Gerçekten Bu Hayattan Huzur Alıyor musunuz?

Eskiden insanların tek derdi, Geçim derdi imiş. Giydikleri elbiselerin, sofralarına gelen az çeşit yemeğin, Evlerindeki eşyaların yeni olması çokta önemli değilmiş. Önem erdikleri tek şey İyi bir Aile olmakmış. Aile ahlakı, terbiyesi daha ön planda imiş. O zamanlar para hırsı, eşya hırsı, lüks hayat hırsı yokmuş. Sadece Alın Teri ile kazanılan Helal Paranın değeri varmış.

Peki ya şimdi nasıl bir yaşantımız var.

Günümüzde sadece çevremize daha iyi görünmek için süslü ve yalan bir dünyamız var. Çevremizdeki insanların çoğu çıkar ilişkisi için bizlerle. Onlara ayak uydurmak, kendimizi onlara kabullendirmek için yüzümüze sahte maskeler takıyoruz. Yapmacık hareketler yapıyoruz.

Hayat şartları artık o kadar zorki, sanki bir makina gibi sürekli çalışır haldeyiz. Artık günlerin bile nasıl geçtiğinin farkında bile değiliz. Bir bakıyorsunuz sabah olmuş, sonrasında iştesiniz. Bakmışınız akşam olmuş bir anda. Yine bir bakmışınız hafta sonu gelmiş. Yani nasıl yaşadığımızın bile farkında değiliz. Sözüm ona iyi hayat içi çalışıyoruz ama Ömür bizi törpülüyor ve yıpratıyor aslında.

Aslında kendimizi yaptığımız en büyük kötülük nedir biliyor musunuz? İnsanın yaşamak istediği hayatla, yaşamak zorunda kaldığı hayat arasındsa sıkışıp kalmasıdır. Etrafımıza gökkuşağı gibi renkler saçarken, kendi içimizde siyah-beyaz bir hayat yaşadığımızın ta gerçeğidir.
Güncellemeler
+1 yıl
Güncel
Güncellemeler
+1 yıl
Güncel soru
Gerçekten Bu Hayattan Huzur Alıyor musunuz?
Cevapla