Sanırım insanlığın en ağır imtihanlarından biri de anlaşılamamaktır. Özellikle bazı insanların en büyük korkusu da yanlış anlaşılmaktır. Bu kişiler sürekli kendilerini anlatma ve açıklama ihtiyacı duyarlar. Niyetlerinin iyi olduğunu, sözlerinin yanlış anlaşıldığını, söylerler karşı tarafa... Hatta ikna etmek için çırpınan insanlar dahi vardır. Ama maalesef çoğu başarısızlıkla sonuçlanır...Peki siz yanlış anlaşıldığınızda kendinizi açıklama ihtiyacı duyuyor musunuz?
Yanlış anlaşılmaktan korkuyor ve kendinizi insanlara açıklama gereği duyuyor musunuz?
Yanlış anlaşılmaktan korkmuyorum çünkü kendimi yeterince net ifade ettiğimi düşünüyorum. Anlaşılmadığım zamanlarda ise bunu düzeltmeye çalışmıyorum herkes yine anlamak istediğini anlıyor genelde. Kendimi yormak yerine, sakince insanların algı kapasitesini izlemeye devam ediyorum.
Biz neler hissedersek hissedelim, aslında tüm mesele muhatap aldıklarımızdır.
Karşımızda anlayışlı biri varsa, muhakkak bir çıkar yol bulur ve uzlaşırız. İzahatimizi de gerekiyorsa dinler ve hak verir. Ama karşınızdaki anlayış yoksunu, kendini düşünen yahut zorluklardan çıkma yanlısı biri değil ise ne kadar çabalasak da boş. Bugün izahatimiz belki öylesi birine yeterli olur ama sonra göreceksiniz ki, o kişi er ya da geç bize yine sorun ile gelecek. Ve ben artık sorunu çözme taraftarı olmayan insanlardan umudu kestim, zira öylelerinin mutsuz dünyalarına ortak olmup da kendime de yazık etmek istemiyorum.
Allah hayırlı, güzel, anlayışlı ve ahiretlik insanlarla karşılaştırsın. O vakit ancak geçen zamandan huzur hissederiz.
O beni yanlış anlamasın diye o kadar çok uğraştım ki anlatamam ama sürekli yanlış anladı beni 😂🤣😂🤣 saldım artık. Nasıl olsa yanlış anlayıp ağzıma etti. Kırmadık yerimi bırakmadı, devirmediğimiz ç * kalmadı. Elbette bende onu kırmışım (farkında olmadan) :(( seni kırdığım için özür diliyorum.
Eskiden korkardım söyle düşünürdüm acaba bu düşüncemi dile getirsem bana karşı tavrı değişir mi iletişimi keser mi beni yanlış anlar mı gibi düşüncelere kapılır bazı olumlu veya olumsuz düşüncelerimi paylaşamaz içine atardım sonradan farkettim ki korkmam gereken birşey yok aslında insanlar herseyi anlamak istediği gibi anlıyor zaten onlar öyle anlıyor diye korkmak zorunda değiliz doğru olduğunu düşündüğümüz her düşüncenizi korkmadan açıklayabilmeliyiz yanlış anlamak isteyen insan her türlü yanlış anlayacaktır bu yüzden bunu farkettigimden beri korkmam ve gerektiği gibi dile getirmekten çekinmem kendimi beni nasıl anlamak isterlerse öyle anlarlar
Bu şekilde bir korkum yok, böyle şeyler yaşadığım ya da içinde bulunduğum çokça durumlar oldu fakat genellikle karşımda ki insanlar sadece duymak istedikleri şeyi duyup, görmek istedikleri şeyleri görmeleriden kaynaklıydı. Bu da beni zerre ilgilendirmez ya da herhangi bir açıklana yapma ya da kendimi kanıtlama çabası içerisine girmedim, girmem de. Ortada cidden yanlış anlaşılacak bir durum varsa veya ucu açık bir cümle kurmuşsam bunu düzeltirim fakat yine karşı tarafın algısına ya da gözünde nasıl biri olduğumla ilgilidir, ya inanmayı tercih eder ya da aklında ki gibi kalırım ve bunu hiç sıkıntı yapmam…
Anlaşılamamaktan yorgun ruhların kabusu. Bundandır ki bir süre sonra anlaşılmayı beklemenin sabrı yok olur, imgelerin varlığı unutulur... dümdüz anlatıverirsin kendini, artık satır aralarında değil koca paragraflar, uzun kompozisyonlarla. Giriş gelişme sonuçları es geçmezsin, bir ders verir gibi tanıtırsın kendini, anlaşılmaya çalışırsın... ama işte bazen sadece; çalışırsın...
