Kendimi üzüntülü ya da değersiz hissedince yazmak istiyorum ama üzüntüm geçtiği an yazmak çok sıkıcı geliyor neden bu olabilir?

Theo Angleopulos’un sonsuzluk ve bir gün filmi
Theo Angleopulos’un sonsuzluk ve bir gün filmi

Mesela üç saatlik ağır sanatsal bir filmi hiç sıkılmadan izleyebilirim. Asla da sıkılmam. Görmekten haz duyarım. Ama 300 sayfa bir kitabı alıp hayatımda büyük bir açlıkta okuduğumu sanmıyorum. Okumaktan aynı tadı almıyorum. Kendimi değersiz hissettiğim zamanlarda da içimde halimi tanımlama yaptığım günlük aktivitelerin herkesin tarafından bilinmesini isteme hali oluyor. O zamanlar yazmak istiyorum. Ama mutlu anımı, normal anımı yazmak, yazmadan ya da okumadan duramamak gibi bir isteğim yok. Asla da olmadı. Yazmaya başlayınca da fazla yazınca sıkılıyorum. Hemen dikkatim dağılıyor bir süre sonra. Ama yazdım mı da kötü yazmıyorum hani. Ama mesela fotoğraf ya da video çekmeyi severim. Mutlu ya da üzüntülü ya da sadece estetik bulduğum bir anı görmek ya da yaratmak bana daha fazla tat verirken yazmak içimde bir süre sonra önemli ya da duygusal olmak için harcanan boş bir çaba gibi geliyor. Ondan hızlı sıkılıyorum. Sizce yazmak benim için has bir eylem mi?

Sen yazmayı sevmiyorsun sadece değer hissiyatını arttırmak istediğinde kaçar gibi ona sığınmak istiyorsun. Göstermelik bir şey olarak. Bu gerçek bir yazar ‘ın kimliği değil.
Böyle böyle biriktirerek ille de yazmalısın.
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Kendimi üzüntülü ya da değersiz hissedince yazmak istiyorum ama üzüntüm geçtiği an yazmak çok sıkıcı geliyor neden bu olabilir?
Cevapla