Acıtsada, gerçekleri duyarak gitmek daha çabuk iyileştirir insanı. Aklında, acabalar belkiler kalmadan... Ama soru işaretleri ile gitmek öyle mi? Kesinlikle değil! İnsanı ikilemde bırakır. Açık kapı aramaya iter. Hep bir açıklama duymak istemeye... Ve, kafasını kaldırıp ileriye bakmamasına...
Gittikten sonra olanları anlamaya çalışmak zor ve yorucu. Parçaları birleştirip bulmacayı bulmak gibi sanki. Gerçekleri duymak soğuk duş etkisiyle birlikte güçlendirir insanı. Bence...
Bu bağlamda; giderken sana, seni acıtan gerçekleri söyleyerek mi gitmeli yoksa canını acıtmadan sessizce mi gitmeli?
Giderken sana, seni acıtan gerçekleri söyleyerek mi gitmeli yoksa sessizce acıtmadan mı gitmeli?
Kişilik & Karakter konusunda 14,6b cevap paylaştı.
Giderken herkes konuşmak ister bence. Kendini savunmak adına gidiyorum ama sebeplerim var demek adına. Bazen sessiz gidişler de olur nadir de olsa O zaman sıfırı tüketmişsin demektir o ilişkide Sevginin sabrını ve sarfedeceğin tüm sözcükleri yitirmiş halledin demektir. Sessizce çıkarsın hayatından. Onu da seni de azad edersin adeta. Bazı ilişkiler artık ilişki olmaktan çıkıp adeta kangren kola benziyor. Konuşuluyor ama anlaşılmıyor. Aşk bitmiş avuntu haline dönmüş ve sırf yalnız kalmamak adına beden oyalıyorsundur. O zaman sessizce gitmek en iyisidir.
Bu aslında söylenenlerin nasıl algılandığıyla da ilgili. Sözler aynı ifadeyi dile getiriyor olsa dahi kişiler arası algılayış farkı olabilir. Kendimden örnek vereyim. 3 yıl önce terkedildiğim zaman, karşı taraf bana herhangi bir şey söylememişti. Sanırım alınmamı veya üzülmemi istemiyordu. Yalnız o birşeyi gözden kaçırmıştı. Ben gerçek olan ile ilgileniyorum. Çünkü bu beni geliştirecek olan yegane şey. Ne olduğunu ve ne tür bir hata içerisinde olduğumu bilemezsem kendimi geliştiremem ve bu diğer ilişkilerime de yansır. Pek tabi 2 ay süren ek konuşma süreleri ile birlikte, özgüvensiz olduğumu düşündüğünü söyledi. Sonra özgüven konusunda araştırmalar yaptım. Gerek profesyonel gerek kişilerarası ilişkilerimde bunun üzerinde durdum. Kısacası sanırım yapabildiğim herşeyi yapmayı denedim. Şuanda bir özgüven problemim olduğunu düşünmüyorum. Velhasıl bunu boşverseydim bende olan bu problem ilerlemeye devam edebilirdi. Halen bazen özgüven problemleri yaşıyorum ancak bunun farkındayım. Bu olay beni geliştirdi. Bazen bazı olaylara kızabiliriz ancak bu kızdığımız olayın bizi geliştirme şansı var mı? Bence ona bakmalıyız. İnsanlar beni kabul etmeyebilir, gidebilirler veya gitmeyebilirler. Benim için bir önemi yok. Belkide gerçeklere acı gözüyle bakmamak gerekiyordur. Yaşamın kendisi aktif bir öğrenme süreci zaten. Öğrenmek neden acı verici olsun ki? Eğer öğrenmek acı verici ise yaşamın acı olmayan bir yanı var mı?
Kişilik & Karakter konusunda 11,8b cevap paylaştı.