Ben kendimi ifade ederim, yanlış anlayıp anlamadıklarını düşünmem. Çünkü benim problemim olmaktan çıkar artık. Ben ne dersem diyeyim yanlış anlamak için kendini programladıysa insan düşüncesi değişmez sonuçta, o nedenle kendimi ifade eder gerisini karşımdakine bırakırım, keyfine göre ne isterse onu anlasın.
Hayır artık kendimi açıklama gereği duymuyorum bırakıyorum insanları nasıl anlamak istiyorlarsa öyle anlıyorlar ben de onlara ayak uyduruyorum evet diyip geçiyorum kimseye kendimi anlatmakla Uğraşamam belli bir süre sonra da o anlamayan kişileri hayatımdan çıkartıyorum çünkü beni anlamayanla işim olmaz.
Yanlış anlaşılmaktan da korkuyorum çünkü insanlar her şeyi yanlış anlamaya çok müsait eğer bunun için korkarsam benim korkmadığım tek bir saniyem geçmez.
Birini sevmeyi sadece Instagram biyografisine Baş harfini koymak yanına kalp koymak işte takip listesinde tek bırakmak sadece onu takip etmek gibi şeyler olduğu bir dönemde yaşıyoruz yani insanlar sevgiyi böyle bir şey zannediyorlar böyle bir dönemde yaşıyoruz o yüzden ben böyle bir zamanda yanlış anlaşılırsam bile kendimi açıklamak ile uğraşmam her şey o kadar yalan ki.
Bazen duygusal anlarima gelebiliyor bu zamanlar genelde agresif olabiliyorum bunun farkında olduğum için karşımdaki insanlar cok fazla uzerime gelirse istemeden sert çıkabiliyorym kirdigimi düşündügum için bu, bu konuda yoruldum işte bu animdayim Kusura bakmayın diyorum ama insanların verdiği cevap tavır beni anlamadiklarini gösteriyor tamam tamam diyip geçiyorum daha fazla açıklama yapma gereği duymuyorum
Aslında bu durum ve konuma göre değişiyor.. Çok çok istisnai ve hassas durumlarda.. O da yeterince anlaşılamadıysam ve mutlaka düzeltmem gerekiyorsa.. Onun haricinde ki şeylerde hiç gereksinim duymam, çünkü ne kadar anlatırsan anlat, dileyen dilediği gibi anlıyor, o şey maalesef kırılamıyor..
Yanlış anlaşılırım diye yoğun bir kaygı yaşamıyorum hayır. Genellikle net biriyim. Kendimi iyi ifade ederim.. Eğer karşı taraf değer verdiğim biriyse ve yanlış anladıysa çaba gösteririm ama onun dışında kimin neyi nasıl anladığı umurumda olmaz.. Keyifli günler..
Çok değil. Sadece yeri geldiği ve benim için önemli insanlar tarafından yanlış anlaşılacağım diye kaygılandığım dönemler oluyor. Onun dışında en nefret ettiğim şeydir kendimi açıklamak zorunda kalmak.
Evet eskiden cok uğraşırdım yanlış anlaşılmamak için ama bu tam tersi enayilik olarak düşünüldü iyi niyetim kullanmaya calışıldı şimdi korkmuyorum kim nasıl anlıyorsa öyle anlasın kendimi sürekli acıklamaktan yorulmuş durumdayım. Beni yanlış anladıysa da mesafe koyuyorum.
