedi kendilerini güçlü sandı ; ama yüzyıllardır milyonlarca insan kadını erkeği hepsi yanlış anlamış ama sen doğrusunu biliyorsun öyle mi?
Yani yüzbinlerce yıldır kimsenin fark etmediğini sen fark etmişsin. Çok ilginç…
(23) Bak canım… fikir tartışması gerçekten böyle olmaz. Fikir tartışmasında karşındakinin fikrinde çelişkiler bulman lazım yani ona maddi gerçekliği tartışmasız bazı somut ve elle tutulur gerçeklerle onun tezi arasındaki tutarsızlıkları göstermen gerekir. Mesela ben ne diyorum? Erkkeler güçsüz değildir ; eğer illa kıyas yapmamız gerekiyorsa kadınlardan daha güçlüdür ve sen de diyorrsun ki « erkekler güçsüzdür » ; benim yazdıklarımın ana fikrinde hep birtakım objektif gerçeklikler ile senin tezin arasındaki tutarsızlıkları ortaya koydum. Erkekler güçsüz olsa şu şöyle olur muydu, erkekler güçsüz olsa bunu böyle mi yaparlardı, böyle mi olurdu şöyle olması gerekmez miydi vs vs vs…
Bunların hepsine ya ataerkil toplum bunun böyle olmasına izin vermedi şeklinde yanıt veriyorsun ve bugün dünyada evrensel bilim çevrelerinin genel kabulün kazanmış evrimsel verileri reddederek yanıt veriyorsun. Yani söylediklerinin çeliştiği somut verileri reddetme veya veriyi reddedemediğin noktada ise çelişkiyi de sadece « ataerkil toplum » ile ataerkil toplumu da kaba güçle açıklıyorsun ve kaba gücün neden erkekte biriktiğini açıklama ihtiyacı duymuyorsun çünkü evrimi reddederek Allah öyle yaratmış diyorsun muhtemelen. Bunu öyle bir noktaya getiriyorsun ki Allah bile kutsal kitap ve peygamber yollayıp toplumsal düzen emrederken Ataerkil toplumla uzlaşmak adına güçsüz, iradesiz, korkak ve çekingen erkeklere sorumluluk vermiş oluyor…
(24) Bak arkadaşım… bir fikrin bir tezin gerçekten değerli olabilmesinin ön şartı yanlışlanabilir olmasıdır. Sen tezinin tüm çelişkilerini ya çeliştiği gerçekliği reddederek yahut ataerkil toplumun yarattığı yanlış algıya bağlayıp işin içinden çıktığını zannediyorsun ama dediğim gibi o iş öyle olmaz. Bir kere gerçekten fikrinin bir değeri olmasını istiyorsan düşüncelerinin antiteziyle kıyasıya sınaman gerekir. Sürekli kafanın içinde acabalar barındırman gerekir. Kafandan soru işaretini eksik etmemen gerekir.
(25) Mesela kendi kendine « madem biz daha cesuruz daha atılganız erkekler bize göre daha çekingen zoru görünce kaçan tipler o zaman tarih boyunca neden hep erkekler savaşa gönderildi? » diye sorman icap ederdi. Dur tahmin edeyim bu soruya vereceğin yanıt « erkeklerin kaba gücü » … iyi de savaşlar uzun zamandır kaba güçle yapılmıyor. Yani 200 yıldır kimse kimseyi kılıçla öldürmüyor. Tüfeğin tetiğini çekmek için erkek gücüne ihtiyaç yok sonuçta. Mesela gerçekten kadınlar daha cesur, daha mücadeleci, daha atak ve atılgan olsaydı hiç olmazsa son 100 senedir savaşlara kadınların yollanması veya en azından erkeklerle birlikte kadınların da yollanması gerekmez miydi? diye sorman gerekirdi… hadi o soruya da « ataerkil düzen erkeklerin güçlü ve cesur olduğunu anlattığı için kadınların daha güçlü olduğunun farkına varılamadı » diye cevap verdin diyelim ; peki o zaman da aklına « iyi de 100 senedir feminizm var ve sağolsunlar bizim de gözümüzü açtılar erkekler kadar güçlü olduğumuzu anlamama sebep oldular onlar mesela ülkeleri savaşa girdiğinde ülkelerinin yönetimlerine ‘neden sadece erkekleri savaşa gönderiyorsunuz ki erkeklerin psikolojisi zayıftır, çekingendirler, katta zora gelemeyen korkaktırlar siz asıl biz kadınları gönderin’ demediler ve bu fırsattan istifade ne kadar güçlü ve cesur olduğumuzu ispat etme fırsatını kullanmadılar? » diye sorardım kendi kendime.
