Soru başlığı çok uzun oldu zaten daha açıklamaya gerek yok
AI Persona’ya Sor
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Fragmatik
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Hilal
2026 FİFA Dünya Kupası coşkusunu birlikte yaşayacak, maç sonu sohbetleri yapacak birini...
Ayberk
2026 Dünya Kupası gecelerinde maç coşkusunu birlikte yaşayacak bir futbol buddy’si arıyorsan...
Aşko Kuşko
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Mistik Biri
Tarot falına bakmamı ister misin? Astroloji ve Burçlar konularında yardımcı olabilirim.
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Bahsedildiğin paylaşımlar "Daha Fazla" altında
En İyi Cevap(eic) Oranı
Detaylı bilgi
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar Ne Diyor
Garip. Erkekler de insan. Gücün cinsiyetle alakası yok ki.
ama içgüdüsel de olabilir değil mi bu?
%1000 iç güdüsel zaten. Erkek olduklarını hissetmek için kadınlarını korumak zorunda gibi hissediyorlar.
İçgüdüsel ise garipsemeye gerek olmamalı... içgüdüleri böyle ise doğaları böyle demektir... yani bir sapma yok her şey yolunda demek olmuyor mu?
Garip tabii ki. Dünya değişiyor erkek kafası hep aynı mı kalmalı. Artık herkesin her işi yapabileceği çağdayız. Ben evin reisiyim devri bitti artık. Kadınlar eskiye göre daha fazla her yerde rol alabiliyor. Doğaları böyle ama doğru değil. Erkekler de zayıf ya da kırılgan olabilir. Sadece küçüklükten anneler aslanım paşam diye büyüttüğü için kendilerini böyle hissediyorlar. Yeni nesil anneleri bu konuda daha bilinçli bence.
Ama içgüdü dedin şimdi anneleri diyorsun...
İçgüdü mü annelerin böyle yetiştirmesi mi?
Ayrıca kadın içgüdüsü çok mu değişti?
Kaslı erkekleri beğenmiyor muyuz?
Geçen gün melez Amerikalı bir kadının shorts'u çıktı karşıma; sevgilisini dövmüşler kendisini savunamadı diye adamdan soğumuş bir de video çekmiş dalga geçmek için
Bak bu eğitimsizlik. İçgüdü ama doğru değil küçüklükten geliyor dedim. Annelerin çocuklarını büyütme şekillerinden dolayı. Kas beğenmek başka bir şey bu düşünce başka. Kaslı erkek bir tercihtir bu bahsettiğimiz şeyle aynı şey değil. Ayrıca insanların yaptığı her hareke doğru mu kabul ediyorsun? Sen ne duymak istiyorsun bir de onu anlamadım?
Ben neden bir şeyi duymak için soru sorayım?
Bu kızın yaptığı yani bu durumla alay etmesi saygısızlık tabi ki savunulacak bir şey yok.
Ama erkekte güç çekicidir ve bu da doğal bir şey. Doğaya gem vurmak gerektiğinde evet gem vurmak gerekir sonuçta öldürme içgüdüsü de var ve suç. İçgüdü yaotırdı öldürttü diye kendini savunamazsın.
Yani ben sana saygısızlık etmek istemiyorum tabi ama burası fikir tartştırma platformu bir bakıma.
Katılmadığım noktalar var...
Kas tercihi bir estetik anlayışla ilgili bir şey değil. Yani bir erkeğin kollarının dümdüz olması yerine İstanbul simidi gibi yumru yumru olmasının bu kadar genç kadına daha estetik gelmesi tesadüf olamaz. Gücü simgelediği için o kaslar seviliyor.
Eğitim dediğin süreç veya bir kaç yüzyıldır devletlerin insan canını koruma görevi üstlenmesinin insanın milyon yıllık korunma içgüdüsünü tamamen devre dışı bırakmaz; ve bence bırakması da beklenmez...
Erkek ve kadın olarak farklı farklı üstün yanlarımız farklı niteliklerimiz var ve elbette psikolojik altyapımız da farklı.
