Sorumluluk sahibi olmak bana zor gelmiyor. Kime karşı sorumluluk sahibi olmam gerekiyor burası önemli, zorluk burada başlıyor. Anne olmamın getirdiği sorumluluğu ele alırsam, dehşet güzel fakat bir okadar zor.
Yetişkin olmanın getirdiği sorumluluk ile anne olmanın gerektirdiği sorumluluk bir değil. Hiçbir şekilde kaytarma hakkın yok. Ben annelikten istifa ediyorum diyemiyorsun mesela🙂 Alacağın kararların hepsini onları düşünerek almak gerekiyor. Anne olmanın yanında yetişkin olmak çok Kolay anlayacağın, bana bir zorluğu yok.
Yetişkin olduktan sonra büyümemeyi çocuk kalmayı çok istedim.. ama bu mümkün olmadığı için tabiki sözde kaldı. Yetişkin olmanın zorlukları anlatmakla bitmez.. büyüyünce hayatın zorlukları da başlıyor.. geçim sıkıntısı, aile sıkıntısı, evlenirsin çalışıp bakman gereken ailen olur.. hayat çok zor helede bu zamanda... bekarken sıkıntıların tabiki olur okuyorsan dersler sınavlar.. okumuyor isen evde iş güç aile baskısı.. evlenirsin sorumluluklar daha da artar.. erkek isen geçindirmen gereken eşin çocukların olur.. çalışmak para kazanmak zorundasın.. kadın isen çocuk olur onun sorumluluğu eşinin sorumluluğu evin sorumluluğu, temizlik, çamaşır, bulaşık, ne bileyim bir sürü şey... demem o ki dünya rahat yeri değil imtihan yeri.. önemli olan bu imtihanı geçmek.. kalırsak vay halimize.. Rabbim hepimize kolaylık versin.. Günaydın..
Hayatınla ilgili her şeyden tek başına sorumlu olmak. İş hayatı, özel hayat, güncel hayat... Hepsiyle ilgili kararları verip doğru şekilde yön vermeye çalışmak yoruyor bazen. Senin yerine başkalarının karar verme olayı bitiyor. Çocukluk zamanlarında ki gibi "amaan nasılsa annem yapar, babam düşünür, abim halleder" rahatlığı gidiyor. Bütün sorumluluk sen de ve daha dikkatli olmalısın artık. Sanırım en zorlayıcı yanı bu.
Kişilik & Karakter konusunda 18,4b cevap paylaştı.
Bir gün Eflatun'a iki soru sormuşlar. Birincisi; İnsanoğlunun, Sizi en çok şaşırtan davranışları nedir? Bilge cevaplamış; Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler... Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler... Yarından endişe ederken, bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar... Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler... Sıra gelmiş ikinci soruya; Peki, Siz ne önerirsizin? Bilge cevaplamış; Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır. Önemli olan; hayatta "en çok şeye sahip olmak" değil, "en az şeye ihtiyaç duymaktır"
Gerçeklerle yüzleşmek sanırım.. Bir çok şeye dayanmak, ne de olsa çocuk değilsin artık sorumluluk sahibisin ve yerine getirmen lazım.. acılarını tek başına üstlenmen, çocukken her kesin yanında insanların içinde ağlaya biliyorsun canın yanınca bile, ama yetişkin olunca herkesin içinde ağlayamıyorsun, duygularını bastırmaya çalışıyorsun..
Gerçeklerin acı yanını görmek. Çocuklar masallarda yaşar gibi büyütülüyor. Hayatın gerçekliğinden uzak. Bu uzaklık öyleki, insan üniversiteyi bitirene kadar gözünün önündeki gerçek hayatı, acıyı göremiyor. Yetişkinler çocuklarını boyama kitabı gibi istedikleri renkler boyuyor. Var olmayan bir dünya öğretiyorlar. Büyüyünce ilk yağmurda tüm renklerimin solmaya yüz tutması bu yüzden.
Basit yalanlara inanamıyorsun artık.. şu an bu cümleyi öylesine okuyup geçiyorsun evlat. Ama basit yalanlara inanıp mutlu olamamak hayatını senden alıyor. Acıyla tanıştırıyor. Hayatın soğuk yüzünü bir kamçı gibi sırtına indiriyor. Şimdi bol bol mutlu ol. Sen de büyüyeceksin..
Seni elde etmek için kendilerini sevdirmek için ellerinden geleni yaparlar daha sonra sen seversin ama o saaatten sonra bi kıymetin kalmaz. Kısaca insan ulaştığının nankörü ulaşamadığının delisi oluyor kendi adıma konuşmak gerekirse
Artık üzülüp ağladıktan sonra beni hemen mutlu edecek bi şey bulamıyorum.. Küçükken dizim kanasa ağlarken aklıma hemen güzel bi şey gelirdi, oyuna koşardım.. Şimdi sadece kendimden kendime yolculuk yapıyorum.
Ekmek elden su gölden değil, kimse ailen gibi kahrını çekmiyor, insanları daha iyi tanıyorsun, masumluğunu kaybediyorsun, hayat çocukluktaki gibi toz pembe değil, ayrıca belli yaştan sonra yaşlanma hissi sarıyor insanı.
Ciddiyet. Herkesin senden beklediği ciddiyet en kötü yanı. İçinden kahkahalar atmak, dolu dolu gülmek gelse dahi sessizce gülümsemek... Bu cümle bile yetişkinliğin dramını taşıyor.
Kendinden önce düşündükleri biz evlatları ve bizim sorunlarımızla uğraşmakla ömürleri geçiyor. allah annelerimiz ve babalarımıza sağlık sahat güç kuvet ve uzun ömürler versin
Yetişkinliğin değil de genel 'ben' olmanın sıkıntıları var. Anlatmak istiyorum artık yapamıyorum çünkü. Kendime kurduğum cümleleri bile yazarken bir yere yanlış anlaşılıyor insanları kırıyorum, sinirlendiriyorum. Oysa olan o kadar başka ki. Çoktan herkes gitmiş oluyor ve beni öyle hatırlıyorlar. Pardon hatırlamıyorlar.
Sürekli ileriyi düşünmek ve bunu sadece belirli yaşa gelinceye kadar yapıyoruz ve o yaştan sonrası artık sadece sonu beklemek geçen hızlı zamana bakmak
Düşünmen gereken o kadar çok şey oluyor ki en sonunda kendine geç kaldığını fark ediyorsun
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(45 üstü)
+1 yıl
Belirli bir yaşa gelmiş olup hala aileyle yaşamak, özgürlüğünü ele alamamak, kendi paranı kazanamamak, evden bile özgürce çıkamamak Bunlar yetişkinlikten ziyade kız olmanın zorlukları
Bence hayata yön vermek ekonomik sıkıntı gelecek kaygısı yarın ne olacak diye düşünüyorum
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Sorumluluk sahibi olmak ve yatağımdan çıkıp bunca yıl okula gittiğim yetmezmiş gibi hergün işe gitme düşüncesi bile korkutuyor. Evlenme baskısı kurmaz umarım ailem 20 lerimin ortasında hayatımın en güzel yerinde.