Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey Susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli... Anladım ki insanlar; susanı korkak, Görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysaki biz istediğimiz kadar hayatımızdalar, Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar!
Der, Şems-i Tebrizi.
O nedenle susma, ezilme, kendine eziyet etme, birgün değişir diye bekleme. her şey değişir ama karakter öyle kolay kolay değişmez...
Bu bağlamda; birgün değişir diye bekler misin yoksa zaman kaybı olur diyenlerden misin?
Bir gün değişir diye bekler misin yoksa beklemek zaman kaybı olur diyenlerden misin?
Bunu yapmadım desem yalan olur. İnsanlara şans verdim.. Yani davranış biçimlerini değiştirebilmeleri adına şans verdim ama değişim olmadı çoğu zaman.. O sebeple ben de kimsenin değişmesini beklememeye karar verdim uzun zamam önce.. İnsanlar değişmiyorlar.. Temelde belirgin özellikleri hep sabit kalıyor.. O sebeple ne kendimi ne de başka insanları yormak istemiyorum.. İstediğim gibi biriyse yani uyum açısından artıları eksilerinden fazlaysa yoluma devam ediyorum.. Fakat yanlışlar ve uyumsuzluklar doğruları götürüyorsa uzak durmayı tercih ediyorum.. Keyifli günler..
Bir insan 7'sinde ne ise 70'nde de odur ya da can çıkar huy çıkmaz.. beklemek boşuna ya kabulleneceksin ya da çekip gideceksin. Cezası yaradana kalacak. "Vaktiyle bir derviş berbere gider. Berberden saçını dibinden kazımasını, sakal ve bıyığını kısaltmasını ister. Tereddütsüz bir şekilde berber koltuğuna oturan derviş: - Vur usturayı berber efendi! der. Berber, dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş de aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak: - Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu.. Sövene dilsiz, vurana elsiz olmak gerek. Ses çıkarmaz, biraz çaresiz, biraz mütevekkil usulca kalkar yerinden. Berber, bu gariban müşterisine karşı mahcup olmakla beraber kabadayının pervâsızlığından da korkmuştur. Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. Fakat küstah kabadayı, tıraş esnasında da boş durmaz; sürekli aşağılar dervişi, alay eder: "Kabak aşağı, kabak yukarı!"
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası, yokuştan aşağı hızla kabadayının üzerine doğru gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir, kabadayının karnına batıverir. Kaşla göz arasında babayiğit kabadayı oracığa yığılır kalır, ölmüştür. Herkes bir anda olup biten bu olayın hayret ve şaşkınlığı içindedir. Berber de şok olmuştur; bir manzaraya, bir dervişe bakar ve dervişin beddua ettiğini düşünerek gayr-i ihtiyarî sorar: - Biraz ağır olmadı mı derviş efendi? Derviş mahzun, düşünceli cevap verir: - Vallâhi gücenmedim ona. Hakkımı da helâl etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir de sâhibi var. O gücenmiş olmalı!
Kimseyi pervâsızca kırmayın. Adına ister Tanrı diyin, ister evren, ister doğa.. İnancı, görüşü veya görünüşü ne olursa olsun gönlü güzel olanın bir sistem tarafından her daim korunduğuna inanıyorum ben.
Beklemeyi zaman kaybı olarak görsem dahi vazgeçmem, yine de beklerim. Sonunda tamamen bırakabilmem için bunu yapmam şart, belki iyice üzülüp, acı çekerim, belki boş yere yorulur direnirim fakat ileride bir şeylerin pişmanlığını yaşamamak adına bile isteye beklerim. Ta ki o içimde ki umut sönene kadar…
Kişilik & Karakter konusunda 11,9b cevap paylaştı.