Bunları eşitmiş aynıymış gibi varsayıp farklılığı yadırgamak ve eğitim sürecinden bunları eşitlemesini beklemek bence gereksiz..
Bak bir araştırma okumuştum. Yıllar önce İsrail yerleşim alanlarında bir deney projesi hayata geçirmek üzere kız çocuklarına araba erkek çocuklarına bebek vermişler oyuncak olarak ve yerleşik alışkanlıkları tam tersine uygulayarak yetiştirmeye kalkmışlar... bakalım ne öıkacak ortaya diye; daha doğrusu bu şekilde cinsiyet eşitliği sağlanabilir mi diye;
Çocuklar 3 yaşlarına geldiğinde kız çocuk gibi ellerine bebek verilerek büyütülen erkekler yine birbirleriyle kavga etmeye itişip kakışmaya ve rekabet oyunları yani yenenin ve yenilenin apaçık oldupu rekabet oyunları oynamaya başlamış buna karşın erkek kalıplarına göre yetiştirme çabasına rağmen kızlar yine evcilik oynamış
Ben de okudum bunu ama yeterli veri sağlamaz ki. Bir jenerasyon çocukla yapılmış çünkü. Çocukları al büyüt. Birkaç nesili de aynı şekilde büyüt. Bir de öyle dene. Arada baya fark olur. Gördüklerimiz bizi bu şekle sokuyor bir yandan. Kadınların ve erkeklerin farklı eğilimi olması gayet doğal değil mi? Farklı canlı türüyüz neticede. Hassasiyetlerimiz ve hormonlarımız ve cinsiyetlerimiz farklı. Problem seçimlere saygı duyulmaması. Eğitimden burada bahsediyorum. Eğitim ile birlikte sen kadının tanımlanmasının doğru olmadığını savunursun. Kadının yerinin ev olduğunun altını çizmezsin. Aynı şekilde erkek olmanın sadece güç ile bağdaştırılmasının altını çizmek seni kötü hissettirir. Kadınlar tabii ki kası sever yüzyıllardır erkek güç ile bağdaştırılmış ve atalarımızdan bize miras kalan tek şey genler değil başta bahsettiğim gibi. Kafalar da bir yandan taşınıyor çünkü büyükler düşüncelerimiz oluşurken bizi çok etkiliyorlar. Ancak problem burada başlıyor, atalarımızdan gelen formları yoğurmamız gerekirken aynen olduğu gibi kabul ediyoruz. Bir sonraki nesile öğrendiğimiz şekilde öğretiyoruz. Yüz yıl farkı işte burada ortaya çıkıyor. Yüz yıl öncesinin erkek kafasıyla şu anın erkek kafası tamamen aynıysa bu bir problem değil midir? (Kadın da aynı şekilde.)
Bu o aradaki insanların bir şeyleri sorgulamadığı geçmişten bir şey öğrenmediği anlamına gelir. Gücü savunmak yerine nedenini sorgulamak lazım yani. Mağara devrinde erkek avcıydı kadın ise evdeydi. Erkekte güce kadında doğurganlığa bakılıyordu. Kaçıncı yüzyıldayız, erkekler avlanmıyor ki aynı düşünelim artık. Bu yüzden eskide kaldı diyorum. Düşüncene saygı duyuyorum. Burası konuşma platformu ve bende senin kadar sende benim kadar düşüncelerini savunmakta özgürsün.
hayır ama neden doğalarını değiştirmek için müdahale edelim ki? bu veri tüm bu farklılığın yetiştirme tarzıyla ilgili olmadığını gösteriyor. Yani toplumun müdahale sonucu olmuyor bu fark. Zaten doğamızda olan bir şey. Biz neden farkımızı olduğu gibi kabul etmek yerine kadın ve erkeği aynılaştırmaya çalışalım ki? Kadının kadın erkeğin erkek gibi olmasına izin vermek yerine erkeği feminen kadını maskülen kalıba sokmak için nesillerce çaba sarf edip ne gibi bir sonuca ulaşacağız?
