Yaratılıştan bu yana insanlar fiziksel, kişisel, psikolojik, analitik yönden gelişmiş geliştirmiş ve değişmiştir. Peki bizi bu değişime sürükleyen etkenler nedir? İlk insanlar iletişim kurmak istemeseydi yazıyı bulamazdı güvercini iletişim aracı olarak kullanamazdı. Temel duygu sistemimizde hangi duygular bizi yönetiyor?
İnsanoğlunun ilerlemesinin temelinde hangi duygu veya duygular yatar?
Insanoğlunun ilerleyişin de temel olarak iletişim yatmakta. İnsanlar kendi aralarında anlaşabilmek duygu ve düşüncelerini ifade edebilmek amacıyla tarihsel süreçte en temel olarak bildiğimiz konuşmadan başlamak üzere bunu yazıya, görsel haberleşmeye ve bu sürecin daha da ilerlemesi ile günümüzdeki teknolojiye kadar gelmiştir. Kısacası duygu düşünce ve isteklerin ifadesi insanoğlunun bu denle ilerlemesine katkı sağlamıştır.
Başka unsurlar illaki vardır. Bizim de bilmediğimiz. Ben sadece insanlığın temeline dair düşünülmüş kişisel fikirleri merak ediyorum:-) teşekkür ederim Emre:-)
Aslında insanların temelinde yaşama içgüdüsü ve başarılı olmayı içgüdüsü yatar çevresindeki başarılı insanları gördükçe kendisinin de başarılı olmasını ister ve kendisinin de adının bir yerlerden olmasını seçilmesinden dolayı ilerlemesini temelinde bu yatar Bir de insanlar doğal olarak para kazanma ihtiyacı içinde olduğu için ilerlemek ve bir şeyleri başarmak isterler kendilerini ispat etmek isterler
Zorluk ve zor hayat standartları insanları ilerletir bence... ilerlemek emek ister gayret ister çaba ister.. fazla rahat insanların pek haberlerinin olmadığı konular bunlar.. bugün alanında kendini kanıtlamış birçok daldan birçok insanın hayatına bakılsa hepsinde o zor dönem vardır.. insanlar eşit doğarlar, kim daha çok çaba gösterirse o hep ilerde olur.. bir diğer etken ise insanın ihtiyaçlarıdır..
Ben bunun temelinde merak ve ilerleme içgüdüsü olduğunu düşünüyorum. İnsan doğası gereği her zaman daha iyiyi daha güzeli arzular. Her zaman merak eder ve daha fazlasını öğrenmek ister. Bu istekle araştırır, geliştirir ve gelişir.
Bünyesel dürtüler, zihne uygulanan merak hissi, döneme dair yaşantının zorlukları ve insanoğlunun yapısında daim olan doyumsuzluk. Nasıl yorumlandığı, ne şekilde işlendiği ve nelere adapte edildiği de dönem insanlarına kalmış hep. Yer yer, coğrafyaya göre de belirti göstermiş bu süreçte. Azdan çoğa, en az ihtiyaç ile yaşamanın zihinde yarattığı o dürtü, hiçbir zaman son bulmayacak bir zorlama.
Edison değil Tesla bulmuştu kayıtlarda da genellikle böyle geçiyor. Eğer Tesla bulmuş olduğunu bilseydin ampülü yine aynı düşünceye mi sahip olacaktın?:-)
Öncelikle merak, sonra eldeki veriyi veya inanışı doğru kabul etmeyip sorgulamak ve günlük yaşamdaki sorunlara çözüm bulma isteği, bir de devrimcilik ve başkaldırma
Kibirin nedeni, kibirdir. Kibirin mantıklı bir nedeni olmaz, yaradılış gereği her insanda var olan hastalıklı dürtü ve duygudur, bunu gerçekleştirmek kişiyi hayata bağlar, gelişmesini sağlar ve iyi hissettirir. Kibrin olmadığı yerde, yaşamak için nedenin kalmaz, her şey boş ve anlamsız gelir..
Hastalıklı dürtü ve duygular neticesinde çoğu mantıklı yapının inşasına, gelişimin temeline, ilerlemeye ve nesiller boyu aktarıma gidildiğini söylüyorsun o zaman:-)
Kibir olumsuz bir duygu. Ancak gel gelelim, kimse başkasından önde olmak, daha fazla kazanmak, daha fazla takdir görmek adına kibri olmadan üretmezdi. Kimse bir kediye, bir köpeğe üstünlük kurmak için lüks arabaya binmez mesela. Ancak karşı komşun olan bir insandan daha iyi durumda olduğunu tescillemek, kibrini okşamak adına daha lüks arabaya binmeyi arzularsın. Bu da o arabaya binebilmen için daha çok çalışmana, daha çok üretmene sebebiyet verir. O sebepten sosyalist sistem hiçbir zaman tutmaz, kimse üretmeyenle aynı pozisyonda olduğunu bileceği takdirde üretmez zira..