Önceden bekleyenlerdendim. Değişir, değer verdiklerim ama bunun büyük bir hata olduğunu yaşadığım hayal kırıklıklarından sonra, geçte olsa anladım. Şimdi ise bir adım geri çekiyorum kendimi artık. Eğer hatırlanmazsam sessiz sedasız çekiyorum hayatlarındam
Kimse değişmez dener belki sevdiği için ama huyu değişmez insanın. Ya birini olduğu gibi seveceksin ya da özgür bırakacaksın. Böyle yapmak gerekiyor. Aşk bile değiştirmiyor bazı şeyleri. Kişilik bizden bir parça kesilip alamayacağımız. Birini sevdiğinde onun kızgın olduğu anıda seveceksin liman olacaksın ona. Üşüdüğünde yorgan olacaksın satacaksın. Ne yazıkki kötü huy gördüğümüz zaman kaçıyoruz. Onu sevdiğimize yakıştıramıyoruz
Belirli bir yerden sonra insan değişmiyor, kötü giden şeylerde radikal kararlar almadan ve yaşamadan bitmiyor. O yüzden beklemek sadece zaman kaybı olur. Hayatın hiçbir koşulunda beklemeyeceksin, daima harekete geçen olacaksın.
Çoğu İnsan Birgün Değişmiyor Bu Yüzden Kendinizi Hayata O Şekilde Hazırlayın. Aşkınız Sevginiz İçin Fedakarlıklarınızı Ne Kadar Sevdiğinizi Gösterin Kanıtlayın Ona. Lakin Gelmezse Birgün Gelir Diye Beklemeyin Kendinizi Bu Ümitle Heba Etmeyin. Zira İnsan Çok Zor Değişir Ve İnsanın Çok Azı Değişir.
En büyük kelimeler sükunette gizlenmiş oluyor çoğunlukla. Değişir diye beklemek ise yüzleşmekten kaçınmak demek, çekip gitmeye cesaretini yitirmek demek... Bile isteye aldanmak demek. Akıl belki insanın kendisine öfkelense de, kalbin çaresiz hissetmesi demek...🦄🍀❤️
Beklemek zaman kaybı olur diyenlerdenim. Çünkü onun ne olduğu zaten bellidir eskiden de öyleymiş, şimdi de hep öyle olur. En güzeli beklememek ve yoluna kaldığın yerden devam etmektir. Çünkü kimse vazgeçilmez değildir. Bu hayatta sevebileceğini düşündüğün insanlar elbette vardır. Karşındaki insan nasıl yoluna bakıyorsa sen de olduğun yerde kalmayıp yoluna devam etmek en güzelidir.
Artık değişmeyeceğini anladım. Beklemek zaman kaybı ve ben değişmeye başladım. İlk adımı fiziken değişime uğrayarak başladım. Sonra birçok alışkanlığımı düşüncelerimi, tavrımı ve bakış açımı değiştirdim. şu an ise 3 insan 2 farklı hayat
Bazen insani zaman yogurur. Olgunlastirir. 2 sene onceki adam simdi daha farkli davranabilir o yuzden degisebilir tabi bu degisimi kendisi de istemeli. Herkes degisebilir demek yanlis olur tabi ama degisebilen insanlar var bunu yasayip gordum. 🌼
Durumu kurtarmak için yapmam gerekeni yaparım, bunu en iyi anlaşılacak şekilde anlatır gösteririm, (Eşofmanlı Şevket Hoca Misali) :D :D :D baktım yine de olmuyor, yoluma bakarım
"Bir gün değişir" diye beklediğim ne varsa hiçbiri değişmedi. Buna rağmen hâlâ bir gün değişir diye bekliyorum. İnsanoğlu işte. Yine de bir umut diyor...
Öncesinde çok bekledim. Etrafımda eğişen pek bir şey olmadı ama kalbim değişti. Bu sebepledirki artık bu yaştan sonra, kimseyi ya da bişeyleri değişir belki diye bekleyemem. Bazı durumlarda tahammüllerde bitiyor maalesef.
Beklemek sabır işidir, ve sabır da duygusal bir sanattır.
İnsanın değişeceği varsa kendisi için değişmeli, ve kendisi isterse olur ancak. Yeterki yanlışının farkında olsun ve bunun için uğraşsın. Değişmeyen tek şey değişiminin kendisidir.