(26) Kadına güçsüz olmayı yakıştırıp erkeğe yakıştıramamak kadını küçümsemektir diyorum demişsin… Tamam peki ; burada bir konuya açıklık getirelim. Burada yakıştırmak derken kastın herhalde güçsüz olma lüksünün olduğunu kabul etmek ve bu durumu « tamam o kadındır olabilir » demek anlamında ; yoksa hiç kimse « kadına ne güzel de güçsüzlük yakışıyor » demez ; sadece erkekte olduğu gibi güçsüz gördüğünde ayıplamamak ve onda bu durumu normal karşılamak anlamındadır. Ve sen bu anlamda kadına güçsüzlüğü yakıştırmayı yani kadında güçsüzlüğü normal bir şey olarak görmeyi kadını değersiz saymak anlamında kabul ediyorsun herhalde… buraya itirazın olmadığını düşünüyorum.
Şimdi mesela yukarıda bahsettiğim kız erkek güreş videolarında erkek güreşçiinin kolayca kazandığı bir videoya baktığında kıza « ya kızım nasıl böyle kolay yenildin yazıklar olsun » der miydin? Eminim demezdin çünkü bir erkeğin kaba kuvvet olarak daha güçlü oluşunu zaten kabullenmiş olacağın için bu güçsüzlüğü doğal karşılayıp kızı ayıplamazdın. Yani fiziksel güçsüzlüğü kendi cinsiyetine yakıştırmış olurdun. Dolayısıyla da kız olduğu için onun bu lükse sahip olduğunu yenilgisinin son derece doğal olduğunu düşündüğün zaman bu durumda kadın cinsiyetini sen de aşağılamış mı olacaksın?
(27) Ve yine tartışmanın başına dönersek ben « Erkeklerin çaresiz de kalsalar kendilerini aciz göstermemek için çabalaması bana çok saygı duyulması gereken bir şey gibi geliyor » dediğim zaman erkeğin kendisine zayıf olmayı ve dışarıya aciz görünmeyi hak görmemelerini senin deyiminle kendine yakıştırmamasını saygı değer bir şey olarak gördüğümü söylediğimde bunu « garipsediğini » söyledin. Yani aslında erkeğin kendisine aciz kalmayı yakıştırması daha doğal ve normal olan şey ve yakıştıramaması ise « garipsediğin » bir şey. Halbuki yukarıda sen ne yazdın kadının güçsüz olması ile güçsüzlüğü kendine yakıştırması konularının farklı olduğunu söylerken? « Güçsüz demek hakaret değil güçsüzlüğü yakıştırmak asıl hakarettir. » demiştin değil mi? Bu durumda sen erkekleri güçsüz ve çaresiz kalsalar da bunu kendilesine yakıştıramayıp güçlü görünmeyi zorunluluk olarak saymalarını garipsiyorsan ve olması gerekenin bu güçsüzlüğü kendilerine yakıştırmalarıysa o zaman sen erkeklerin kendi kendilerini değersiz ve aşağı saymadıkları için garipsemiş oluyorsun ; kendi kendilerini aşağılamamış oldukları için eleştiriyorsun. Bu garip değil mi? Neden kendilerini değersiz saymaları gibi bir beklentin var ki? Buna verebileceğin cevabı tahmn ediyorm « erkekler ağlamaz » lafı üzerinden « kadınlar ağlar » noktasına gelip kadınlara bir aşağılama algılıyorsun. Halbuki soruda kadınlardan bahis var mı? Yok. Peki bir erkek zor durumda kaldığında ağlamıyorsa ve dışarı güçsüz görüntü vermekten kaçınıyorsa bu esnada çoğu bilinçli şekilde « ben erkeğim güçsüz olmak bana yakışmaz » demiyor bile ; ama bu onların gururuna dokunduğu için ruhlarının kodlarına böyle işlenmiş olduğu için refleks olarak dik durmaya ve yıkılmamış görünmeye çabalıyor. Erkeğim diye düşünse bile « kadın olsam ağlardım bu durumda kadınlara zayıflık yakışır » filan da demiyor zaten refleksi bu. Kadın kimliği üzerinden kötü hissettiysen eleştirini ağlamayan erkeğe değil her sıkıntıda ağlayan hemcinslerimize yönlendirmen gerekmez mi?