Büyükler etkide bulunuyor diyorsun ama işte büyükler demek ki zaten doğamızın gereği olan kadın ve erkek desenlerinin bozulmaması için öğüt veriyor.
100 yıl önceki kafayla bugünkünün aynı olduğunu kimse iddia etmiyor ama farklıyız ve farkımızı yok saymaya veya yok etmeye çalışmamız doğru değil.
Şimdi bu bir evrimsel süreçtir. Erkek cinsiyeti, özellikle memeli türlerinde ki biz de bir memeli türüyüz, acımasız bir rekabete tabi tutulur doğa ana tarafından. Neden? Çünkü erkeğin hepsine ihtiyaç duymuyor doğa genlerinin sonraki nesillere geçmesi için "kaliteli" olmayı şart koşuyor; neden çünkü erkeğin üreme sürecine katkısı az ve basit olduğu için kalitesiz, güçsüz ve zayıf erkeklere sağlıksız erkeklere yaşam hakkı olduğu noktada bile genlerini sonraki nesillere aktarma hakkı verilmez.
Bu durum türün sağlıklı şekilde devamı için çok önemlidir. Bu yüzden erkekler milyonlarca yıldır insanoğlu ortaya çıkmazdan önce başlayan bu döngüde "güçlü değilsen genlerini sonraki nesillere aktaramazsın" der; ve erkek bu yüzden güçlü olmaya ve dğer erkeklerin önüne çıkmaya mecbur hisseder. Bununla uğraşmak bunu ilkellik gibi yansıtıp erkeği cinsiyetinin başlat özelliklerinden koparmak niye? ne elde edeceğiz bundan?
Dünkü mesajında konu erkeğin güçlüü görünme çabasıyken bir anda "Ben evin reisiyim devri bitti artık" demişsin. Doğrudan bir alaksı yoktu kastım aile reisliği ile ilgili tartışma açmak değildi ama madem konuyu oraya getirdin oraya da değineyim.
Anladığım kadarıyla senin erkeğin gücü konusuna güçlü olma çabası konusuna bu kadar mesafeli ve hatta medeniyet müdahalesiyle törpüleme yanlısı yaklaşmanın sebebi "erkek güçlü olursa güç konusunda doğasının emrettiği şekilde talepkar olursa aile reisi de olmak ister; erkeğin aile reisliğini bitirmek için erkeği de güçten yoksun bırakmak gerek" şeklinde bir düşüncen zannediyorum...
Aile reisliği konusuna özet geçecek olursam:
Öncelikle şahsi fikrim her aile bir kurumdur ve her kurumda olduğu gibi bir baş ve lidere ihtiyaç vardır. Aile kurum değildir diyenler var ama bence çok boş bir laf bu. Aile reisi seçimle mi belirlenir her sene sırayla mı belirlenir yoksa başka nasıl belirlenir bu başka konu ama bir reis olması lazım...
Erkeğin bu konuma talip olması da zaten endişe ettiğini düşündüğüm üzere evet doğası gereği kaçınılmaz gibi bir şey; yani doğasından sapması olmayan normal maskülenlik sorunu olmayan erkekten bahsediyorum. Bu talebinin olması doğal. Yani her erkek dişisine hakimiyet kurmak ister. Bu isteği kabul edilir veya edilmez ama meşru bir taleptir.
Karşısındaki kadının da illa maskülen bir tarafının olması doğal yani her erkek %100 erkek ve her kadın da %100 kadın değildir. Dolayısıyla o erkeğin gücü kadına yetmeyebilir ve bunu reddeden kadının da reddetme hakkı meşrudur. peki bu doğru olan mıdır yani erkeğin bu konumunu reddetmesi; o biraz daha uzun konu
O kadar uzun açıklamamdan sadece erkeği güçsüz hale getiriyorum çünkü reis olmasını otorite olmasını istemiyorumu mu çıkarttın? Bu doğru değil. Oraya çekersen de fikrim senin tam zıddın. Yeni düzende otorite bence beraberlikle kurulur o ayrı. Ben ordan bahsetmiyorum. Ben erkek eşittir güç yazmayalım demek istiyorum. Erkekler kendini güçlü olmak zorunda hissetmesin, kadınlar da bir erkekte güçlü olmasını aramasınlar çünkü eski tip erkek avlanıyordu yeni nesil erkek farklı savaşsın istiyorum.
