İnsan kazanmaya değer verir misiniz?

Geçen işyerinde grup mülakatı oldu. Arkadaşlardan biri sürekli konuşarak kimseye söz söyleme hakkı vermiyordu. Kızın birisi de onun söylediklerini tasdikleyerek şunu yapalım bunu yapalım gibi boş boş konuşuyordu, sırf sesim çıksın hesabı yani. Söylediklerinin altı dolu değildi. O kadar sinir oldum ki, iş görüşmesinde kendi gibi olmayan, yapmacık olan insanlar kendilerini çok belli ediyorlar ve sinir oluyorum.

Arkadaşlardan birisi de ne zaman bir şey söylemek istese, konuşma hakkı vermeyen kişi araya giriyordu. En sonunda dedim sen bir şey söyleyecektin, söyler misin? Arkadaş da o kadar kibar ki diğerinin karşısında sesini yükseltmiyor. Şimdi onunla işyerinde göz göze gelince aramızda bir bağ kurulduğunu hissediyorum. Önceden de saygılı ve iyi davranıyordu zaten, ama bu mülakat sonrası sanki daha fazla kazanmış gibi hissediyorum o insanı.

Benim için daha değerli bir durum. Orada kimseye söz hakkı vermeseydim sürekli söz kesip sesimi yukseltseydim belki bir sonraki aşamaya gececektim ama çalışma arkadaşlarım beni iyi hatirlamayacakti. Ben o sürekli üstün gelmeye çalışan kişiyi iyi hatırlamıyorum mesela. Benim üzerimde olumlu bir etki bırakmadı..

Siz de insanları etki altına alıp kazanmayı sever misiniz? Sonuçta insan kazanmak onları etkilemektir, etki altına almaktır. İnsan kazanmak diye yumusatiriz bunu, ama aslında etkileme sanatıdır.

İnsan kazanmaya değer verir misiniz?
Cevapla