kadınların erkeklerden fiziken daha güçlü olduğu söylenemez. O video kadınların daha güçlü olduğuna dair bir delil değildir. Tüm yarışma videoları izlense sadece birkaçında kadınların erkekleri yendiği görülür ve buradan da anlaşılır ki; erkekler kadınlardan fiziken daha güçlüdür. Kadının erkeği güreşte yenmesi çok istisnaidir. İstisnalar kaideyi bozmaz. Hiçbir bilimsel delil olmasa bile erkeklerin çoğunlukla kadınları güreşte yenmesi ve ağırlıkları kadınlardan daha kolay taşıyabilmeleri erkeklerin güçlü olduğuna dair bir delildir. Madem psikolojik güç kanıtlanamaz o zaman neden erkeklerin psikolojik olarak daha güçlü olduğunu kanıtlamaya çalışıyorsun ve onların daha güçlü olduğunu iddia ediyorsun? Fiziksel güç gerektirmeyen maçları kızlar/kadınlar kazanabilir zaten. Bu gayet normal. Kızların kazandığı maçların ilginç bulunmasının sebebi kızların kazanması.
Herkes erkeklerin daha güçlü olduğunu bildiğinden dolayı kızların kazanmasını ilginç bulup yayınlıyor ve yine aynı sebepten dolayı viral oluyor. Fiziksel olarak sporlar, takviyelerle kendini geliştirmemiş bir kadın asla bir erkeğe güreşte yenemez. Sadece ergenlik dönemindeki kızlar bazı erkekleri yenebilir. Çünkü ergenlikte kızlar erkeklerden daha güçlü oluyor ama ergenlik bitince erkekler kadınları güçte geçiyor. Orada burada kurulan cümleler kurulmak için kurulmuyorsa yanıltıcı olmaz. Öyle diyen insanların deme sebeplerini dinlememiz ve bilmemiz gerekir. Orada burada kurulan cümleler son derece yanıltıcı sonuçlara varmamıza sebep olabilirse senin dediklerin de yanıltıcı sonuçlara varmamıza sebep olabilir. Benim dediklerim için izlenim diyorsun ama erkeklerin ataerkil bir düzeni psikolojik olarak güçlü olduklarından dolayı kurduklarını söylemek izlenim ve fikir değil de ne? Dediklerin bilimsel gerçek gibi konuşuyorsun ama öyle değil. Genel geçer yargıda kadınlar daha güçlüdür. Toplumda hep “güçlü kadın” diye bir söz var ama erkekler için “güçlü erkek” denmez psikolojik anlamda bu yüzden erkekler kadınları etkilemek için kadınların psikolojik olarak daha güçlü olduğunu söyleyemez çünkü bu genel geçerdir. Kimse kadınların azimsiz olduğunu söylemiyor. “Erkekler kadınlardan daha fazla süslerine düşkün.” cümlesini pekçok yerde duyamayız çünkü kimse buna inanmıyor ve eğer pekçok yerde duyarsak bu genel geçer olur. Bu durumda senin tezin çürür. Herkes kadınların süse daha çok düşkün olduğunu söylüyor çünkü herkes bunun farkında ve öyle görüyor. Ayrıca, bir şey sadece ilgi çekmek için değil; bir insan gerçekten öyle düşündüğü için de öyle diyebilir.