Yanlis anlasilmak hayatta en Nefret ettigim seylerden. Her zaman anlasilmak isterim. Yanlis anlasildigimi düsündügümde aciklarim otomatikmen bi hircinlasip öfkeleneniyorum, baktimki anlamak istemiyor terk ederim orayi veya kisiyi. Kalbim direk sogur. Bidaha isinma sansi yoktur.
yaşadıklarımdan sonra hiç bu konuda endişe duymuyorum. İnsanlar sizi anlamak istemiyorsa ne yaparsanız yapın anlamazlar, sizi anlamak isteyen insan bir şekilde bunun yolunu buluyor, en azından anlamadığını medeni bir şekilde söyleyerek sizin saygınızı ve sevginizi kazanıyor siz de daha anlaşılır biçimde iletişim kurabiliyorsunuz
Aynı dili konuşmadığınım insanlar ile çok fazla iletişime girmem, ancak bazen sizi tanıyan insanlar bile söylediğiniz şeyi algılamaya biliyor, bu sebeple düzeltme yaptığım zamanlar olur, ancak bu düzeltmeyi yanlış anlaşılma korkusu değilde farklı fikre girip üzülmesin diye yaparım
Evet korkum var yanlış anlaşılmalar çokça yaşanıyor artık birşeyleri kanıtlamaya çalışmıyorum çünkü niyetimizi bilen biri ne söylemek veya ne yapmak istediğimizi zaten anlatmadan anlar ve çoğu insan senin ne anlattığını değil kendileri ne anlamak istiyorsa onu anlıyor
Şöyle; bu durum kisiden kişiye değişiyor bende... Birinin iyiliği için birsey soylerken, beni yanlış anlamamasi için çaba gösteririm fakat bunu kendim için yapmam. Birini kırdıysam bi açıklama yaparken yine aynı şekilde.. Fakat diğer türlü; sen bilirsin ya da ne düşünüyorsan daha fazlasiyim der geçerim.. Ben birine bunu diyorsam ; o kişi beni benim arkadaşlığımı dostlugumu veya herhangi bir aciklama yapmamı haketmemis demektir..
Evet korkuyorum. Burada bile bazen yanlış anlaşıldığımı düşünüp kafaya takabiliyorum açıklıyorum çünkü içten içe beni yer bitirir en azından vicdanım rahat eder ama herkese her şey tamamıyla anlatılmaz bir kısmını anlatmak yeterli. Kimse kimseyi yeterince anlayamaz zaten.
Bir şey dediğimde olabildiğince yanlış anlatmamaya çalışırım ancak biri benim bir şey yaptığımı ya da olduğumu düşünürse ve bunun dedikodusunu yayarsa sadece bir kere anlatır geçerim. Sonuçta kendimi biliyorum ben
Açıklarım. Karsimdaki anlamazsa kendi bilir daha da uğraşmam. Yeterince beni tanımıyor hala da anlamiyorsa daha fazla açıklamak kendimi üzmek olur kimse içinde değmez.
Yanlış anlaşılmaktan bazen korkarım. Düşünceli insanlar olduğumuz için kendimi kanıtlama çabasına girmem senin yüreğini bilenler senin ne demek istediğini anlamışlardır.
Evet bazen oluyor... birsey söylüyorsun ama yanlış anlasiliyorsun.. birde açıklamaya çalışıyorsun kendini. Değer vermesem o kişiye uğraşmam da. Bazen yoruyor ya.. o yüzden fazla konuşmamak lazım 😒
Duymuyorum ve korkmuyorum. İnsanların ne düşündüğü kesinlikle önemli değil, ben neysem buyum. Nasıl gördükleri ve benim hakkında neler düşündüklerini kesinlikle önemsemiyorum.
Bunu daha önceden öyle görüyordum herkese bir şeyi anlatmaya çalışıyordum ama sonra farkettim ki kimseye birşeyi anlatmaya gerek yok çünkü herkes anlamak istediği gibi anlıyor. Kişi kendinden bilir işi diye de boşuna dememişler.
Önceleri gerek duyuyordum ama sonradan şunu fark ettim. Sen kendini izah etsen ve insanlar da inanmış gibi yapsalar bile ilk fırsatta yine kendi anladıklarını dile getirirler.