Bir ay oldu arkadaşım dediğim, iyi ki seni tanımışım dediğim biri tak diye çıkıp gitti hayatımdan. Hiç bir şekilde böyle bir şey beklemiyordum ondan ama çok üzüldüm. "Niye gitti, noldu, acaba neden engellemiş olabilir, biri yalan yanlış bir şey mi dedi ki" diye sürekli aklıma geliyor. Hani bir sorun bir kırgınlık yaşarsın anlarım ama bir gün öncesi "bir gün burdan gidecek olsam sana veda etmeden gitmem, bir şey duyarsam da ilk sana sorarım" diyen insan ertesi gün engelliyor hiç bir sebep sunmadan. O yüzden gerçekleri ve ne olduğunu duymak isterim. Çünkü her türlü de üzülüyor insan. Hiç değilse soru işaretleri kalmaz insanın aklında. Ama gerçekleri söyleyecek kadar yürekli insan yok denecek kadar az maalesef.
Acıtmadan, kırmadan, dökmeden gitsin giden. Arkasında koskoca bir enkaz bırakarak değil. Onca şey paylaştığın, zaman zaman mutlu olup, derdiyle dertlendiğin insana dert bırakmak insanlıktan fazla uzak geliyor bana…
Aslinda pek farketmiyo nasil gittigi giden kisi ister sessiz gitsin ister icinden geleni soylesin pek takilmiyorum cunku gitme karari aldiysa cevap bellidir iyi gelmiyorumdur ona buna arkadaslarimda tanidiklarimda dahil. Anlasamiyoruzdur, iyi gelmiyorumdur, bi uyumsuzluk vardir istedigi gibi bir arkadas dost olamamisimdir beklentilerini karsilayamiyorumdur kimse mutlu oldugu yerden kolay kolay ayrilmaz o yuzden kafamda soru isareti olmaz neden gitti ki diye dusunmem. Geri gelirse o zmn sorarim simdi neden döndün derim cunku gelis sebebini kestiremem.
Gerçekleri söyleyerek gidilmesi daha iyi belki canım yanar ama gerçekler bazen kendini değiştirmek için güzel bir eleştiride olabilir, sessizce gidilmesini sevmiyorum hep bir neden arıyorsun, tamam belki kıymak acıtmak istemiyor olabilir ama bazen sevdiğinin canını acıtmakta ona en büyük iyilik olabilir.
Aman acımasın Ali Rıza bey. Kaliteli insansa sessizce giderim ya da kalbini kırmam. Ama kalitesiz birisi ise ve yanlış yapmışsa üstünü çizer, ezer geçerim.
Ben bu konuda gerçekten detaycıyım. Mesela birisi benim hayatimdan çıkacakken neden ve hangi sebeple gittiğini veya hayatımdan neden çıkmak istedigini bilmek isterim. Eğerki ortada cok gerkesiz pürüzler varsa düzeltmek için gerekli şeyler yapılabilir. Ama sessiz sedasiz hic bir şey söylemeden giden insanin yaptığı sey gerçekten canimi çok acıtır. Yeri gelir günlerce ve aylarca bunu düşünürüm acaba neden hangi sebebten gitti diye icin içimi kemirir. Saygılar...🌹
Son kez konuşmak iyidir. Yüzleşirken en acı bile olsa gerçeklerle. Habire yarayı kanatıp süresiz bir ızdırap çekmek yerine. En kökünden bir kez çekilir acı. Bir kez ve tam. Sonra temizlik tamamlanır. Ruh arınır. Zümrüdüanka kuşu yanar. Küllerinden yeniden doğar...🦄🍀❤️
Sessizce gitmesi daha kötü olur, çünkü hep aklında kalır acaba neden gitti, ne hata yaptım, bir şey mi oldu... vs. Bu soruların cevabı insanın beynini yakar durur.
Bu nedenle, acı da olsa gerçeklerin söylenmesi her zaman iyidir
Edebiyle gitsin. Giderken de can acıtacak gerçekleri ortaya dökmesi ise büyük saçmalık. İlişki içerisinde gizlemiş giderken söylüyor. Karaktersizlik. Hatta daha ötesidir fakat kural ihlaline giriyor. Kafa yormamak gerek.
Amaaaan be giden gitmiştir bakmam arkaya önüme ve yoluma bakarım salla gidenin cehennemin dibine kadar yolu var amaaaan takam kafaya der sonra ağlarım gibime geliyor