Erkeklerin üstün olmasını çok istediğin için onları üstün görüyor ve göstermek istiyorsun.
Erkeklerin fiziken kadınlardan daha güçlü olduğu zaten bilimsel olarak da kanıtlanmış bir şey bu yüzden bunu inkâr edemeyiz. Videolar bir şey ifade etmez. Herkesin kızların erkekleri yenmesini ilginç bulması ve o videoların bu yüzden viral olması da herkesin erkeklerin daha güçlü olduğunu bildiği anlamına gelir. Dediğini kabullendirmek için hiç akla gelmeyecek ihtimalleri öne sürüyorsun. Köle-efendi hakkında dediklerin böyle olduğuna dair bir örnek. Eğer insan bir hayvansa erkek hayvan insanlar diğer erkek hayvanlardan çok daha farklı. Çünkü onlar gibi rekabet etmiyorlar ve savaşmıyorlar. Hem geçmişte, hem günümüzde erkekler kadınlar için ve başka bir şey için birbirileriyle rekabet etmedi. Çünkü kıskançlık duyguları yok.
İnsan hayvanın bir türü değildir. İnsan hayvanda apayrı başka bir canlı türüdür. İslam’ı kaynak aldığın için söylüyorum; İslam’a göre kadınlar fıtren rekabetçi ve çokeşlidir bu yüzden bu durumu kabul etmen gerekir.
Çok fazla atesitle konuştum şimdiye kadar. Feminist oldukları için ateistler. Çünkü dinleri feminizme ters buluyorlar. Evrim teorisini savunuyorlar. Evrim teorisine göre insan hayvandır ve bu dediklerin evrim teorisine göreyse neden ateistlerin çoğu feminist? Feminizmle ateizm çelişseydi ateistlerin çoğu feminist olmazdı. Yani bunlar tamamen senin varsayımların ve kaynağın yok. Benim izlenimlerimi izlenim olduğu için esas almıyor ve kanıt olarak görmüyorsun ama kendi tahminlerini hem esas alıyor, hem kanıt olarak görüyorsun. İlginç ve kusura bakma ama saçma. Saçma olduğunu geçiştirmek için söylemiyorum. Psikolojik güç göreceliyse neden ısrarla erkeklerin psikolojik olarak daha güçlü olduğunu iddia ediyorsun? Psikolojik güç görecesizdir. Çünkü herkes azmeden, kolay kolay yılmayan, dayanıklı kişilere güçlü der. Eğer efendisine itaat eden köle hâlinden memnunsa evet, zayıf karakterlidir ama zoraki olarak itaat ediyorsa zayıf karakterli değildir. Çünkü kendini ezdirmek istemiyordur. “hayır tam tersine bunu dışa vurup açık açık köleliği yaşayabildikleri için asıl onlar çok güçlüdür.” diyen birini gördün mü? Duydun mu? Öyle olacağını nerden biliyorsun? Tamamen kendi tahminlerinle konuşuyorsun. Öyle olmaz. Çünkü herkes köleleri ezik ve güçsüz olarak görür. Kölelik herkesim gözünde ezikliktir ve kölelerin bunu açık açık yaşamaları onları kimsenin gözünde güçlü kılmaz. İtaatkarlıktan güç çıkarımını kimse yapmaz çünkü herkes itaat edenleri zayıf olarak görür. Kendini haklı çıkarmak için her dediğimin tam tersi olabileceğiyle ilgili bir ihtimal sınırları zorlayıp buluyorsun. Eğer biri bir şeyin tam tersini söylediğinde diğer diyenin dediklerini çürütebiliyorsa ve bu görece anlamı taşıyorsa benim dediklerim senin dediklerini çürütür.