Ben erkeğe kadınsı davransın güçsüz olsun demiyorum, güç eşittir erkek olmasın kim nasıl hissediyorsa istiyorsa öyle savaşsın istiyorum. Güçlü olsun ama güçle birlikte var olmasınlar istiyorum. Kadınla erkek eşit olsun derken feminen ya da maskülen olarak eşit olsun da demiyorum. Seçme hakkımız olsun isteyen istediği şeyi kalıplara girmeden yapabilsin istiyorum. Ağlamak kadına özgü olmasın futbol erkeğe özgü olmasın gibi gibi. Modern dünyadan kastım da bu. Yeni nesil çocuklar bu konularda daha bilinçli ancak benim ve muhtemelen senin bizim neslimiz bizi erkek egemen bir toplumda büyüttü. Senin düşüncenin geldiği yer de burası. Bize erkeğin ortamını elinin altını toparlamak öğretildi. Neden kadın toparlayıcı erkek yıkıcı role bürünsün ki? Erkekler de ortamı yumuşatabilir, kadınlar da yıkabilir. Tanımlamalarımız çok eskidi ve bence çoğumuzu boğuyor. Neden boşanma vakalarında artış var, hiç düşündün mü? Kimse kimsenin boyunduruğuna girmek istemiyor ama kafalar hala öyle. Güç ile eşleştirdiğimiz erkekler bizi çiğnedi geçti senelerdir. Erkek şiddetininin kaç kadını öldürdüğünden haberin var mı? Güç ile eşleştirdiğimiz müddetçe kendilerini sadece güç ile var edecekler. Güç ile ifade edecekler. Burdan bahsediyorum. Güçlüler ve olmaya devam edecekler ama olay bu değil. Senin tabuların çok fazla ve bana göre daha fazla erkeğin güçlü erkek kadının feminen kadın rolünde olduğu bir evde büyümüşsün. Anlattığım şeyin tam doğru olduğunu hissetmen mümkün değil o yüzden. Ben öyle bir ailede büyümedim. Stereotiplerimiz yok bizim. Ben annem çivi çaksa garipsemem ama sen bunu garipsersin muhtemelen?
Canım ben "erkek=güç" yazdım mı? Hayır... Soruda böyle mi sordum? Hayır... Ama erkek için önem arz ediyor hatta zayıf, güçsüz ve aciz görünme hakkını kendilerinde görmüyorlar dedim. Buna saygı mı duyuyorsunuz yoksa garipsiyor musunuz? dedim... burada erkek demek güç demektir erkeklikte başka bir unsur yoktur dememişim ama erkek için bizden farklı olarak güçlü ve muktedir olmaya atfedilen ektradan bir önem var demişim. Yani bu durum saygıdeğer değilse ve garipseniyor ise o zaman "erkek de kadın da bu bakımdan fark etmez; biz nasıl güçsüz ve çaresiz kaldığımızı dışa vurmaktan çekinmiyorsak onlar da çekinmemeli neden güçlü olomaya ve hatta güçlü görünmeye bu kadar önem veriyorlar ki" denmiş oluyor ve Sen de garipsiyorum demişsin ve "erkekler de insan gücün cinsiyetle alakası yok" demişsin... Bu durumda senin ana fikrin doğal olarak "güce atfedilmesi normal olan önem kadında da erkekte de aynıdır" şeklinde oluyor. Sonrasında da erkeğin güçlü olma reflekslerini annelerin çocuklarını sevme şekline bağladın. Yani aslında bu konuda aynı olmamız gerektiğini ve bu farklılığın hem suni hem de ortadan kaldırılması gereken bir şey olduğunu anlatmaya çalıştın ki zaten "garipsiyorum" dediğin zaman bunu böyle görmen normaldi.
