Tıpkı spor müsabakaları gibi insan hayatında da kırılma noktaları vardır. Bir anda herşeyin akışı tersine döner.
Senin hayatında kırılma noktaları var mı?

Tıpkı spor müsabakaları gibi insan hayatında da kırılma noktaları vardır. Bir anda herşeyin akışı tersine döner.
Senin hayatında kırılma noktaları var mı?

Çok oldu. Yaşanması gerekiyormuş diyorum ve yoluma bakıyorum. Ama birçok konuda birçok olayda dönüm noktam oldu. Annemin ölmesi, çocukken evlenmem ve bu evliliği bitirmem.
O kırılma noktalarımın toplamını şimdiki yaşımda yaşıyorum.
Kırılma noktaları yaşandığın değişim kaçınılmaz oluyor.
Çok kitap okudum ben, kişisel gelişim kitapları ve kişisel gelişim videoları dünyamı aydınlattı.
Pis niyetli, kötü kalpli sinsirellaların manipüle ettiği, annesinin dahi kandırdığı (insanlar kötü değil, sen yanlış anlıyorsun tarzında kandırdığı) bir kişiydim.
Dişi şeytanın birisi hiç istemedi kendimi bulmamı, ayağıma hep çelme taktı, kendimi savunup ifade edemedim.
Ben görmek istemedim insanların ne kadar adi, ne kadar şeref yoksunu olduğunu, yakalasam da o pisliklerin küçümseyici bakışlarını (ki yakalamama lüzum yok, görmem için uzun uzun bakıyorlar) başımı gömdüm kuma, yasakladım kendime hissetmeyi, kulağıma gelse de arkamdan konuşulanlar yalnız kalip sesli bir şekilde yüksek sesle kendime haykırmayı yasakladım, yüzleşecek cesareti bulamadım kendimde.
İşte okuduğum o kitaplar sayesinde, dinlediğim videolar sayesinde yüksek sesle haykırabildim her şeyi kendime.
Keza beni dinleyen "sen çok değerlisin, biriciksin"diyen bir annem, babam, kardeşlerim yoktu.
Dinlemekten, anlamaktan kaçtılar hep beni ve ben annemin bana davrandığı gibi davrandım kendime, kaçtım kendimden, kendimi anlamaktan kaçtım.
Arkamdan konuşulanlar kulağıma gelmesine rağmen nasıl kırılma noktası yaşamadım ki?
Oturdum ağladım s*lak gibi.
Öyle hassas, öyle kırılgan, öyle naifdim ki.
İnsan kendisine şefkat göstermeyen bir anneye sahipse, o insan da kendine şefkat göstermiyor, çünkü bunu öğreniyor.
Yine de annemdir, saygı duyuyorum ve biliyorum ki bana karşı kötü niyetli değildi ama keşke bana beni sevdiğini bir parça hissettirebilseydi, belki bende kendimi sevmek konusunda bu kadar geç kalmazdım.
Ben düşerken kimse elimden tutmadı, benimle aynı yoldan geçen, bana benzeyen kişileri görünce ben onların elinden tutmak istiyorum, dokunmak istiyorum hayatlarına.
Çünkü insanların aşağıladığı, basit gördüğü, söz söylemeye dahi tenezzül etmediği bir kişi olmak çok zor, çok yaralayıcı.
İşte şimdi daha güçlüyüm.
O kitapları yazan, o videoları çeken Hocalarımızdan Allah razı olsun, bana beni kazandırdılar, şimdi kimse beni sabote edemiyor, bana kendimi eksik hissettiremiyor. Canımı yakanın canını yakıyorum, sesim çıkmazsa üstüme basarak geçerler ve ben bana layık olmayan, enerjimi düşürmeye çalışan herkesi kapının önüne koydum haddini bildirerek, o kızı, o çocuğu kimseye yedirmem.
Ben önceden herkese hakkımı helal ederim derdim ama şimdi hakkımı helal etmeyeceğim kişi sayısı 9 kişi, hesaplaşacağız, gün gelecek. Çektiler o pis bakışlarını üzerimden, buna katlanmak zorunda değildim. Bana zararı dokunan Çoğu insanı affettim ama bazıları var ki işte onlarla mahşerde hesaplaşacağız, kimsenin beni benden etmesine izin vermem artık, bu sözü söyleyen Hakan Özdemir mi bilmiyorum ama sözün sahibi kimse " Yaş ilerdikçe fark edilen şey; Yalnızsın. Yürümekte olduğun yol yalnızca senin. Yola dahil olanlar oluyor, yoldan çıkanlar oluyor, yolda sorun çıkaranlar oluyor ama hepsi geçiyor, gidiyor. O yolda sen kalıyorsun. Sevincinle, kederinle, kahkahalarınla, göz yaşlarınla: yalnızca sen."
Ben hep o yolda yalnız kaldım işte, ben hep yalnizdim.
Köşe bucak kaçtığım geçmişi kardes denen fesat vurdu yüzüme, yine kardeş olduğu için kendisini sevmesem de hakkımı helal ediyorum, hiç acımadan vurdu geçmişi yüzüme.
İnsan yaşadığı süre boyunca defalarca kırılma noktası yaşayabilir, işte ben çocukken, birkaç yıl önce kaçtığım, reddettiğim tüm kırılma noktalarımı yaşıyorum.
Zorla, zorla beni kötü bir insan haline getirdiler, emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Ben ki bir insanı incitsem ondan çok ağlardım, şimdi ise kısasa kısas diyorum
Selamlar,
Evet, bende hayatımda kırılma noktası yaşadım. Gençlik yıllarımda Avrupa ülkelerinden yaşamak gibi bir şansım varken bunu geri çevirdim. Bana göre bu hayatımda boyunca yaptığım en kötü tercih olabilir.
Ricalar aga
Cevap
5Cevap
Evet 24 yaşımda hayatımın dönüm noktası oldu.
Saymadım bereketi kaçmasın diye 😏
Evet yaşadım.
Kırılma noktam olmadı
Kırılma noktalarım oldu..! Ancak kırıldığım noktalarda kopmalara sebebiyet vermedim, vermeyeceğim..!
Yaşadım.. Hâlâ o kırılmaların etkileri var hayatımda.. Öyle de sürecek ömür boyu..
Bazen sevdiklerinize en ayriliriz ya da başka şeyler. Benim dönüm noktam çocukluğumda oldu. Hayatımın boyunca da bunun gölgesinde yaşayacağım.
Evet kırılma noktalarım oldu bir çok kez
Zaman zaman yaşadığım olay her şey de bir hayır vardır diyorum artık çünkü cidden öyle
Evet, 28 yaşinda oldu.
Zor bir süreç geçirdim.
Hayır direk ben kırıldım
Evet bir çok defa.
Evet oldu 3 kez oldu sanırım
Elbette
çok hemde depresyona girdim bu yüzden
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?