Sen bana asla tartışmanın ne olduğunu öğretemezsin. Çünkü tartışmanın amacı haklı çıkmak değil doğruya ulaşmaktır ama sen ise sırf haklı çıkmak uğruna tahminlerde bulunuyorsun. Psikolojik olarak iki insanı kıyas edebileceğimiz somut kriterler yoksa psikolojik olarak güçlü olmak ölçülemez ve belirlenemez diyorsun. Eğer kriterle ölçemezsek neyle ölçebiliriz? Kadınlar ve erkeklerin sıkıntı durumlarda ruh hâllerini, tutumlarını, yaptıklarını kıyaslayarak kimin daha dayanıklı olduğunu ölçmek mümkün. Çünkü dayanıklı insan kriterleri bellidir.
Sen yine yazıyorsun ama benim okumam pazartesiyi cevaplamam salıyı bulur
Telefonda zor oluyor bilgisayar da işyerinde... neyse başka 1 pc bulursam daha erken yazarım...
Ama yazdıklarını okumadan sana özelden bir şey soracağım
Genel geçere aykırı konuşan insanlar tuhaf bulunduğundan dolayı kolay kolay kimse kasten genel geçere aykırı konuşmayı seçmez. Mesela, sen genel geçere aykırı konuştuğunun farkındasın bundan dolayı linçleneceğini düşünüyorsun ve bunları yazarken kendini gizliyorsun. Mesela, sen genel geçere aykırı konuşmanın tuhaf karşılanacağının bir örneğisin. Dediğim gibi erkeklerin üstünlüğünü kanıtlamak için her yola başvuruyorsun. Sen bir kadın olarak ısrarla erkeklerin üstünlüğünü iddia ediyorsun da neden bir erkek kadınların üstünlüğünü üstün olduklarını düşündüğü için iddia edemesin? Erkeklerin kadınları daha güçlü bulmasını kadınların güçlü olduğuna dair bir delil olacağını düşünüyorsun ve kadınların güçlü olduğuna inanmak istemediğin için de bir erkeğin kadınların daha güçlü olduğunu söylemekte samimi olmayabileceğini varsayıyor ve iddia ediyorsun. Az önce yukarıda kadınları etkilemek için öyle diyorlar demen tutmadı diye, çürüttüm diye şimdi bunu buldun. Bakalım az sonra ne bulacaksın bu dediğimi de çürütmek için. Bu dediklerinin genel geçere aykırı olduğunu düşünüyorsun. Genel geçere kasıtlı olarak aykırı konuştuğundan dolayı o zaman sende yalan söylüyorsun.
Buyur özelden sor ne soracaksan ama bunun için seni takip etmem gerekiyor. Seni takip edemiyorum çünkü gizlisin. Sen beni takip et. Ben de seni edeyim. O şekilde yazarsın özelden. Çünkü abazanlar yazamasın diye sadece takip ettiklerimden mesaj almayı kabul ediyorum.
Şimdi kaldığım yerden devam edeyim…
İnsanların olaylara verdiği içsel tepkileri ve ne kadar yıkılıp ne kadar ayakta kaldıklarını anlamak psikolojik testlerle mümkündür. Bu dediğin de çok ilkel. Sadece psikolojik testlerle değil davranışlarıyla anlamak da mümkündür. İnsan azimliyse güçlüdür örneğin. Erkekler kendilerini güçlü görünmek zorunda hissetseler de güçlü olamıyorlar. Çünkü tabiatlarında yok. Kadınlar fiziken güçlü olmak istediklerin de güçlü olmamaları bunun tabiattan kaynaklı olması da bu konuya bir örnek. Toplumda erkeklerin güçsüz görünmesi onları itibarsız kılar bu yüzden erkekler ağlamaktan, güçsüz görünmeye çalışmaktan devamlı kaçınır ve kendilerini kanıtlama ihtiyacı hissederler. “ Çünkü kadınlar erkekleri fiziken daha güçlüler diye üstün görüyorlar bu yüzden onların üstünlüğünü varsayıyorlar. E erkekler de fiziksel olarak güçlü olduklarından dolayı kendilerini üstün sanıyorlar.” dememden erkeklerin fiziksel olarak güçsüz olduğu ama insanların tam tersini sandığı anlamı çıkmıyor ki. Ben bu cümlede açık ve net bir şekilde erkeklerin fiziken daha güçlü olduğunu söylüyorum. Yani diyorum ki; fiziksel güç üstünlüğü çok kolay kanıtlanır, barizdir ve herkes farkında olduğundan dolayı kadınlar erkekleri fiziken daha güçlü diye daha üstün görüp ataerkiden memnunlar ve erkeklerden fiziksel olarak daha güçlü olduklarından dolayı kendilerini üstün gördükleri için de ataerkil bir düzen yarattılar ve kadınlar da erkek üstünlüğüne inandığından dolayı ataerkil düzenin yaratılması kolay oldu. Asırlar önce senin gibi kadınlar çok daha fazlaydı. Erkek üstünlüğünü iddia edenlerin hepsi fiziksel güçten dolayı iddia eder ilk olarak. Milyonlarca insanın fiziksel olarak erkeğin daha güçlü olduğunu yanlış anladığını asla söylemedim. Herkes bunu bir üstünlük olarak kabul etti bu yüzden ataerki oluştu dedim.