Ben de doğal olarak senin bu fikrini eleştirmeye başladım. Yani aslında erkeklerin neden gücü "yaşamsal" hissettiklerini ve daha bebekken bile bunun peşinden neden koştuklarını anlattım. Ve bunun ortadan kaldırılmasının ne gibi bir fayda sağlayacağını sorguladım.
(2) Son mesajında "O kadar uzun açıklamamdan sadece erkeği güçsüz hale getiriyorum çünkü reis olmasını otorite olmasını istemiyorumu mu çıkarttın" diye sormuşsun. Hayır ancak senin ana fikrin doğru anladım veya yanlış anladım ama yukarıda cevap vermeye çalıştığım ana fikir. Yani kadın ve erkeğin güce atfettikleri önemdeki farı gidermeye törpülemeye destek verdiğin fikri. Ben böyle anladım ve böyle anlamak için de bana yeterli sebep verdin.
O zaman da ben milyon yıllık evrimin getirdiği bu farklılık neden pek çok hemcinsim gibi Sena kardeşimi rahatsız ediyor acaba diye düşündüğümde yani bu farkı törpülemekten yani senin deyiminle yoğurmaktan ne gibi bir fayda umuyor? diye düşündüğümde umuyor olabileceğin en pratik faydanın "erkeğin aile reisliği" anlayışının yok edilmesi olabilir mi acaba diye sorduğumda yazdıkların içinde gözüme çarpan sadece buydu.
Ve farkında isen ben çok kısa yazamıyorum. Diğer söylediklerin konuyu çözme yolunda çok fazla mesafe kat ettirecek ipuçları sunmuyor.
Mesela erkek avlanmıyor diyorsunuz ama kadın hala doğuruyor. Kadın doğurduğu için eve ekmek getirmeyi "mutlaka mecbur olduğu" bir görev olarak görmüyor. Doğurmaya devam ettiği sürece de görmeyecektir zira fazladan bir işlevi oluyor hayata. Erkeğin de buna karşı eskiden avlanma hayvan avıyken şimdi ise para avı söz konusu. Bu da bir güçtür. Güç sadece kaba güç değil diğer erkeğin kazanabileceği parayı yani ekmeği onun elinden almak da güçtür erkek için. Şimdi buna cevaben "kadınlar da çalışmalı vs vs" diyeceğin zaten belli ama orada biraz çıkmaz durum var.
Bazen bir şeyleri anlamak için beynimiz kendinde olan en yakın düşünceye karşıdan gelen fikri yapıştırıyor ve senin beynindeki en yakın görüş bile benim demek istediğime yakın değil. Cevaplarımla seni rahatsız ettiysem üzgünüm çünkü ben kendi adıma çok rahatsız oldum. Senin norm ve değerlerin çoktan oturmuş ve benim demeye çalıştığım şeyi içselleştirmeyi geçtim o kadar farklı ki sana zihninde iyi bir zemine oturmuyor yetmiyor seni rahatsız ediyor çünkü tanımlayamıyor saldırı olarak algılıyorsun. Uzun mesajlara ve daha fazla açıklamaya gerek yok o yüzden.
saldırı? rahatsızlık? anlamadım benim bu şekilde algıladığım sonucuna nasıl vardın? Ben senin sözylediklerinden alınmadım ve saldırı olarak da tanımlamadım. Burada farklı düşünceleri savunuyoruz ama gayet güzel bir üslupta gidiyorduk. Rahatsız olmam için bir sebep yok. Saldırı algılamam için de bir sebep yok. Ama ben neyi neden algıladığımı da açık açık yazdım. Sana neden ve nasıl rahatsızlık verdiğimi merak ettim açıkçası
Tavrım üstten, kelimelerim sivri değil. Saldırı olarak algılamaman gayet normal. Konuyu kapatalım çünkü mesajlarla bu kadar oluyor ve ben artık söylediğin her şeyi kişisel algılamaya başladım. Sohbet için teşekkür ederim.
Ama sen dedin saldırı olarak algıladın diye
Şapka çıkartıyorum sana. Yeterli.
Bilm3ce gibi konuşuyorsun