Fikir tartışmasında çelişki bulmak şart değil. Fikir tartışmasında bir fikri doğru bulmamak yeterlidir. Sen hiçbir dediğinle benim dediklerimin tutarsız olduğunu ortaya koymadın. Hangi dediğim tutarsızmış söyle bakalım. Erkeklerin fiziken güçlü, ruhen güçsüz olduğunu söylemek tutarsızlık değil. Öyleyse şöyle diyeyim; erkekler güçlü olsaydı “her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.” denilmezdi. Erkekler güçlü olsaydı onlardan daha iyi bir şey yapan kadınları hazmedebilirlerdi. Birinin başarısını hazmedememek ruhsal zayıflıktır. Erkekler ruhsal olarak güçlü olsaydı duygularına, öfkelerine hakim olabilirlerdi. Evrimsel veri dediğin şeyler senin düşünerek ulaştığın sonuçlar. Erkeklerin psikolojik olarak daha güçlü olduğunu kanıtlayan ve rekabetçi olduğunu kanıtlayan bir evrimsel veri yok. Benim hiçbir söylediğim çelişmiyor. Konu erkeklerin psikolojik güç durumu ve ben en başından beri psikolojik güçlerinin az olduğunu söylüyorum. Kaba gücün erkekte birikmesiyle ilgili dediklerinin hiçbir kaynağını da bulamadım. Dinimize göre erkeğin daha güçlü olmasının sebebi koruması içindir. Allah ataerkil toplumla uzlaşmak için erkeklere sorumluluk vermiyor. Bu dediğinin ne dinde, ne bilimde yeri var. Allah erkeğe fitne sebebi olmadığı için sorumluluk veriyor. Dinimizde zina çok büyük günahtır ve kadın buna sebep olduğundan dolayı avrettir. Bundan dolayı da kadına göz önünde olmasını sağlayan bir görev verilmez bu yüzden Allah erkeklere sorunluluk veriyor. Erkekler korkak, çekingen demedim. Kadınlara karşı iradesiz ve sorunlara karşı güçsüzler sadece.
Yanlışlanabilir demek özünde yanlışlık olduğunun kanıtlanma ihtimali olan şeylerdir. Bir fikrin, tezin gerçekten değerli olabilmesi için neden yanlış olduğunu kanıtlamamız gereksin? Ben senin dediklerine çelişkisiz bir şekilde katılmadım. Kendi düşüncelerimi anlattım. Bana göre ataerkil toplumun yarattığı yanlış algıdan dolayıdır. Bu benim düşüncem. Fikrimin değerinin olmasını istememe gerek yok çünkü zaten değeri olduğuna inanıyorum. Fikrimi antiteziyle sınadığımda doğru buluyorum. Kafamda devamlı soru işareti barınması gerekiyorsa kimse hiçbir zaman doğruya ulaşamaz ki. Çok bilmiş bilmiş konuşarak bir yere varamazsın.
Kendime “ madem biz daha cesuruz daha atılganız erkekler bize göre daha çekingen zoru görünce kaçan tipler o zaman tarih boyunca neden hep erkekler savaşa gönderildi?” diye sorduğumda kendimden şu cevabı alıyorum; Çünkü erkekler fiziken kadınlardan üstündür, boyları daha uzun ve kasları daha gelişmiştir bu yüzden daha iyi koşarlar, daha iyi saklanırlar, daha iyi ateş ederler. Bundan dolayı erkekler savaşır genelde. Bir de eskiden kadınlar ev hanımıydı bu yüzden savaşa katılmadılar. Kadınlar iş hayatına katıldıkça yani dışarı açıldıkça daha sosyal olup savaşa katılmaya başladılar. Günümüzde pekçok kadın asker var. Feminizm 100 senedir değil 400 senedir var. Erkekler çekingendir demedim. Feminizm hakkında oldukça bilgisizsin. Feministler kadınların da savaşa katılmaları için çok mücadele vermiştir. Hatta madenlerde çalışmaları için bile!
Yakıştırmaktan kastım kadınlar zayıf görüldüğünden dolayı onlara güçsüzlük yakıştırılıyor. Bu durumda da kadın küçümsenmiş oluyor. Çünkü zayıf görüldüğünden dolayı bu yakıştırılma yapılıyor. Kadınların güçsüz olma lüksünü kabul etmek anlamında demiyorum. Kadın güçsüz görüldüğünde ayıplanmaz çünkü kadın aşağılık görüldüğünden dolayı bu ona yakıştırılır. Yani küçümseme bu. Kadında güçsüzlüğün normal karşılanması onu ikinci sınıf bulmaktan kaynaklıdır bu yüzden kadına güçsüzlük yakıştırması yapmak onu küçümsemektir. Fiziksel güçsüzlüğü kendi cinsiyetime yakıştırmış olmam çünkü kadınları ikinci sınıf görmüyorum ama kadınların fiziksel olarak güçsüz olduğunu söylemek onları küçümsemek değildir. Çünkü kadınları aşağılık gördüğümden dolayı fiziksel güçlerinin az olduğunu söylemiyorum. Kadınlar ruhen güçsüz olmadığı hâlde olduklarını söylemek kadınları küçümsemek ve onları değersiz ve güçsüz olmayı yakıştırmaktır. Kadınların ruhen güçsüz olması doğal değildir bu yüzden güçsüz olduklarını söylemek küçümsemektir.
Evet, garipsiyorum. Çünkü insan bazen aciz kalabilir. Bunun kadını-erkeği olmaz. Yakıştıramamasını garipsemem çok normal çünkü erkekler dayanıklı değildir kadınlar kadar. Erkeği kendini aşağılamayı yakıştırmadığı için garipsemiyorum. Kendini güçlü olmak zorunda hissetmesini garipsiyorum. Kendilerini değersiz sayma gibi bir beklentim yok. Kendilerini boş yere güçlü saymama beklentim var. Soruda neden kadınlardan bir bahis olması gereksin? Sen erkeklere güçsüzlüğü erkek oldukları için yakıştıramadığına göre burada kadınlara yönelik bir küçümseme vardır. Bunu onların ruhlarına kodlayan şey toplumdur. “Toplum devamlı erkekler ağlamaz.” der ve bazı erkekler de ağlamamak için kendine bunu söyler. Çünkü erkekliğe terstir onlara göre. Kasten erkek olduğu için ağlamayan erkekler kadınlara ağlamayı yakıştırdığı için ağlamaz ve bunu herkes bilir. Ben neden kadın kimliği üzerinden kötü hissedeyim. Kadın olmaktan fazlasıyla memnunum. Ağlamak zayıflık değil bu yüzden her sıkıntıda ağlayan kadınlara eleştiri yönlendirmeme gerek yok. Yani diyorum ki; erkekler erkek oldukları için ağlamazlarsa kadınlara ağlamayı onları ikinci sınıf olarak gördüklerinden dolayı yakıştırır ve ağlamaz. Ağlamanın zayıflık olduğu düşüncesi çok yaygın. Erkeklere erkek oldukları için yakıştırılmıyorsa burada kadınlara yönelik cinsiyetçilik vardır.